• Döviz Kurları
    Puan Durumu
    KOPUŞ OLMADAN

    Kürt siyasi tutsakların açlık grevi içeriden dışarıya doğru giderek kitleselleşirken, devlet partisi AKP’nin oyalama taktikleri sürüyor. Başbakan kürsüden Kürt halkına tehditkar mesajlar gönderir, eylemdeki evlatlarının direnişini iftira ve asparagas haberlerle kırabileceği sanısıyla her zamanki inkârcı üslubunu kullanırken, kimi bakanları da toplantı ve görüşmeler yaparak tutsakların taleplerini çarpıtmaya, zaman kazanmaya çalışıyor ve bir yandan da kamuoyuna bir şeyler yapılıyor imajını veriyor. Ama Kürt halkı bu taktikleri artık biliyor ve AKP’ye güvenmiyor. 30 senelik bir mücadelenin sonucunda olgunlaşmış taleplerinin kendisine AKP tarafından bahşedilmesini beklemeyecek. Bir kez daha evlatlarının bedenlerini ortaya koyarak sahip çıktıkları hukukun hükumet ya da devlet nezdinde onay bulmasını beklemeyecek. Kürt tutsakların açlık grevi eyleminin bu denli hızla yayılması ve serhildana dönüşmesinin nedeni de bu. Kürtler artık beklemeyecek. Tutsaklar da içeriden halka sessiz çığlıkları ile bunu söylüyor. “Benim sessiz çığlığımı duy ve bana ses ol” diyor. Bu bir birlik ve bütünleşme çağrısı aynı zamanda.

    Eylemin dalga dalga yayılışı da hep bu birleşme, bütünleşme çağrısına verilen bir cevap aslında. Bu durum bir duygu olarak bir kez daha Kürtlerin ortak duyumuna yerleşiyor.

    Açlık grevi eylemi tutsakların büyük fedakarlığı ile bir kez daha Kürt Özgürlük hareketinin çok katmanlı yapısını da sergiliyor tüm Türkiye’ye.

    Üniversite gençliğinden emek örgütlerine, oradan diyasporaya, her alanda halkımız bedenlerini açlığa yatırıyor. Ama esas hareket sokakta.

    Ve sokaktaki direnişin en ön saflarında hep vekillerimiz. Parlamento ve bakanlıklar ile sokak arasında mekik dokuyorlar. BDP bir kez daha demokratik siyaset pratiğinin ne olduğunu vurguluyor. Meclis kıyafetlerinin üzerine destek yeleklerini giyip anaların çadırlarında alıyorlar soluğu.

    Böylesi bir serhildan sürecinde devlet ve hükumet yetkilileri sorumsuzca davranmayı sürdürseler de, Kürtler yine de onları uyarmayı sürdürüyor. Çünkü eğer cezaevlerinden tabutlar çıkarsa Kürtler bunu kabul etmeyecek ve büyük bir kopuş olacaktır. Çünkü bu süreç hükumetin bütün aymazlıklarını ve devletin asimilasyoncu yapısını net olarak gösterdi. Bu ülkenin özgürleşmesi için tutsakların fedakarca başlattığı bu eylem Kürtler’in bir arada yaşama belki de son davetidir. Eğer evlatlarının ölümüne göz yumulursa kopuş engellenemez. Hükumet bu eylemi hem bir davet hem de uyarı olarak değerlendirmeli ve Kürt tutsakların aynı zamanda tüm Kürt halkının talepleri olan taleplerini derhal kabul etmelidir.


    Yorumlar



    Yazarın Son Yazıları