• Döviz Kurları
    Puan Durumu
    Kindar Bir İktidar ve Lanet Açıklamalar

    Ankara’da emekçiler, gençler, öğrenciler ve çocuklar öldürüldü. Devletin zirvesi TV ekranlarında Başkanlık olmazsa kaos ortamının devam edeceğini açıkladılar. Bazı gazete sayfaları “ya başkanlık ya kaos” haberini baş sayfada sür manşet yaptılar. Kaos ortamını körükleyenler TV’lerde pişmiş kelle gibi boy gösteriyorlar.

    Artık her an ölümle, her an saldırıyla karşı karşıya kalacağımızı beyan ediyorlar. Sanki yaşamımız sahnelenmiş fonların bir fonu gibi okuldan ve işten eve gitmememize bile göz koydular, korkuyu ve kaosu  yaşamımızın bir parçası yaptılar.

    Türkiye’de bazı şeyleri tahlil etmek için kalem bile yetmiyor, yaşananları kaleme almak zor geliyor. Söylenecek ve yazılacak o kadar dolu ki, ama bir türlü çoğunluğa hitap edemiyorsun. Nerden başlamalı, nereden yazmalı, nereden söylemeli bilemiyorsun. Kim ne kadar merak ediyor yaşananları?

    Nereden bakarsak bakalım, baştan sona tutarsızlık. Her yanımız rezillik ve hırsızlık. Her yanımız çıkarcılık üzerine cümleler kuruyor. ”Paran varsa dostun var” cümlesi her yanımızı sarmış durumda. Her yanımız  kan ve gözyaşı, her yanımız kindar nesillerin ve milliyetçilerin ırkçı ve dinci dayatmalarıyla karşı karşıyayız.

    Artık kalem bile acemileşiyor, inatlaşıyor. İnsanlaşmak, yürekle kalem arasında farkı gidermeye inatlaşıyor.

    Devlet terörünün adı yok. Terör çocukları bazen okulda, bazen sokakta buluyor. Çocukların evlerine sağ salim eve gitmesine izin vermiyor. Terör emekçilerin işten çıkıp evlerine gitmesine izin vermiyor. Bazen otobüste, bazen sokakta öldürüyor.

    Devlet terörü emekçilerin, kadınların, çocukların umudunu, azmini, sevgisini paramparça ediyor.

    Hayatımız kaosa döndü. Bulunduğumuz her yer korku şehir haline getirildi. Her an her yerde bir saldırıya maruz kalacağımızın sinyallerini veriyor.

    Aylardan Mart, yeni bir baharın müjdeli gününe bir hafta kala, acımasızlık tekrar sahneye kondu. Kindarlık ve milliyetçilik hafızamıza derin derin izler bırakmaya devam ediyor. Yine sessiz kalanlar ve kalmayanlar, yine iyiler ve kötüler, yine savaş naraları ve yine barış yanlıları sokaklara döküldüler.

    Kaos ortamını isteyen kindarlar yine hayatımızı kararttı. Her an, her yerde endişeli bir durumla ile yüz yüzeyiz. Bu konuda sayfalar dolusu yazı yazmak çok çok mümkün ama bazen yetersiz kalabiliyor kalemde inatlaşıyor. Yazmak istemiyor. Oysa yazmak güzel bir eylem, sorgulamak güzel bir duygu, barışı, sevgiyi paylaşmak güzel bir umuttur.

    Ama kötüler kötülük yapmaya devam ediyorlar. Bu kötülüklere karşı seslerini çıkarmayanlar daha büyük katliamlara davetiye çıkartıyorlar. Seslerini çıkarmayan pısırık pısırık evlerinde oturuyorlar, suya sabuna dokunmuyorlar, bana ne diyorlar. Barışa seslerini katmıyorlar. Vahşet sırasının kendilerine gelmesini bekliyorlar.

    Artık yeter diyenler, sosyal ve siyasal çirkinliğin ortasında güzel değerleri, güzel insanlarla birlikte olma isteğiyle katliamlara karşı haykırıyorlar. Savaş değil, barış zamanı. Hoyratça tüketenlere karşı yeter artık. Sıranın kendisine gelmesini bekleyenlere karşı, bir tek söz düşüyor. Sıra sana geldiğinde etrafında kimse kalmaz, bunu unutma.

     


    Yorumlar



    Yazarın Son Yazıları