Bugünkü yazımın başlığını neden böyle yazdım, tabii ki merak ediyorsunuz. Çok beğendiğim bir söz var, “Siz ne kadar anlatırsanız anlatın, herkes kabının genişliği kadar su alır.”
Yazımı kafamda tasarlarken bu söz aklıma geldi ve yazımın içeriğine uygun olacağı düşüncesiyle yukarıdaki başlığı koydum.
Şimdi ben kıssaları sıralayacağım, arada bir de devreye gireceğim. Sizler ise yorumunuzu yapacaksınız.
Yorumlarınız sizinle kalacağı için de başınız hiçbir mahkeme ile ağrımamış olacak.
Bugün öyle istedim.
“Boynuna kadar pisliğe batanlar, başlarını hep dik tutarlar.” Dario Fo’ya
Ee dik tutmak da zorundalar. Yoksa…
“Dünyada en huzursuz kimse, gönlünde haset ve kin tutandır.” İmam Şafii
Bence de çok doğru.
“Bir olayın failinin kim olduğunu anlamak için öncelikle bu olay kimin işine yarıyor sorusunu sormak gerek.” Mahir Kaynak
E, işin uzmanı söylemiş…
“Toplumlar layık olduğu liderlerle yönetilirler.” Montaigne
Dikkatinizi çekerim Montaigne bu sözü beş yüz yıl önce söylemiş.
“Üç grup Allah’ın sevgisinden uzak tutulmuştur; bunlar zalimler, onlara yardım edenler, zulmü hoş karşılayanlardır.” Hz. Ali
İçinde bulunduğumuz Muharrem ayı nedeni ile Hz. Ali’den dem vurmamak olmazdı.
“İt bizim itimiz ama el kapısında havlıyor.” Musa Anter
İtin de hayırlısı…
“Gök kubbe altında hiçbir şey, gizli saklı kalmaz.”
Kim dediğini bilmiyorum ama bu söze pek katılamıyorum. Öyle olsaydı bunca faili meçhullerle dolu bir ülke olunur muydu?!
“Bu pislik kolay kolay aklanmaz.” 11. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül
Neyi, niye kast ettiğini aslında Sayın Gül’e sormakta yarar var düşüncesindeyim.
“Fakir çocuğunun içemediği sütü, zenginin köpeği içiyorsa kimse bana adaletten söz etmesin.”
Halktan biri olsaydım, ”He la” derdim.
“İman etmiş olamazsınız! Kendi nefsiniz için istediğiniz şeyi kardeşsiniz için istemediğiniz müddetçe.” Hz. Muhammed
Hay kurban olduğum rabbim, ne güzel söyletmişsin.
“İnsanı olgunlaştıran yaşı değil, yaşadıklarıdır.” G. Bernard Shaw
Bir Edebiyat Öğretmenleri seminerinde, seminer hocamız bize “Otuz yıl öğretmenlik yapmış bir öğretmen otuz yıllık deneyime sahip bir öğretmen değildir. Ancak otuz yıl içinde kaç yıl kendini yenilemiş ise, o kadar yıllık tecrübeye sahip bir öğretmendir,” demişti.
Yaşıyorsa Allah’ın selameti üstünde olsun. Hakkın rahmetine kavuşmuş ise yeri aydınlık olsun.
“Bir halkın ya da bir milletin başına gelebilecek en kötü şey felsefi, ilmi ve edebi sessizliktir.” Mehmed Uzun
Bence çok felsefi, felsefi olduğu gibi çok öğretici, çok doğru bir söz…
Her şeye rağmen Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Eş Başkanı Fırat Anlı’nın şu sözü yüreğime biraz olsun su serpiyor, “Bulutların ardındaki güneşi göreceğimiz günleri düşünelim.”
Herkes, halkların eşitliği ve demokratik özgürlüğü savunmalıdır. Ben böyle düşünüyorum. Ya siz?!
Üç maymunu oynamak, insanlığa yapılabilecek en büyük ihanettir… Yüzleşmek lazım. Yüzleşelim ki, sırtımızda taşıdığımız mezarsız ölülerimizin, faili meçhullerimizin, kemiklerini nesilden nesile acılarını stranlarla, türkülerle geleceğe taşıtmayalım…
Dostça kalın…
“Diyarbekir 5 Nolu Cezaevi, MÜZEYE dönüştürülsün.”
“SUR İÇİ; DÜNYANIN EN BÜYÜK AÇIK HAVA MÜZESİ OLSUN.”
“Sur İlçesinin adı “ESKİ DİYARBEKİR” olsun.”







