• Döviz Kurları
    Puan Durumu
    Kötücül zamanın elinden kurtulmak

    İnsanı, bir değirmen gibi öğüten zamanın çarklarından saklamayı başarmak, göz önünde bulunmaktan feragat etmeyi gerekli kılar. Tıpkı hakikatin içinde kalmak için ruhunu kof abartıda hiçliğe ısmarlayanlardan uzaklaşmayı başarmak gibi usulca ve ustaca.

    Düşlerinin peşine takılanlar, biçimlendiren zamandan firar ederler ve ruhsuzlaştıran kentlerden saf doğaya sığınarak ruhlarını korumaya çalışırlar.

    Kurtarılmış anın bize kattığı özgürlük özgünlüğünde çoğalan zamanın oluşturucu verimliliği taşırır bizleri sonsuzluk ötesine doğru. İşte o anda bizde yaşamsallık anlam kazanır. Zamana direnmeyi bilmek, estetik yaratımlar gerektirir.

    Manevi çöküşün en güçlü ilacı kötücül zamana başkaldırıdır,an’ın özgürlüğünde ona meydan okuma farkındalığı kazanmadır. Boşluk yaratan zaman girdabına, özgür direnişlerin sesinden yükselen melodilerle direnme sırrına ermedir işin özü.

    Sanılarında hoyratça debelenen kişilikler ise düşünce zenginliğini keşfetmeden kendilerine ödünç verilmiş zamanın kötücül aralıklarında tükenip solarlar.

    An ki anılar melankolisinin yaratıcı meleğidir,an’a özgünlük tanıyan yürek geniş zamana açılan gizemin sırrına erer, öz ilişkilenme sanılanın çok ötesinden sevgiye yol alır. An’ı özgün duygularla karşılamak ve tasarlamak içaşk’a benzer.

    Kötücül zamanla uzlaşmazlık an’ın uzlaşmaz özgürlüğü ile kazanılır. An saydam bir bilincin yatay ilişkilenmesini yaratabiliyorsa rolünü oynamış olur. Aksi durumda insanın aleyhine işlemekten kurtulamaz.

    Ölüm zamanın aldanışlarımızla dalga geçtiği gülüşlerden başka bir şey değildir. Kendisini bize yaşatır ve hep bizde yiten biz oluruz. An ise bizi zaman tuzaklarından kurtarabilecek bir güneştir; dönüştürür, değiştirir ve arındırır.

    An duygunun öz iletişimidir. Yazık ki zamanın kulakları bu gerçeğe sağırdır. Kapris ve zaman ilişkisi ters orantılıdır. İnsan kaprisle anı kaçırır, zamansa ölüme insanı yakınlaştırır.

    An’ın tılsımlı diliyle konuşanlar, duygu hızında gökkuşağında şimşekle eylem kurmayı başarabilmelidirler. Belki de yaşamın anlamı an duygusundan fısıldar bizlere. Yeter ki yüreklerimiz paslanmasın, mutlaka duyumsayacağız!

     

    “Biz ki zamanın yollarında hep dönüşteyiz, ne ilerliyoruz ne geç kalıyoruz: Geç erkendir, yakın uzak” Maurice Blanchot


    Yorumlar



    Yazarın Son Yazıları