• Döviz Kurları
    Puan Durumu
    Kamusal Alanda Vicdan Çöküntüsü

    Toplumun birbirine karşılıklı bağımlılığını tahrip edip burayı işgal eden devlet otoritesi, olası bir çözüm sorgulamasının zeminini işgal ediyor-tıkıyor.
    Entelektüel birikime sahip halk aydınlarının susturulması için yıldırma yöntemleri devreye konuluyor, küçük düşürme-itibarsızlaştırma yoluna başvuruyor otoriter rejimler, kinini, nefretini, ötekileştirenlerin haklı yönlerini savunanlara-çözümler önerenlere acımasızca kusuyor.
    Kamu otoriterliği adına rejim, keyfi-gayri vicdani bir cezalandırma alanı üretir kendine, demokratik siyaset ve sivil alanı entelektüel özgürlük ve fikirlerini yayma yoluna giden bilinçli örgütlülüğü zor ve caydırma ile denetim yoluna gider, buradaki amaç kamusal vicdanı teslim almaktır.
    Ülkemizdeki çağdışı rejim her seferinde kamusal eleştiri ve çok sesli düşünmeyi susturma yoluna gidiyor. Sorunların çatışmasız çözümüne dönük ahlaki arayışları dumura uğratıyor. Aydınları hain-yandaş-şiddet-terörizm taraftarı yaftaları ile suçluyor ve etkinliklerini sınırlama yoluna gidiyor, bunu yaparken kontrolünde tuttuğu medyanın psiklolojik terör bombardımanından yararlanıyor.
    Rejimin resmi ideolojisine uymayan görüşleri savunanlar bin bir oyunla sansürleniyor, statüleri ve geçim kaynakları ellerinden alınıyor-itibarsızlaştırılıyorlar.
    Oysa medya tekeli üzerinden uygulanan aleni sansür toplumsal vicdanı kuşatır-kısırlaştırır, yandaş olmaya zorlanır, kamusal vicdan ahlaksız tekliflere maruz kalır. Özgür düşünmesi engellenir.
    Bilinir, milliyetçilik histerilerine sempati ile bakma yanılgısı toplumsal zehirlenmeye zemin hazırlar mazlum-öteki ile empati-hoşgörüyü ortadan kaldırır ve bunu ülkede otoriter rejim körükler.
    En büyük insan hakları ihlali düşünce özgürlüğü alanında yaşanır, sivil özgürlükler gözaltına alınır, olağan şüpheli haline itina ile getirilir. Muhalif ve muhalefet değeri toplum nezdinde düşürülür, en önemli rakip böylece saf dışı bırakılır.
    Rejim ana akım medya üzerindeki denetimini ve gözetimini tekelleştirmiştir, medya yaygın olarak zalimi mazlum-mağdur, mazlumu zalim-zorba gösterme savaşına girişiyor, bulanık zihinleri avlıyor, bilinci çarpıtıyor. Tanklarla şehirler bombalanıyor, siviller öldürülüyor-göç ettiriliyor, suçlu mazlum barikat ve hendek oluveriyor devlet medya tekeli yitik etiğinde…
    Rejim, karşıt güçlere güvensizlik ve inançsızlık yaratma manipüle yöntemlerine çoğunlukla başvuruyor, intikamcı-tarafgir saplantı tuzaklara girmeden toplumsal kolektif sorumluluklarımıza rejimden korkmadan sahip çıkabilmeliyiz, medeni cesaret, demokratik refleks gösterebilmeliyiz.
    Toplumsal kurtuluş ve barış fırsatını bu sefer de geri tepmemeliyiz; egemenlik ve kaynakların öz yönetim üzerinden toplumla yeniden adilce bölüşülmesi var olan dikey ve yatay şiddeti kademeli olarak ortadan kaldıracaktır. Çift yönlü sorumluluk ve karşılıklı güvenle çözülmeyecek sorun yoktur, işte rejim bu sağduyulu-sorun çözücü verimli alanı tahrip ediyor, biz de bu alanı kararlıca sahiplenelim.
    Siyasi öfke ve intikam hırsı içinde toplumla ilişkilenen bu rejimin gölgesinde bile kibir vardır. Topluma bu bulaşıcı modeli benimsemeyi zorla dayatmak için başvurulan tüm yöntemler gayri insani ve vicdanidir.
    Çağdaş demokrasilerin olmasa olmazı olan özgünlükler ve özerkliklerin normatif güvencelerinin sağlanması ve özlemlerin giderilmesini sağlamak var olan sorunların sağduyulu çözüm adresleridir.
    Mezhepçi rejim ülkede hukuku, mutlak egemenliği için askıya almıştır, tek adamlık otoritesi her şeye kadir kılınmıştır, kamusal alandaki halk iradesi gasp edilmiştir.
    Özcesi; darbe ürünü Anayasa üstü bir siyasi rejim ile yüz yüze ülke, ısmarlama seçim-irade gaspı (yaşamı yansıtmayan-yaşamı karşılamayan) sonuçlarına bakıp her seferde toplum hayıflanıyor ve şunu kendine soruyor: bu kadar ölüme, ağıda, yasa nasıl alıştırıldık-duyarsızlaştık? Ötekiye dayatılan zulme neden etik refleks gösteremedik? Neden hissizleştik? Yoksa kamusal vicdan öldü mü? Eğer değilse, o zaman:
    “Tehlikeli fikirler için yegane panzehir güçlü bir biçimde savunulan kuvvetli alternatiflerdir.” Lawrence Summers


    Yorumlar



    Yazarın Son Yazıları