• Döviz Kurları
    Puan Durumu
    KÖH ve ulusal birlik

    Geçen hafta da bu köşede yazdığım gibi Kürtler önümüzdeki süreçte Türkiye ve Ortadoğu’nun çehresini değişitirecek. 21’inci yüzyılın Kürt yüzyılı olacağı öngörüsü kendisini pratikte kanıtlamaya başladı. Kürtler’in parçası oldukları toplumları yönetsel ve kültürel olarak değiştirmeleri, zenginleştirmeleri, geliştirmeleri süreci aslında Türkiye’de etkisini iyice gösteriyor artık.

    Dediğim gibi buna geçen hafta da değindim ve Selahattin Demirtaş kampanyasının Kürt vizyonunun bu yenilenme hareketindeki katkısına işaret etmiştim. Demirtaş kampanyası ile Türkiye halklarının epey büyük bir bölümünün ortak ve özgür bir demokratik ulus inşa etme yolundaki Kürt vizyonunu pratikleştirmeye hazır olduğunu ortaya çıkardı. Bunu Demirtaş, “Türkiye’nin HDP’leşmesi” olarak tanımlıyor.
    Bu aynı yenileme ve zenginleştirme etkisi Kürt Özgürlük Hareketi’nin halklar ile birlikte Rojava’da inşa ettiği demokratik özerk yapılar ile bütün Ortadoğu’yu biçimlendirme yolunda. Rojava, bütün Ortadoğu için bir modeldir artık.
    Evet, Kürtler’in öncülüğünde Ortadoğu ve Türkiye’nin ezilen halklarının en ileri kesimleri bir araya gelip ortak ama özerkliklerin ve bireyliliğin korunduğu, yaşandığı demokratik toplumlar, demokratik uluslar ve bunların siyasi ifadesi demokratik cumhuriyetler kurma yolunda adımlar atar, mutabakatlarını beyan ederken, maalesef sınırlar ötesinde Kürt ulusal birliği bir türlü sağlanamıyor.
    Özellikle IŞİD’in Irak ve Suriye’de başlattığı harekat, terör dalgası ve katliamlar ve buna karşı gelişen direnişler gösterdi ki, Kürt ulusal birliği acil bir meseledir. Aksi takdirde Kürtler çok önemli bir tarihi fırsatı gereğince değerlendiremeyecek, Ortadoğu’nun öncü ve devrimci gücü olma işlevini tam anlamıyla yerine getiremeyecektir.
    Örgüt ya da parti iktidarını korumak için birlik fikrinden uzak duran ya da bölgesel çıkarların peşinde koşanlar bunun hesabını tarih karşısında verecektir.
    Geçen haftasonu başlayan IŞİD’in Şengal harekatı bir kez daha Kürt birliği fikrinin kim için değerli olduğunu gösterdi.
    KDP’nin kolluk kuvvetleri Kürdistan için büyük önem taşıyan Şengal’i terk ederken, Kürt Özgürlük Hareketi’nin gerillaları Şengal’i bir gecede IŞİD çetelerinin elinden geri aldı.
    Bütün ideolojik ve askeri gücüne rağmen Kürt Özgürlük Hareketi her fırsatta Kürtler’e ulusal birlik çağrısı yapıyor. KÖH’ün ve PKK lideri Abdullah Öcalan’ın bütün çağrılarına rağmen Kürt Ulusal Konferansı bir türlü toplanamadı.
    Varlıklarını milliyetçi esaslara dayandıran ama bir yandan da bölge hükümetleriyle, özellikle de Türkiye hükümetiyle ticari ilişkiler üzerinden dar bağımsızlıklarını inşa edeceklerini sananlar, beraber yaşadıkları halklarla birlikte demokratik toplumlar kurmayı hedefleyen KÖH’ün Kürt ulusal birliğini nasıl önemsediğini, nasıl doğru bir ideolojik konuma oturttuğunu ve istilacı güçlere karşı direnişleriyle dört parçadaki Kürt halkı nezdinde elde ettikleri prestij ve gücü göremiyorlar.
    Gelecek Kürtler’in, özgür Kürtler’in olacaktır.

     


    Yorumlar



    Yazarın Son Yazıları