• Döviz Kurları
    Puan Durumu
    KARAM

    1.Bölüm

    “Sahi Karam, bizim ikizimiz mi olacak şimdi?” Yıldız güldü. Kocasının ona Karam diye seslenmesinden nasıl da haz duyuyordu. Ölçülü ama sevecen bir yumuşaklıkla “ Yoksa istemiyor musun?” dedi, gülerek. Hüseyin, ağzı kulaklarında sevgiyle sırnaşarak karısına sarıldı. ”Nasıl istemem Karam; Dünyanın en mutlu insanıyım, bundan kelli…”
    Beş yıllık mutlu bir evlilikleri vardı. İkisi de öğretmendi. Öğretmen okulundan beri birlikteydiler. Önce arkadaş olmuşlar sonra da sevgili; şimdiyse…
    Düzenli doktora gitmiş ve her kurala ve yasaklara harfiyen uymuşlardı. Hüseyin karısının etrafında dört dönüyor, her istediğine olur diyordu. Yıldız kocasının esmer güzel yüzüne sevgiyle baktı. İlk günkü aşkla bağlıydı Hüseyin’e… Bir an önce kazasız, belasız bitmesi için her şeyi dikkate alıyor, bütün önerileri dinliyordu. Bu yetmezmiş gibi birçok kitap almış, eksik bilgilerini tamamlamaya çalışıyordu.
    Asıl ikiz bebek bekliyor olması her ikisini de endişelendiriyordu. Günler onca sıkıntıya karşın yel gibi geçip gitmiş, doğum zamanı gelmişti işte. Hastaneye endişeli bir yüzle gitmişlerde de Yıldız, doktoruna güvendiği için pek tasa etmemeye, dahası Hüseyin’e sıkıntısını belli etmemeye çalışıyordu.
    Oldukça fazla kilo alması ve tansiyon sorunu onu korkutuyordu. Üstelik dışarıda onu destekleyen bir ailesi de yoktu şu an için… Annesi ancak birkaç gün gecikmeli geleceğini söylemişti. Hüseyin’in ise annesi hasta olduğu için gelememişti bile.
    İçeri aldıklarında hem kendisi hem de Hüseyin oldukça heyecanlıydı. Doktorun güleryüzü biraz yüreğine su serpmişti gerçi. Dışarıda ise Hüseyin bir aşağı bir yukarı gezerek klasik baba figürünü tamamlıyordu.
    İki de bir saatine bakan Hüseyin geciktiklerini görebiliyordu. Dışarı her çıkan görevliye durumu soruyor, tir tir titriyordu. Doktoru kendine doğru geldiğinde yüzü biraz asık mıydı, yoksa ona mı öyle geliyordu Hüseyin kendine sorup duruyordu.
    Doktor geldi hayli bitkin ve yorgun bir hali vardı. Hüseyin ise onun ağzına bakıyor yüreği kuş gibi atarak bekliyordu. Doktor “Hüseyin gözün aydın ikiz bebeklerin var artık. Çift yumurta ikizi birbirine benzemeseler de ikizler işte… Hüseyin’in gergin yüzü biraz yumuşasa da “Ya Karam, o nasıl” diye haykırdı. Doktorun yüzü asıldı, yere doğru bakarak elini Hüseyin’in omzuna koyup “ne yazık ki onu kurtaramadık. Tansiyonunu bir türlü düşüremedik, hayatları tehlikeye düşünce de sezaryene almak zorunda kaldık. Çok hızlı karar vermemiz gerekiyordu. Çocukları kurtardık ama…” Sesi titredi .”Onu kurtaramadık Hüseyin başın sağ olsun.”
    O an kendini kaybeden Hüseyin kendine geldiğinde yanında öğretmen arkadaşları vardı. Hüseyin ağladı ağladı… Nice sonra arkadaşlarının “metin ol Hüseyin, iki evladın var; üstelik onların sana şimdi daha çok ihtiyacı var.” Sözleriyle kendine geldi.
    Eşini ailesiyle birlikte toprağa vermiş çocukları da alarak eve gelmişlerdi. Daha çocukları görememişti bile. Sanki onları karısını elinden aldıkları için suçluyor gibiydi. Birkaç gün onları görmek istemedi. Annesinin ısrarı ile yanlarına gitti yüzlerine bakıp minicik ellerini tuttu.Kendini tutamayıp sarsılaraksessizce hıçkırdıyine… Altı aylık bir süre onların yanında olabilsin diye iznini kullandı. Annesi ve kız kardeşi de artık yanındaydı. Her gün onlardaki değişimi görüp büyümelerini gözlüyordu. Nasıl da annelerine benziyorlar, diye düşündü. Gözleri doldu.
    Bir hafta sonra testler için hastaneye gittiler. Bütün testler yapıldı, sonuçları alarak doktora gösterdiler. Doktor hepsini inceleyip çok sağlıklılar Hüseyin, güle güle büyüt onları dediğinde hüzünle karışık mutluluk sarmıştı yüzünü… Birinin adı Emre diğerinin ki Can’dı. Eşiyle öyle kararlaştırmıştılar.
    Tayini memleketine aldırmış, baba ocağına dönmüştü. Çocuklar hızla büyürken Emre ve Can arasında belirgin bir fark oluşmaya başlamıştı. Önce annesinin dikkatini çeken bu durum ona söylendiğinde önce kulak arkası yapmış sonra dikkatli bir gözlem bunu ortaya koymuştu.
    Devam edecek


    Yorumlar



    Yazarın Son Yazıları