• Döviz Kurları
    Puan Durumu
    Kuklaları Yalan Çeker Erdal Boyoğlu

     

    Türkiye gerçeğine baktığımızda, gerek tarihsel biçimlenişi gerek bugünü açısından pek de tekin olmayan bir sorunla karşı karşıyayız. Sorgulanması gereken şey Amerika’nın saflarında yer alıp, solculara-devrimcilere karşı bir dizi bombalı, silahlı, silahsız saldırı ve hak ihlalleridir. Öncelikle demokrasi kavramının yanılgısını gidermek gerekmektedir. Ne laiklik ne de demokrasi bu coğrafyada hiç bir zaman hayat hakkı bulmadılar.

    Nerede vicdan özgürlüğü? Hoparlörle ezan okumak (hem de en son ses ayarıyla), kamu düzenini din kurallarına göre değiştirmek, Ramazan’da devlet kurumlarında öğle yemeğini kaldırmak, devlet bütçesinden bir mezhebe para aktarmak, o mezhep doğrultusunda eğitime bütçe ayırmak, zorunlu din dersi uygulamak vb bir dizi uygulamaların olduğu yerde, demokrasi ile yöneltildiğini söyleyen bir iktidar samimi olabilir mi? Diyanet, bugün Türkiye’nin en büyük şeriat propaganda merkezidir.

     

    Bu çarpıtma söylemler ilk değil ki; Dönüp dolaşıp kirli propagandaları ve kirli cinayetleri işledikleri dönemleri unutuyorlar.

    Dincilik ve milliyetçilik kutsallığıyla, insanların kışkırtılması hep yalanlarla galeyana getirme ve biat kültürü ile olmuştur. Dinin ve milliyetçiliğin, toplumun temel ideolojisi haline getirilmesi ve kontrol edilmesinde devletin etkin rolü biliniyor. Devlet bu rolü ile her iktidar döneminde sürmüştür.

    1923 sonrasında belirginleşen dinin ve milliyetçiliğin yeniden gözetilmesi-desteklenmesi politikası, devletin siyasal bir taktiği değil, tutum değiştirmesinin sonucudur. Alevilerin, Kürdlerin inkâr edilmesi ve asimilasyona tabi tutulması, devletin uygulamasıdır.

    Nitekim imam hatiplerin açılması ve din derslerinin uygulanması AKP tarafından değil, devlet tarafından başlatılmıştır.

    ABD’nin yanında olup Sovyetler Birliği’ne karşı kirli propaganda yapanlar, dinciler ve milliyetçiler değil miydi? NATO’nun askerleri olarak Kore’ye Türk askerini gönderen hangi partiydi? Kimler alkışlamıştı? Sola ve emeğe karşı baskıların artırıldığı bir dönemin başbakanı, ABD’nin her dediğini ve Türkiye’yi küçük Amerika yapan Menderes’tir. Her daim Menderes’ten övgüyle bahsedenler dinciler ve milliyetçiler değil midir?

    DP’li Adnan Menderes, ABD ile her türlü ikili anlaşmaları yaptı; dinciler ve milliyetçiler alkışladı.

    16 Şubat 1969 tarihinde öğrenciler ve işçi örgütleri ABD’nin 6. Filo’sunu protesto için Taksim’de toplandığı sırada, milliyetçilerin ve dincilerin saldırılarına maruz kaldılar. Emperyalizme ve sömürüye karşı olan bu yürüyüş ve mitingin izni valilikten alınmıştı. 6. Filo’nun İstanbul’a geliş protestosuna Ankara, İzmir ve Trabzon da katılmıştı.

    Egemen gücün derinleşen krizi ve ABD’nin de yönlendirilmesiyle, 1980 sonrasında izlenen “Toplumun İslamizasyonu” politikasının avantajıyla geliştirilen ve büyütülen İslamcı hareket, şimdi olgunlaşan meyveleri yiyor. ABD’nin din konusundaki yönlendirmesi dünya çapında kapsamlı bir “Yeşil kuşak” projesiydi.

    Darbeye karşı olan bir iktidar 15 Temmuz sonrası Kenan Evren Kışlası ismine dokunmuyor, sokaklara verilen darbeci isimleri bile hâlâ duruyor.

    Akıl dışı, ırkçı dil alışkanlığı ve saldırganlığı cuma günleri başlıyor…

    14 Şubat’ta cuma namazından sonra Komünizmle Mücadele Derneği ile ümmetçilerin denetiminde olan Milli Türk Talebe Birliği’nin öncülüğünde, “Bayrağa Saygı” mitingi düzenlenmişti. Bu mitingde komünistlere karşı savaş açıldığı ilan edilerek halka iki gün sonra düzenlenecek olan 6. Filo’yu Protesto Yürüyüşü’nde komünistlere gereken dersi vermek üzere toplanma çağrısı yapıldığı unutulmadı. “Komünistlere gereken dersi verme” çağrısına uyan milliyetçi ülkücüler ve dinciler de Taksim Meydanı’na gelmişlerdi. Burada toplu kılınan namazın ardından bıçaklı, taşlı ve sopalı bir biçimde beklemeye koyulmaları unutuldu mu? Taksim Meydanı’na ulaşan göstericilere camiden çıkıp tekbir getiren saldırganlar iki işçinin ölümüne neden oldular. Maraş’ta Çorum’da Sivas’ta cuma namazlarından çıkanların bu yaptığı ilk değildi.

    Bu Cuma’lar defalarca yapıldı.


    Yorumlar



    Yazarın Son Yazıları