• Döviz Kurları
    Puan Durumu
    KENTLER VE KÜLTÜRLER-2- ŞENGAL AĞITIN SESSİZLİĞİ ACININ DİLİDİR

     

     

    Şengal kadim bir Ezidi inanç mabedidir ve aynı zamanda toplamda 77 soykırım yaşamış trajedilerin dilsiz ağıtıdır. Ortadoğu’nun bu büyüleyici köklü halkı, inançlarına sıkı bağlılığının bedelini çok ağır trajedilerle ödemişlerdir. Savaş acılarının iyileşemeyen psikolojik yaralarıyla baş edecek ilaç yoktur, derler. Bu saptama bile eksik kalır Şengal’in çektiği acıları tanımlamakta!

    Savaşın yaralarını sarmak kolay olmasa da yaşama tutunma uğraşı ve telaşı yaşanıyor Şengal’de bugünlerde… Sanki cefakârdık ile fedakârlığın kesiştiği mitolojik canlı bir acılar müzesi burası! Kürdün acısı farklıdır, dünyanın acısından sessiz bir çığlıktır. Sadece hissederek duyabilirsiniz bu ruhu acıtan acıyı…

    Acı aktarıcıdır; Nesillerden nesillere, bedenlerden bedenlere, ruhlardan ruhlara ulaşan ve deneyimlenen farklı bir mirastır. Kimisini delirtir, kimisini âşık eder, diriltir! Bu acı yaman öğreticidir; platonik aşkla bitimsiz zamanlarda bir kavuşma sözlenişidir.

    Âşıklarının tanıklığında sert bir veda esintisidir bu acı… Dermanını da zehrini de içinde demleyen bir yaranın ateş kıvılcımıdır; yapayalnız çekilir!

    Acı, buradaki insanları yudum yudum içer avutmaya çalışır. Koynunda benzeşir onlarla. Acılarıyla barışıktır herkes, tanışıktır. Mahrem yaralarının tuz bastırılmış sızısı gibidir acı.

    Aşk ve acı bu kutsal mekânın mayasıdır. Edule-Dewreş aşkının trajedisi ile Mem ü Zin’in kavuşamaması aynı kültürün yazgısıdır; kendi vatanında vatansızlık özlemi!

    Şengal’de acı güç verir insanlara, diri tutar belleği. Umut adına taze kalmışlardır hep… Güçsüzlüğün gücüne dönüşürler. Tıpkı ibadet ritüellerinde önemli yeri olan güneş gibi tükenmezdirler!

    Acıların karakter inşa eden gücünün limiti yoktur! Umudun harıdır acılar; şarabi kızıllıkta şafakları bekleyen ve gözyaşları berraklığında direngen kişilikler yaratan…

    Tarihte Ezidi nüfusunun yüzde 90’ı politik göçlerden nasibini almıştır. Fakat bu hiçbir zaman kalıcı sonuçlar yaratamamıştır onların geçmişinde. Çünkü Ezidi halkı kökleri üzerinde sürekli ve yeniden yeşeren bir halktır.

    Acılarını ruhunda taşıyanların, yaşam mücadelesin içinde acıları hep canlıdır. Canını acılarında taşıyan insanların yükü ağırdır.  Gözler ve gönüller acıya odaklanmışsa, avuntular acıyı sadece artırır.

    Her şeye rağmen bu barışçıl inancın temsilcileri, yaşanan soykırımdan sonra onları canları pahasına koruyanlarla birlikte yaşamı örüyorlar. Eğitim, kültür ve güvenlik kurumlarının inşasında küçümsenmeyecek bir mesafe almışlar.

    Şu gerçeği de gözlemledik Şengal’de;  Ortadoğu’da insanlar yeryüzünü eşitleyecek acılarının toplamından,  yeni bir inanç ve hoşgörü kültürünü yaratabilirlerse ayakta kalabilirler. Vicdan özgürlüğü, bu hakikati besleyen en önemli etkendir.

    “Kişi, hayatı hangi derinlikte görürse, ıstırabı da aynı derinlikte görür.” ZERDÜŞT


    Yorumlar



    Yazarın Son Yazıları