• Döviz Kurları
    Puan Durumu
    Kılıçdaroğlu’nun açıklamaları  

    Cumhuriyet Halk Partisi her ne kadar sosyal demokrat bir parti olduğunu iddia etse de, Batı’daki sosyal demokrat partilerden, içinde yer aldığı Sosyalist Enternasyonal’e üye diğer partilerden farklı olarak ülkenin demokratikleşme sürecindeki her dönemeçte itici güç olmak yerine bir tıkaç vazifesi görüyor.
    Kendisini devletin kurucu partisi olarak gördüğü ve çağın gereklerini yerine getirmek yerine bu mirasa yaslanmayı seçtiği için de devletten en fazla dışlandığı zamanlarda bile devletin resmi ideolojisinin savunuculuğunu üstleniyor ve halktan değil iktidarlardan yana, iktidarların işine gelen bir siyaset izliyor.
    Türkiye Cumhuriyeti’nin tarihinin belki de en büyük krizini yaşadığı bu dönemde de Cumhuriyet Halk Partisi hiç değişmiş görünmüyor.
    Yakın tarihte yine ulusalcı kaygıları, aşırı milliyetçi tutumu ve devletçiliği genel başkanları Kemal Kılıçdaroğlu’nun ürkek ve basiretsiz tutumu ile birleşerek onun toplumsal barışa büyük zarar veren ama AKP hükümetinin işine çok yarayan iki tutum almasına neden oldu. Bu iki tutuma bakarak CHP’nin işlevini net olarak görebiliriz.
    Birincisi 2013’teki çözüm süreciydi. AKP’nin istemeyerek dahil olduğu bu süreçte CHP sürekli olarak hükümeti suçladı, bunu yaparken de hükümeti değil Kürt siyasetini kriminalize etti ve hedef gösterdi. Çözüm sürecinin kendisine seçim başarısı getirmeyeceğini gören AKP süreçten vazgeçmeye karar verdiğinde CHP’nin bu çözüm karşıtlığı hükümetin işine geldi ve Kürt siyasetine yönelik suçlamaları kendi savunucusu olarak devraldı.
    CHP’nin AKP’ye yakınlardaki ikinci hizmeti ise milletvekili dokunulmazlıkları konusunda oldu. CHP, dokunulmazlıkların kaldırılmasını verdiği evet oyları ile sağladı ve AKP, kendisini iktidardan düşüren HDP’ye yönelik operasyonu bu sayede başlattı. Ve operasyon sonunda geldi, kendi milletvekillerini de vurdu.
    Partinin gördüğü belki de en basiretsiz genel başkan olan Kemal Kılıçdaroğlu, geçen hafta yine HDP’yle ittifak yapmayacaklarını söyleyip durdu.
    2019 Başkanlık seçimleri Türkiye için tarihi bir seçim olacak. Tamam, HDP’yle ittifak yapmasın ama sakın ha Başkanlık hayali de kurmasın.
    Yalnız şunu da sormadan olmaz, HDP ister kabul etsinler ister etmesinler bir sol parti. Partinin yönetiminde ve meclis grubunda sosyalist gelenekten gelen siyasetçiler çoğunlukta.
    Türkiye yakın tarihinde bu her ne kadar parti yönetim kademelerinde pek hoşa gitmese de sokakta sosyalistlerle CHP’liler sıklıkla dayanışma içinde oldular. Ancak hayatın bu dayatmasına CHP yönetim kadroları hiçbir zaman samimi destek vermedi.
    2014’teki Cumhurbaşkanlığı seçimleri öncesinde HDP, CHP ile görüşmüş ve o dönemki CHP milletvekili Rıza Türmen’i ortak aday olarak önermişti. Ama Kemal Kılıçdaroğlu HDP yerine MHP ile ortak aday gösterme cihetine gitti ve hezimete uğradı.
    Oysa MHP, kuruluşundan bu yana sokakta her zaman CHP ile çatışmış, bu çatışmalarda hayatını kaybedenler olmuştur. Politik olarak anlaşmaları bu nedenle bile çok zordur.
    Ama işte artık basiretsizlik mi, beceriksizli mi, her neyse bu tarihi dönemeçte de Kürt ve sosyalist düşmanlığı CHP’yi AKP’nin bir aparatçığı haline getirmiş durumda.


    Yorumlar



    Yazarın Son Yazıları