• Döviz Kurları
    Puan Durumu
    Maltepe

     

    Hayatımın en büyük bölümü Maltepe’de geçti. Hâlâ da Maltepe’de yaşıyorum ve başka bir yere taşınmaya da niyetim yok. Yani ben bir Maltepeliyim. Bence İstanbul’un en güzel semti Maltepe. Hem doğal yapısı hem toplumsal dokusuyla.

    Ama tabii İstanbul ölçeğinde bakıldığında bir Taksim ya da Kadıköy de değil Maltepe. Fazla uzak bir geçmişte değil, daha 25 yıl önce yarı sayfiyeydi buralar. Yani şehrin banliyösü.

    Bu yüzden pazar gecesi dünya televizyonları arasında zapping yaparken sık sık ‘Maltepe’ adı geçtikçe haberlerde, tuhaf hissettim. Eh, serde Maltepelilik var. Herhalde böyle hisseden tek Maltepeli de ben değildim.

    Sahiden de Maltepeliler pazar günü miting alanına inen yollarda ve alanda biraz ev sahibi ruh hali içindeydi.

    Maltepe tarihi bir gün yaşıyordu ve CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun Ankara’dan başlattığı ‘Adalet Yürüyüşü’ bu konjonktürde toplumda öyle bir umut ve ferahlama hissi uyandırmış ve ‘adalet’ talebi öyle temiz ve acil bir talep olarak kabul görmüştü ki, böyle bir eylemin mitingine ev sahipliği yapmak farklı muhalif parti ve gruplardan bütün Maltepelileri gururlandırmıştı.

    Doğru, yerinde ve toplumun tümüne yararı dokunacak, tümünün ihtiyacı olan bir taleple ortaya çıkıldığında bu talep herkesi eyleme çağırıyor, sokağa, meydana çıkarıyor, taşıyor. Bir noktadan sonra farklıları koruyarak bir araya gelinebiliyor.

    Pazar günü büyük kitleler halinde Maltepe’ye yürüyen ve miting alanında ‘adalet’ talebini haykıran bir buçuk milyonun üstündeki insanı parti, örgüt aidiyeti değil talebin aciliyeti, talep edilenin eksikliğini gündelik hayatlarında ağır ve onur kırıcı biçimde hissediyor olmaları yollara düşürmüştü.

    Diğer taraftan ‘adalet’ talebi öyle kapsayıcı bir talep ki, herkes bu eylemde kendini buldu. Şöyle de diyebiliriz ki, herkesin ‘adalet yürüyüşü’ kendineydi bu eylem boyunca. Ama sonunda ‘herkes için adalet’ti işte.

    Maltepe miting alanında ben de kendimi bütün gün çok mutlu hissettim. Alan dolduğunda da gururlandım. Ama bilen bilir, ben CHP’li değilim. Sık sık ağır eleştirilerim de olur CHP’ye. Fakat bu eylemden sonra ben de, elbette konjonktürün de gereği olarak, bu eleştirilerimizi erteleyebileceğimize kanaat getirdim.

    Çünkü şu anda en önemli olan şey, muhalefetin ortak çalışmayı öğrenmesi, bu ortak çalışmaları artırmasıdır.

    ‘Adalet Yürüyüşü’ referandumun ardından bu ortak çalışma tarzının en net ortaya çıktığı ikinci olay oldu.

    Çok farklı siyasetler mitingi son derece barışçıl biçimde ve geniş katılımla sürdürdü.

    Bu çok sevindiriciydi.

    Kemal Kılıçdaroğlu’nun konuşmasının da önemli işaretler içerdiğini düşünüyorum.

    Bu eylem ve Kılıçdaroğlu’nun söylemleri CHP için önemli bir aşama.

    Geçen hafta görüştüğüm Parti Meclisi üyesi Kadir Gökmen Öğüt, bu yeni döneme ayak uyduramayan ve eylemi ırkçı ifadelerle eleştiren iki ismin bundan sonra CHP ile yollarını ayırmaları gerektiğini söylemişti.

    Evet, eylem ve sokak CHP’yi yeniliyor.

    Kemal Kılıçdaroğlu, Maltepe sahilinde bir buçuk milyonun üzerinde insana seslendiği konuşmasında ‘eşit yurttaşlık’tan da bahsetti, tutuklu tüm milletvekili ve gazetecilerin serbest bırakılmasını da talep etti.

    Bu mitingin nicelik olarak da nitelik olarak kısa, orta ve uzun vadelerde Türkiye siyasetine önemli etkiler yapacağını düşünüyorum.


    Yorumlar



    Yazarın Son Yazıları