• Döviz Kurları
    Puan Durumu
    Kar ve  siyaset

    Birkaç gündür İstanbul, Türkiye’nin birçok başka kenti gibi yoğun kar yağışı altında. Tabii İstanbul’da kar çok yağdı mı bir başka oluyor. Hem ülkenin kültürel ve medyatik merkezi olduğu için çok fazla konuşuluyor hem de çok büyük ve kalabalık bir kent olduğu için özellikle ulaşımda bir afet etkisi yapıyor ve çok dikkat çekiyor. Ama bu defa sebep olduğu keşmekeşe ve gündelik hayatı felç etmesine rağmen pek de şikayet konusu olmadı.

    Kar, bu sene bu kentte herkese iyi geldi. Herhalde ülkenin geniş bir bölümünde de aynı etkiyi yapmıştır. İnsanlar bu sene kar yağışını müjdeli bir şey olarak kabul etti. Sosyal medyada da bundan çok söz ediliyor. Bu kar yağışını bir müjde, bir haberci, yerdeki, çatılardaki beyaz örtüyü ise beyaz bir sayfa olarak algıladılar ya da öyle algılamak istediler insanlar. Bu zoraki yavaşlama, bu içe, kendine, mahalleye dönüş, bu sükunet, zoraki alışılmış sabah karanlığında parıldayan bu ışıklı örtü, bu soğuma, ısıdaki bu düşüş: bütün bunlar bir şeyleri hatırlattı hepimize.

    İnsanlar artık biraz yavaşlamak istiyorlar, gürültü azalsın, sussun istiyorlar, makro sorunlardan biraz kendi sorunlarına, yerele kaymak istiyorlar, güne başlarken karanlığa değil aydınlığa uyanmak istiyorlar, hararet, tansiyon, ateş düşsün istiyorlar.

    Şu birkaç yıla bakıyorum da hep daha hızlandı gündem, biz gazeteciler bile yetişemez olduk, gürültü hep arttı, herkes birbirine bağırıp çağırmaya başladı, ülkenin ve dünyanın savaşlarını takip etmekten komşularımıza selam vermeyi unuttuk, mahallemizin sorunlarıyla ilgilenemedik, hararet arttı da arttı, tansiyon yükseldi de yükseldi, silah tacirleri bayram ederken cebimizdeki para eridi sıcaktan.

    Bugün işyerimizin penceresinden lapa lapa yağan karı seyrettim bütün gün. Nasıl sakinleştirdi beni. Yerimden kalkmak istemedim. Dalmışım, televizyonu bile açmamışım.

    Sonra uzaktan kumandaları elime aldım ama ekranda “sinyal yok” ibaresi. Umursamadım.

    Öyle bırakmışım televizyonu.

    Aniden ekranda belirdi sonra görüntüler. Ses odamıza doldu.

    Yeni anayasa tartışmaları dolu dizgin.

    Bu ülkede tansiyon ne zaman düşecek?

    Hararet ne zaman azalacak?

    Ne zaman yanan yüreklerimize su serpilecek?

    Meclis’te Türkiye’ye vaat edilenlere bakıyorum da, böyle düşer mi tansiyon, yavaşlar mı gündem?

    Aydınlanır mı Türkiye?


    Yorumlar



    Yazarın Son Yazıları