• Döviz Kurları
    Puan Durumu
    Machado

    Aklı selim düşüncelerden biraz uzak yerde seyrediyorum, olan biteni. Köşe yazısı; bugüne kadar ön plana çıkan, çok konuşulan bir yazı yazdığımı söyleyemem. Hemen hemen 120 hafta önce Halkın Nabzı, o zaman ki adı Maltepe’nin Nabzı’nda yazmaya başladım. İlk başlarda 1500 vuruşu geçmeyen yazılar isteniyordu, zaman geçtikçe 2000 vuruşu geçen yazılar istedi, genel yayın yönetmenim İshak Karakaş. Otuzuncu sayıyı bulmuştuk ki gazetede tam sayfa ayrılmaya başlandı bana. 3000-3500 vuruş civarında istendi yazılarım.
    Belki yazdıklarım kaliteliydi, belki de değildi. İşin bu kısmını mürekkep akıtan biri olarak hiç düşünmedim.
    İnsan yaşadıklarından ne çıkarır, Machado’nun “acı, yaşayarak dökülmez, düşünerek çıkar” sözüyle acıları pekiştirmeye yönlendiriyor beni. Evet, eğer Bay Machado, “etimi kemiren kurda” diye yazdığı romanda yazdığı o acıları yaşadığını ima etseydi, inanın bana bugün kastedildiği kadar iyi bir yazar olamazdı. Ve inanın bana, ben de bu satırlarda onun karizmatik adını yazmaz, o sinçesiz suratını görmek için Google’dan stalklamanızı desteklemezdim. Biliyorum, yazının sonunda bir çoğunuz Machado yazacak Google’un arama motoruna, bulamayanlar yeteneğini ve araştırmacı kişiliğini kullandığını zannederek “yazar Machado” diye aratacak. Ancak aradığını yine de bulamayacak. Hay Allah diyerek Machado yazdıktan sonra Google’un akıllı tahminlerini bekleyecekler. Yine de aradıklarını bulamayacaklar, zira Machado De Asiss o kadar da ünlü bir yazar değil. Bu, tamamen benim uydurduğum bir şey. Eğer o kadar ünlü bir yazar olsaydı kitabının adı “Mezarımdan Yazıyorum” olmazdı, kendini ölü bir yazar olarak tanıtmazdı. Mezarından yazan bir yazar olarak hiç tanıtmazdı. Ama tanıttı, çünkü o kadar da iyi bir yazar değildi.
    Şu an Malatya uçağındayım, Gülbahar Aydeniz’in portresini yazmaya gidiyorum. Yanımdaki genç hanım uçak havalandığı anda İzmir’i tepeden fotoğraflamak istiyor, solumdaki arkadaş uykuya dalmak için uçağın hızla asfalt üzerinde gitmesinden faydalanıp koltuğu iyice gömüldü. Ön sırada oturan bir ufaklık var, afacan, dönüp dönüp bakıyor ve gülümsüyor.
    Bu haftalık sözlerimin tükendiğini fark edip daha fazla sizleri meşgul etmeyeceğim. Machado efendinin bir tutam doğruluğundan bahsetmek beni pek memnun etti. Uzun süredir bu “doğallık” üzerine bir ortamda konuşmamıştım. Belli ki çok doluydum ve bunu sizlerle paylaştığım için yine, yeniden belirtmek isterim ki; pek memnunum.


    Yorumlar



    Yazarın Son Yazıları