• Döviz Kurları
    Puan Durumu
    KÜRTLER VE TÜRK BURJUVA BASINI

    Benim bildiğim gazetecilik ‘double-check’ yani bir haberi iki tarafa da doğrulatma, ‘objektiflik’, ‘halkın haber alma özgürlüğüne saygı’, ‘cevap hakkı’ gibi ilkeler doğrultusunda yapılmalıdır. Yani gazetecilik etiği diye bir şey vardır. Ancak Türk burjuva basını bırakınız ‘hak haberciliği’, ‘barış gazeteciliği’ gibi bu ülke için elzem olan kimi yeni, çağdaş gazetecilik tarzlarını uygulamayı, en temel basın ilkelerini bile muhalifler, özellikle de ve en çok da Kürtler söz konusu olduğunda açıkça ve durmaksızın ihlal etmektedir. Üstelik bunu yaparken de sadece haberleri tek yanlı vermek ya da çarpıtmakla sınırlamıyor kendisini, adeta iktidarın bir paydaşıymış gibi Kürt siyasetini dizayn etmeye, olmadı mı da komplo yapmaya kalkışıyor.

    DTK’nin ‘Demokratik Özerklik’ ilanına hazırlıksız yakalan Türk burjuva basını son günlerde yine elbirliği etmişcesine, koro halinde Kürt Özgürlük Hareketi’ne yönelik komplocu yaklaşımlarını had safhaya çıkardı. Kürt hareketinin temsilcilerinin söylediği her söz redaksiyon masalarında cımbızlanarak devletin kara propagandasına malzeme sağlanıyor, provokatif ve hesaplı sorularla vekillerimiz arasına nifak sokulmaya çalışılıyor, artık dibi tutmuş sahinler – güvercinler teranesini temcit pilavı gibi yeniden ısıtılıp servis ediliyor, halkımızın her demokratik eylemi polis barikatlarının arkasından izlenip komiserlerin ardına kamufle olmuş kameralarla görüntüleniyor. İktidar ile burjuva medyası eşgüdüm içinde nafile bir psikolojik harp sürdürüyor. Kürtleri bölmek, eylemlerini kriminalize ya da provoke ederek devletin elini kolaylaştırmak öncelikli amaçları ama dediğim gibi bu nafile bir çaba. Grup Başkanımız Selahattin Demirtaş’ın da dediği gibi Kürt hareketini çatlatmayı umanlar kendileri çatlarlar. Ya fazla ağır bir yükün altına girdikleri için ya da kıskançlıktan. Kürtler ve onların temsilcileri yekpare olarak ve dimdik ayaktadırlar. İktidardan rant elde etme ve yandaşlık yarışında öne geçme çabası içindeki bu medyanın Kürtler’e artık bir zararı dokunmaz, dokunamaz, Kürtler kendi medyalarını oluşturdu ama Türkler’e ciddi bir zarar verdiğini düşünüyorum. Kendi ülkelerinde cehalete mahkum ediyor çoğunu bu medya.

    Diğer taraftan Türk burjuva basını haberleri ele alışı ve köşe yazılarındaki hasmane yaklaşımları ile aslında bu ülkedeki resmi kurumların genel işleyiş tarzını da sergilemiş oluyor. Bu cumhuriyetin kurumları nasıl Türk etnik kimliğinin empozesi için gerekli yasa ve mevzuatları işletme amacına yönelik olarak kurulduysa, Türk burjuva basını da Türk despotizminin ve tekçiliğinin meşruiyetini üretmek için işler.

    Kürt eylemci ya da vekil ‘teröristken’, Türk ırkçısı, faşisti ‘hassas vatandaş’tır. Başbakan’ın ağzında da bu böyledir, gazetecinin de. Yani Türk medyasının söylemleri Türk ırkçılığının günlük manifestosudur.

    Oysa Kürtler bu ülkeninin asli unsurlarıdır ve eğer bugün Kürtler Türk etnik dayatmasına karşı bir onur mücadelesi içindeyse, Türklerin görüşü kadar Kürtlerin görüşü de yer almalıdır gazetelerde, televizyonlarda. Madem hassasiyet mevzubahis ediliyor, seçilen kelimelerde iki tarafın da hassasiyeti gözetilmelidir. Bunu yapmadıkları sürece bu gazetelerin hiçbiri Türkiye gazetesi olamayacak, yerel kalacaktır.

    Geçen haftaki Zeytinburnu olaylarında, Kürtlerin ev ve işyerlerine saldıran, canlarına kasteden ırkçı, faşist guruha teşekkür edip, Kürtleri işaret ederek “biz onlara yeteriz” diye evlerine uğurlayan polis şefinden ne farkı olabilir olaylardaki faşist saldırı unsurunu vatandaş tepkisi olarak lanse eden gazetecilerin?

    Kürtlere ifade özgürlüğünü her kullanışlarında kovuşturma açan, ceza yağdıran savcılardan, yargıçlardan çok mu farklı bir iş yapıyordur vekillerimizin görüşlerini çarpıttıktan sonra manşete çekerek cezai soruşturmalara yol açan kıdemli röportajcılar?

    Hadi, demokratlığı öğrenemediniz, vicdanınızın sesine de kulak vermiyorsunuz, hiç olmazsa ekmeğinizi kazandığınız şu mesleğinize saygınız olsun. Yarın kendiniz utanırsınız yaptıklarınızdan, çünkü yazdıklarınız arşivlerde kalıyor…


    Yorumlar



    Yazarın Son Yazıları