Hani bir söz var, derler ya! “Bir dokun, bin ah işit!”. Aynen öyle. Ah’ım var dağları deler misali. Bir kaç ay önceydi! Onca felaketten, bombalardan sonra hâla yasaklı olan Diyarbakır Suriçindeki mahalleme ve sokağıma izinle girebilmiştim. Lise ikinci sınıfa kadar oturduğumuz dokuz odalı bazalt taştan evin yerinde sahiden “yel” esiyordu. Adeta bir şantiye … Okumaya devam et Kentin ve kitabın Ahı!
WordPress sitenizde gömmek için bu adresi kopyalayıp yapıştırın
Sitenize gömmek için kodu kopyalayıp yapıştırın