• Döviz Kurları
    Puan Durumu
    KALICI BARIŞ, TAM DEMOKRASİ
    KALICI BARIŞ, TAM DEMOKRASİ
    17 Ağustos 2016 10:11
    Font1 Font2 Font3 Font4
    Bu Haberi Yazdır

    Annemle, babamla küs yaşamak istemiyorum.

    Eşimle çocuklarımla…

    Kardeşlerim dostlarımla…

    Hele hele komşularımla küs yaşamak istemiyorum.

    Ben bir yurttaşım;

    Cumhurbaşkanı ile başbakanla, bakanlarla ana muhalefet partisi genel başkanı ya da diğer parti başkanları ilen küs yaşamak istemiyorum.

    Rusya ile Amerika ile…

    Suriye ile İran ile…

    Ermenistan ile Yunanistan ile…

    Irak ile Bulgaristan ile küs yaşamak istemiyorum.

    ***

    Ben sosyal ve hukuksal özelliği olan, demokrasinin tavan yaptığı bir yönetim sisteminde yaşamak istiyorum.

    Ben özgür olmak istiyorum. İstediğim gibi yaşamayı özlüyorum.

    Yani kalıcı barış ve tam demokrasi istiyorum. Birinci sınıf demokrasi…

    Kimse bana şartlı bir yaşamı dayatmasın.

    Genel ahlak kurallarını çiğnemeden, istediğim gibi yaşamak, istediğim gibi giyinmek, istediğim gibi istediğim şeyi yemek istiyorum.

    Kimse bana kendince, grubunca, tarikatınca, misyonerliğini üslendiği bir din anlayışını, bir yaşam şeklini dayatmaya kalkışmasın.

    İstemiyorum.

    Bir mezhebi ötekisinden üstün göstermeye kalkışmasın.

    Peygamberin mezhebi mi vardı, Allah aşkına…

    “Ben mezhepsizim,” dersem kimse bana kızmasın istiyorum.

    ***

    Ben kimsenin düşüncesine saygısızlık etmiyorum. Kimse de benim düşüncelerime ket vurmasın diliyorum.

    Düşüncelerimden dolayı kimse bana kodesi işaret etmesin.

    Ben istediğim devlet ya da siyaset insanını severim ya da sevmem.

    Kimse beni bu düşüncelerimden dolayı dost ya da düşman olarak bellemesin.

    Ben karpuzu severim, kabağı sevmem… Kime ne?

    Ben varsayalım; Ahmet Arif’i severim, Arif Nihat Asya’yı sevmem ya da Necip Fazıl Kısakürek’i severim, Nazım’ı sevmem, sana ne…

    ***

    Dayatma yok

    Dayatmayı hiç mi hiç sevmiyorum. Dayatma düşman kazanmak demektir.

    Dayatmak küs yaratmaktır.

    Dayatmak kalp kırmaktır.

    Dayatma kalıcı barışı inşa etmeden yıkmak demektir.

    Dayatma demokrasiye ihanettir.

    Bırakalım insanlar kendi kutsalları ile yaşasınlar. Kendi beğenileri ile mutlu olsunlar.

    Özgürce yaşasınlar.

    O zaman dış dünyaları ile barışık olurlar. İç dünyalarında ise huzurlu olurlar. Kimseye küsmez, kimseye düşman olmazlar. Bu insanların oluşturduğu toplum barış toplumu olur.

    ***

    Benim düşündüğüm gibi düşünmüyorsan,

    Benim yaşadığım gibi yaşamıyorsan,

    Benim sevdiğimi sevmiyorsan,

    Bana itaat etmiyorsan, Beni alkışlamıyorsan, DÜŞ… MAN… SIN!!!

    Hadi oradan be! Kendini beğenmiş, sakat beyinli insan.

    Ben istediğim gibi düşünür, ben istediğim gibi yaşarım.

    İstediğimi severim. Ama kimseye de düşman değilim.

    Ben kendimle,

    Ben çevremle,

    Ben komşularımla barışık yaşamak istiyorum, hepsi bu kadar.

    Ben Yunan’ı da seviyorum, Rus’u da…

    Ben Acem’i de seviyorum Bulgar’ı da…

    Ben Kür’ü de seviyorum Türk’ü de…

    Her türlün dinden, her türlü renkten insanı seviyorum.

    Önce insan diyorum.

    Yaşasın insanlık. Kahrolsun dayatmacılık…

    Barıştan başka bir yolumuz yok. Tek seçenek kalıcı barış.

    Dostça kalın.

    “Diyarbekir 5 No.lu Cezaevi, MÜZEYE dönüştürülsün.”

    “SUR İÇİ; DÜNYANIN EN BÜYÜK AÇIK HAVA MÜZESİ OLSUN.”


    Yorumlar



    İlgili Haberler