• Döviz Kurları
    Puan Durumu
    Kongreler ve özerklik

    Her ne kadar Kürt Hareketi, müzakere için kurulan masayı deviren taraf olmamaya karalıysa da ve müzakere söylemsel düzeyde devam ediyor olsa da, müzakerenin yasal teminatları ve alınan kararların yasal zemini sağlanmadıkça, Kürtler’in talepleri anayasal güvenceye kavuşmadıkça, barış yönünde yol alınan bir süreçten söz etmek zor olacaktır.

    Evet, gençlerin ölmediği ve devamını temenni ettiğimiz bir ateşkes, bir çatışmasızlık durumu sürüyor. Ancak hükumet de devlet de bunu kuvvetle muhtemeldir ki barış ile karıştırıyor ya da kamuoyuna böyle empoze ediyor. Kürtler’in işi zor. Hem süreci sabotaj ve manipülasyonlara, provokasyonlara karşı korumak hem de dirençle hak talebinde bulunmak durumunda. Ama Kürtler zoru başarmaya alıştı. Hükumet ve TSK’nin ateşkesi sabote edecek, süreci durduracak bütün girişimlerine karşı karakol ve kalekol inşaatlarındaki gibi direnişlerle karşı duruyor. Bunu da sürecin hassasiyetine, kırılganlığına uygun biçimde şiddet içermeyen sivil yöntemlerle yapıyor. Diğer taraftan da siyasi her platformda taleplerini net biçimde ifade ediyor, teorisi ve pratiğiyle ortaya koyuyor. Demokratik Özerklik, Kürt Siyasal Hareketi’nin en kapsamlı ve de kamuoyunda en çok tartışılan ama en çok da manipüle edilen talebi, hedefi. Senelerdir Kürtler demokratik özerklikle neyi kastettiklerini anlatıyorlar. Ama devlet yanlısı medyanın büyük çabasıyla bu kavram Türkiye kamuoyuna bir bölünme stratejisi olarak sunuluyor devlet ve hükumet tarafından. Tabii Kürtler, devletin keyfine göre hareket edecek değil. Bir süre önce Selahattin Demirtaş, gerekirse Kürtler’in süreci tek taraflı sürdüreceğini ve demokratik özerkliği inşa edeceğini söylemişti. Aslında bu yolda önemli hamleler yapılıyor. Hem de epey bir zamandır. Nitekim Kürtler yeni bir yaşam tarzı ve toplumsal hayatı yaşadıkları her yerde kurmaya ve sürdürmeye başladılar. Geçen haftasonu Amed’de gerçekleştirilen Demokratik İslam Kongresi’ni de ben böyle okudum. Bir demokratik özerklik çalışması olarak. Nasıl Demokratik Toplum Kongresi yeni dönemde Kürtler’in yerel parlamentosu, Halkların Demokratik Kongresi ise Türkiye halklarının ve emekçilerinin genel meclisi olma yolundaysa, Demokratik İslam Kongresi de kalıcı olacak ve Kürtler’in öncülüğünde dinsel hayatı devletin ve demokrasi karşıtı cemaatlerin tahakkümünden kurtaracaktır. Bu kongreler Kürtler’in demokratik özerk kurumlarının hem düşünsel kaynağı hem de kurumsal pratikleridir. Bu çalışmalara böyle bakılabileceğini düşünüyorum.

     


    Yorumlar



    Yazarın Son Yazıları