• Döviz Kurları
    Puan Durumu
    Liberallerin niyeti

    Bir süredir anaakım medyada önce imalar ve göndermelerle başlayan şimdi ise artık köşe yazılarında ve kıymeti kendinden menkul ünlü gazetecilerin sosyal medya hesaplarında kamuoyuna empoze edilmek istenen bir iddia dolanıyor. Ulusalcı sol ve Kemalizmle bağlarını koparamamış sosyalist gruplar da bu iddaya sıkı sık sarılıyor.

    Bu iddiaya göre Kürtler, müzakere sürecinde elde ettikleri ya da kendilerine vaadedilen kazanımlar karşılığında AKP’nin ve Başbakan’ın otoriteryan yönetimini kabul etmişler. İddia sahipleri çekinmeseler Kürtler’in hükumete destek verdiğini de söyleyecekler. İzansızlıkları artık bu derece.
    İşin ilginç tarafı bu iddiaları ortaya atanlar daha düne kadar hükumetin gazetelerine servet ölçüsünde meblağlar karşılığı transfer olup Erdoğan’ın ve politikalarının propagandistliğini yapanlar. Ne zaman ki Erdoğan bu liberal ya da kendilerine solcu yazar ve gazetecilere ihtiyaç duymamaya başladı ve işlerini kaybettiler, hepsi intikam hırsıyla geçtikleri muhalefette Kürtler’i kullanma arayışlarına yöneldi. Aynı isimler eski konumlarındayken KCK operasyonlarının ideolojik zemininin taşlarını döşemişlerdi.
    Diğer taraftan bu yazar ve gazeteciler ve onlardan esinlenmiş siyasi gruplar, bu iddiayı tam da Kürt Özgürlük Hareketi’nin 30 yıldır demokrasi ve özgürlük mücadelesinde fiilen sürdürdüğü öncülüğü ve yol açıcılığı Türkiye’nin bütün ezilen kesimleri için resmen üstlendiğini Halkların Demokratik Partisi üzerinden deklare ettiği bir dönemde dile getiriyor.
    Sayın Abdullah Öcalan’ın “ortak vatan, demokratik ulus” formülasyonundan bihaber bu yazar ve gazeteci taifesi, Kürtler’in “Kürdistan’da demokratik özerklik, Türkiye’de faşizm” gibi bir alışverişi kabul ettiği iddasını yaymaya çalışıyorlar.
    Kürt Özgürlük Hareketi’nin Kürdistan’da ortaya koyduğu demokrasi anlayışının onun ideolojik önceliği olduğunu görmek istemeyen bu eski hükumet propagandistleri, Kürtler’i kendi kişisel kavgalarına dahil edemeyeceklerini bilmelidir.
    Kürtler’in AKP hükumeti ile müzakere ilişkisini daha önce birkaç kez şöyle tarif etmiştim: Kürtler 90 yıl sonra bir muhatap buldu ve yakasını kolay kolay bırakmayacaklardır.
    Ama Kürt hareketi statik değil dinamiktir, Kürtler, AKP hükumetinin yakasını bırakmayıp onu demokrasi yoluna çekmeye çalışıyor. Talepleri ve eylemliliği ile hükümeti demokratik adımlar atmaya çalışıyor.
    Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan müzakereleri sadece Kürt halkı için değil Türkiye’nin bütün halkları, emekçileri ve ezilenleri için yürütüyor ve bunu da ifade ediyor. Kürtler’in her kazanımı Türkiye demokratikleşmesinin kazanımıdır.
    Yani Kürtler mücadeleleri ve müzakereleri ile bu ülkeye demokrasi getiriyorlar.

     


    Yorumlar



    Yazarın Son Yazıları