• Döviz Kurları
    Puan Durumu
    Kürt Sendromu

     

    Türk toplumu iş işten geçmeden rejim tarafından büyük trajediye dönüştürülen yapay Kürt sendromu ile yüzleşecek cesareti artık gösterebilmelidir çünkü son kritik eşiğe gelindi.

    Ülke rejiminin Auschwitz kampları Kürt coğrafyasının tümünü kaplamıştır ve sistematik bir devamlılığa ulaşmıştır. Savaşın travmasında doğan öfke çocukları büyük trajediler yaşadı, yaşıyorlar ve kaçınılmaz olarak tüm ülke bundan etkilenecek.

    Devletin Kürt coğrafyasını katliam müzelerine dönüştürmesi barışçıl yöntemlere olan inancı sıfırladı. İstinasız Kürt gençliğinin yüzde 90’ı siyasete küstü ve tek seçeneği öfkeli bir direnişte görüyor. Bu tekçi seçeneği devlet dayattı ve yarattı.

    Kürt gençliğinde çok büyük bir öfke birikmesi oluştu, legal siyasetle arasındaki makas çok açıldı, siyasete olan inanç büyük yara aldı.

    Faşist hezeyan histerileriyle Kürt cenazelerinin teşhirasyonu, molozlar arasında çöplere atılan insan parçaları, viraneye çevrilen Kürt yerleşimleri öfkeyi katmerleştirmiştir. Ssyan yaşı 6’lara inmiş durumda, bu da kardeşlik doğurmayacak elbet.

    Siyasal çözümsüzlük büyük öfke biriktirdi, sanılandan çok büyük sonuçlar ortaya çıkaracak, bu öfke ve nüfusu oldukça genç olan toplumda tehlike sanılandan yakın felakete.

    Rejim yakın süreçte bu vahim yanlıştan dönmese veya toplum tarafından döndürülemez ise Osmanlı’nın dağılma yasını bile tutamayan toplum bu yasın kat be kat büyüğünü yaşayacak ve ülke darmadağın olacak, bu hazin sonu toplumun utanç verici ürkek sessizliği getirecek.

    Halkların ortak çatısı ve son bağı HDP’yi kuşatmak demokrasinin son kırıntılarınıda tüketmek demektir ve saltanat hayallerini kuranları dehşetle sarsacak rizikolu bir hamledir.

    Kemalist inkarı aşan bir sözde dindar muhafazakar Kürt kıyımı yaşanıyor. Böylece cumhuriyetin sağ, sol, liberal, dindar zulmünün hepsini tatmış oldu Kürtler. Zulüm tablosu tamamlandı.

    Siyasi körlük ve toplumu okuyamamak cehaletlerin en büyüğüdür. Adalet ve merhametten yoksunluk felaketlere davetiye çıkaracaktır. Özgürlük en büyük güvenlik önlemlerinden daha büyük bir güvence sunar topluma, bu toplumun koruyucu barış meleğidir.

    İlkel dürtülerle insani-vicdani olan duyguları sakatlamak geleceğimize yapılmış en büyük düşmanlıktır, vahşet ikliminin kaybedeni vicdanımızdır ve şiddetin bu atmosferde kendini yeniden üretmesi kaçınılmazdır.

    Kurşun hızında kalp atışlarımız bilincimizi sıtma nöbetleri gibi titretiyor, kaygılarımız, çözüm artık ötelenemez ve zaman az, ülkenin kader anları yaşanıyor.

    Ayrışmayı körükleyenler medya, spor dahil ülkenin ayrıştığını görmeyecek kadar ihtiraslarının esiri olmuşlar. Yıkıcı bir dil, buyurgan, dayatıcı kükremenin karşıtını yaratması kaçınılmazdır, manevi, duygusal bir patlama an sayıyor.

    Halklaşan bir mücadeleyi şiddetin gücü ile dize getirmek,sonuç almak  imkansızdır.

    Ağıt çığlık lisanına dönüşmüşse Doğu’da, Batı hissiz kulakları ile Doğu’yu anlayamaz.

    Özetin özeti; Doğu kanadıkça Batı da kanayacak.

    Umarım ülke insanının tümü şu nacizane sözü bilincine çıkarır ve gereğini yapar:

     

    ”İnsanlar ne kadar kaybederlerse ortak yazgılarında o kadar birleşirler.”

    Elias Canetti – Kitle ve İktidar

     

    Halklarımızın Newroz bayramı özgürlüğe ve kardeşliğe vesile olsun.


    Yorumlar



    Yazarın Son Yazıları