• Döviz Kurları
    Puan Durumu
    Kimler geldi kimler geçti

    Yeni cumhurbaşkanı Çankaya’ya çıktı.  Yeni hükümet de kuruldu. Bu kurulan 62. TC hükümeti. Yani kimler geldi, kimler geçti. Yine de herkes şimdi bu 62. hükümetteki isimlere bakarak çözüm sürecinin akıbetine ilişkin öngörülerde bulunuyor. Oysa dedim ya kimler geldi, kimler geçti. Ama işte AKP’nin algı yönetiminin de etkisiyle kamuoyunun büyükçe bir kesimi süreci hükümete endeksli addediyor. Mesela daha önce sürecin hükümette koordinaasyonunu yapan Beşir Atalay’ın görevini Bülent Arınç’a devretmesinden ya da Yalçın Akdoğan’ın bakanlığından diyalog ve müzakere sürecine ilişkin kıymeti kendinden menkul çıkarsamalarda bulunuluyor. Ama durum hiç de öyle değil. Yani bu diyalog ve müzakere sürecinin belirleyicisi daha önce de olduğu gibi bundan sonra da Kürt Özgürlük Hareketi’nin taktik ve stratejik adımları, Kürt halkının direnişi, Kürt siyasetinin demokratik mücadelesi ve sürecin başmüzakerecisi Abdullah Öcalan’ın kararları olacaktır.

    Öcalan süreci AKP’nin güdümünde görenleri defalarca uyardı. PKK lideri diyaloğu hükümetle değil devletle yürüttüğünü söylüyor sık sık. Yani hükümetler gelir, gider ama Kürtler’in ahlaki üstünlüğü ve direniş gücü kalır. Zaten hükümetleri de çoğunlukla Kürtler’in devlet karşısındaki bu üstünlüğü ve gücü götürür.

    Abdullah Öcalan, defalarca Kürt sorununu çözmeyen, bu iradeyi gösteremeyen hükümetlerin düşmeye mahkum olduğunu söylemiştir. Ve bu pratikte de böyle olmuştur.

    O yüzden Kürtler, bu gibi tartışmalara, kabineye bakıp öngörüde bulunan ya da felaket tellalığı yapanların tartışmalarına girmek yerine işlerine bakmalı. Kürtler’in yapacakları çok işleri ve taşıdıkları çok sorumlulukları var.

    Ortadoğu’da katliama uğrayan halklar da, Türkiye’nin ezilenleri de Kürtler’in öncülüğüne ihtiyaç duyuyor ve Kürt Hareketi bu yönde çok da büyük bir enerji sarf ediyor.

    Türkiye Kürdistanı’nın önünde demokratik özerkliğin inşası gibi hayati önemde bir görev var. Bu konuda aşama kaydedilmiş olsa da daha yolun başında sayılır Kürt toplumu.

    Demokratik Bölgeler Partisi’nin sessiz sedasız inşa çalışmalarına omuz vermek gerekiyor.

    Bu haftasonu Diyarbakır’da kongresi olan Demokratik Toplum Kongresi de önemli bir eşikte. Bu inşa sürecinin iletişim ve eşgüdüm merkezi işlevini edinmeli DTK.

    Önümüzdeki yıl Türkiye’de genel seçimler yapılacak. Halkların Demokratik Partisi, Selahattin Demirtaş’ın adaylığı etrafında biriken oy potansiyelini daha da artırmalı ve ülkenin gerçek muhalefeti olduğu konumunu pekiştirmeli.

    Yani yapılacak daha çok iş var.

    Ne AKP’nin algı yönetimi ne de CHP’nin manipülasyonları Kürt halkını ve onunla yoldaşlık yapan demokrasi cephesini yolundan alıkoymalı.

    Bir kez daha kolay gelsin.

     


    Yorumlar



    Yazarın Son Yazıları