• Döviz Kurları
    Puan Durumu
    Konferans ve zaaf

    Rojava bize uğurlu geldi. Son birkaç yılın önemli bir gelişmesi, daha doğrusu bizim için hayati olan bir gelişmesi Rojava ile başladı. Hemen dikkat kesildik ve iyi ki de öyle yaptık. Rojava’da Kürtler’in bayrağının dalgalanmasıyla birlikte Kürtler’in yüzyıllık rüyasının gerçekleşme sinyalleri de güçlü biçimde alınmaya başlandı dört parçada.

    Türkiyeli Kürtler’in Rojava ile dayanışma çabaları, BDP öncülüğünde başlayan gıda, ilaç, giysi yardımı kampanyaları, özerklik ilanı, Kürt Siyasi Hareketi’nin belki de dünya çapında en ileride olan toplumsal sözleşme projesinin Rojava kantonlarında hayat bulması, hepsi sınırların fiili olarak ortadan kalkmaya başladığının göstergesiydi. Ruhen hiçbir zaman olmamış sınırlar artık pratikte de geçersizleşiyordu.
    Rojava’ya yönelik AKP ve KDP’nin izolasyon politikaları sınırların Kürtler tarafından daha da fazla zorlanmasına sebep oldu. Onlar duvar ördükçe, hendek kazdıkça özellikle Türkiyeli Kürtler dayanışmayı artırdı, sınır boylarına çadırlar kuruldu, direniş eylemleri süreklilik kazandı.
    IŞİD’in Kobanê’ye saldırması da önemli bir kilometre taşı oldu bu süreçte. Kürt gençleri sınırları aşıp YPG’ye katılıyor, sınırın Türkiye tarafında yığınlar tel örgüleri yırtıyor, sınır hattından ayrılmıyordu artık.
    IŞİD’in saldırıları katliama dönüşüp Ezidi Kürtleri’ne yönelik soykırım halini alınca KCK’den açıklamalar ve seferberlik çağrıları art arda geldi. Gerillanın dünyanın bütün demokratlarının hayranlığını kazanan sivilleri kurtarma operasyonları, ustalıklı askeri operasyonları ve hangi Kürt kenti tehlike ile karşılaşsa oraya yetişmeye ve müdahale etmeye hazır hali Kürdistan coğrafyasının bağrına bıçak kesiği gibi çizilmiş siyasi sınırları fiili olarak ortadan kaldırmakla kalmadı, epeydir tartışılan, Kürt Özgürlük Hareketi tarafından ısrarla önerilse bile yerel iktidarlarca engellenen Kürt Ulusal Konferansı’nın toplanmasının ne kadar acil bir mesele olduğunu da gösterdi.
    Şimdi Kürtler’in gündeminin birinci maddesi Kürt Ulusal Konferansının toplanması olmalı. Ortak savunma birlikleri ortak siyasi organları davet ediyor. Sınırların anlamsızlaştığı böylesi bir dönemde Kürtler parça iktidarları yerine Ortadoğu’daki misyonlarına yönelmeli, özerk ve federe yapıları ve demokratik ve çoğulcu sistemleri ile Ortadoğu’da model olmayı tercih etmelidir.
    Kürtler’in mağdur konumundan sıyrılıp bölgedeki ezilen bütün halkların öncüsü olduğu bir dönemde kendi ulusal birliklerini sağlayamaması, bunun için bir konferans toplama adımını atamaması önemli bir zaaftır ve vebali büyük olacaktır.

    ***
    Kürtler’in halklar arasındaki ve Kürdistan’ın dört parçasındaki sınırları geçersiz kılması yine Kürtler’in Türkiye’deki bütün halklarla bir arada yaşama iradesini net olarak bir kez daha ortaya koymuş olmasıyla beraber düşünüldüğünde daha da anlam kazanıyor.
    Selahattin Demirtaş’ın cumhurbaşkanlığı seçim kampanyası ve savunduğu ilkeler hep bu iradeyi sergiledi, seslendirdi. Bunun seçmende ve hem de Türkiye’nin bütün illerinde ve ilçelerinde karşılık bulması ise özellikle sevindirici.
    Selahattin Demirtaş’ın ve HDP’nin ilkelerinin Türkiye’nin Batısı’nda da böylesi bir sahiplenme ile karşılanması daha önce Selahattin Demirtaş’ın adaylığı açıklandığında söylediğim gibi benim ‘yürüyüşümü bile iyice değiştirdi’ şimdi.
    Sabah sporuna çıktığımda insanlar beni tebrik ediyor, Demirtaş’ın seçim başarısının kendilerini de çok sevindirdiğini söylüyor.
    Seçimlerin ardından her yerde en çok konuşulan mevzu bu.
    Kürt Siyasal Hareketi’nin baskılara ve kıstlamalara rağmen sürdürdüğü uzun mücadele, bir arada yaşam istenci ve barış ısrarı artık Türkiye’nin her yerinde meyvelerini veriyor.
    Şİmdi halklar arasındaki sınırları aşma, yok etme zamanıdır.

     


    Yorumlar



    Yazarın Son Yazıları