• Döviz Kurları
    Puan Durumu
    Kobanê’nin gelini

    Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın sık sık tekrarladığı “Kobanê ile Diyarbakır’ın ne alakası var?” mealindeki sözlerinin Kürtler’e nasıl anlamsız geldiğini, Kürtler’i nasıl kırdığını, öfkelendirdiğini burada uzun uzun tarihten, coğrafyadan, sosyolojiden, hatta mantıktan yola çıkarak anlatmayacağım, tartışmayacağım.

    Onun yerine bir genç kadından bahsedeceğim. Öyküsünü duyduğumdan beri gece gündüz hatırladığım bir kahramandan. Sonradan telefonla arayıp konuştuğum kayınpederinin deyimiyle “Kobanê’nin gelininden”. Adı: Dilek Özkut. Savaşçı adı: Arjîn Soran.

    Dilek, doğduğu Muş’un Bulanık ilçesindeki köyünden ailesiyle birlikte İstanbul’a geldiğinde henüz 4 yaşında. Aile, İstanbul’da Esenyurt’a yerleşiyor. Dilek, daha ilk gençlik yıllarında, çocuk denecek yaştayken Kürt Özgürlük Hareketi’ne ilgi duyuyor ve militanlaşıyor. Her geçen gün kendini geliştiriyor. Ama bir yandan da toplum, adetler, kurumlar tarafından çevrelenmiş. Birçok genç kızı bekleyen ikircikli bir hayat sürdürmesi isteniyor ondan. Dağların serin rüzgarı yüzünü yalarken, yakın bir akrabasıyla evleniyor.

    Bir yıl kadar evli bir kadın olarak sorumluluklarını yerine getirmeye çalışırken, bir yandan da Rojava Devrimi’nin İstanbul’a kadar ulaşan çağrısını duyuyor. Dört ay kadar önce, annesinin ölümünden bir buçuk ay sonra, bir gün bir veda notu yazıyor, evinin kapısını kilitliyor, anahtarını atıyor ve Rojava Devrimi’nin savunusunda yerini almak için yola çıkıyor.

    Artık adı Arjîn Soran olan Dilek, IŞİD çetelerinin Kobanê’ye saldırdığı günden itibaren YPJ saflarında hep en önde direniyor. Zilanlaşma zamanı geldiğinde ise hiç tereddüt etmeden feda eylemini gerçekleştiriyor. Eylem sırasında annesinin  tülbenti bileğine sarılıdır. O artık Kobanê’nin gelinidir.

    Şimdi anladınız mı Sayın Cumhurbaşkanı, Kobanê ile Diyarbakır’ın, Muş’un, İstanbul’un ne alakası olduğunu?

    Kürtler, Sykes-Picot antlaşmasından beri sizin ısrarla yaralarına bastığınız Kürdistan’ı hep yekpare gördüler, görecekler. Türkiye sınırları içinde bir arada yaşamı savunuyorlar, “ortak vatan” diyorlar diye, sanmayın ki bu suni sınırları tanıyorlar. Savaş, sürgün ya da yoksulluk onları dünyanın öbür ucuna da savursa, Kürtler ülkelerinin neresi olduğunu çok iyi biliyor ve unutmuyorlar.

    Hele o gencecik yaşta kırılan fidanlar. Kürt gerçekliğini yaşatmak için yaşamlarından vazgeçen gencecik insanlar.

    Kobanê ile dünyanın her hangi bir köşesinin, Kürdistan’ın ya da Türkiye’nin herhangi bir şehrinin alakası tam da onlar işte. Arjînler. Dilekler.

    Anladınız mı?

     


    Yorumlar



    Yazarın Son Yazıları