• Döviz Kurları
    Puan Durumu
    Kalemin Hatır Sayıklaması

    Kalemi elimde evirip çevirip durdum. Uzun bir süre sonra çağrışım yaptı. Doğrusu kalemden yana çok güzel anılarım var. Birincisi babamın okuma tutkusu ve kalem sevdası. İkincisi de bir devrimcinin yanında mutlaka bir kalemi olmasıydı. Ben bu kültürü 70’li yıllarda aldım.

    Halkın nabzı gazetesindeki köşe yazılarıma iki yıldır devam ediyorum. Yazılarımı önce kalemle yazıyor, sonra bilgisayara aktarıyorum. Bu güne kadar hep böyle yaptım ve böyle de devam edeceğim. Yazmak istediklerimi önce kalemle yazmak ufkumu açıyor. Arkadaşlarımla, yoldaşlarımla, dostlarımla ilgili hatıraları kalemle buluşturmak kırmızı düşlerime iyi geliyor. Güzel günler için verdiğimiz sözümüzü, hafızamın düşlerinde yaşatıyorum. Uzaklardaki yakınlarımı, dostlarımı, yoldaşlarımı  bin bir çiçek bahçemizin getirdiği kokularda, selamlarda, saygılarda, sevgilerde dolu dolu yaşıyorum. Bu babamdan kalan bir alışkanlıktır.

    Babam, kalemle kitapla arkadaş olanları çok severdi. Köyde okul olmadığı için okuyamamış, okul çağında kaleme hasret kalmış. Ama bu hasretliği İstanbul’a gelinceye kadar sürmüş. İstanbul’da, ilkokulu dışarıdan bitirdikten sonra kalemi bir daha elinden hiç düşmedi. Okuma merakı ile kendini geliştirerek, çalıştığı Merbolin boya fabrikasında hem ustabaşı, hem de renk uzmanı oldu. Babama mahallede kâtip, işyerinde ise Mahmut Usta derlerdi.

    Kalemi elimde evirip çevirirken babamın bana henüz küçük bir çocukken aldığı kalemi hatırladım. Kalemin hatırı; babadan kalma, yoldaşlardan kalma, aşktan ve düşten kalma bir hatırdır.

    Eve gidemediğim yıllardı. 12 Eylül darbecileri gece gündüz demeden evleri basıyordu. Hem evden, hem çocukluğumun geçtiği mahalleden, hem de çocukluk arkadaşlarımdan tamamen uzaktım. Bu şartlar içinde babamın kansere yakalandığını ve öldüğünü bir yıl sonra öğrendim. İşte bu yüzden bu yazıya kalemin hatır sayıklaması dedim.

    Seçimlerimizle vardığımız nokta şu; biz özlem duyanların, uzun yıllar sürgün yaşayanların gerçekliği bu. Yani hayatımızın bundan sonraki bir bölümünü çağrışımlarla geçireceğiz. Çünkü yaşanmışlıklarımız var. Ve yıllar ile yolların gerisinde bıraktıklarımız var. Böylelikle bu çağrışımlarla her zaman onlara, uzaklardaki sevdiklerimize uzanıyoruz…

    Hafızası ve hatırası olanlar, zamanın kırılganlıklarına karşı dayanabilir. Hafızası ve hatırası olmayanlar zaten yaşamıyor demektir.

    Neler öğrendi bu kalem ve yazışır şimdi hatıralarla…


    Yorumlar



    Yazarın Son Yazıları