• Döviz Kurları
    Puan Durumu
    Manzume, sosyoloji

     

    Art arda gelen iki bombalı saldırının sonucundaki can kayıplarının ülkeyi taşıdığı gergin ve tedirgin ortamda Bingöllü ozan Hacı Gürhan’ın ‘Ben Anadoluyum’ manzumesinin dolaşıma girmesi olumlu bir durum. Halkların provokasyonlarla birbirine düşürülmek istendiği, demokratik siyasetin temel unsurlarından olan siyasi partilerden birinin, meclisin üçüncü büyük partisinin binalarının, linç kültüründen beslenen güruhun vandallıklarına hedef olduğu bir ortamda Ozan Gürhan’ın manzumesi iyileştirici, tansiyon düşürücü etkide bulunabilir.

    Bu uzun manzumeyi buraya almayacağım, zaten toplumun büyük çoğunluğu videosunu izlemiştir. Ama ne olur elinizi vicdanınıza koyun ve söyleyin; Ozan Gürhan’ın Anadolu bilgeliğiyle dile getirdiği barış dileği ve bu dileğini temellendirdiği çoğulculuk ve kardeşlik söylemleri bu ülkede saldırı altındaki demokratik siyaseti savunan kesimleri tarafından daha yıllar öncesinden dillere pelesenk edilmemiş miydi? Daha birkaç yıl önce çözüm süreci bu söylemlerle başlamamış mıydı? Ne zaman unutuldu da bu kardeşlik çağrıları, şimdi yeniden durup düşünmek için ozan Gürhan beklendi ülkece?

    Bence olan şu; siyaset toplumun gönlündeki bu duygu ve dilekleri duyulmaz kıldı, duyulmasını engelliyor. Siyasetin ve savaş medyasının yoldan çıkardığı bir grubu dışta bırakırsak, toplumun büyük kesimi yine de etnik kimliklerine bakmadan gündelik hayat içinde kardeşçe yan yana duruyor.

    Ben sosyoloji okuyorum. Eğitimin yaşı olmaz. Elimden geldiğince de ders kitaplarımın dışında kalmış sosyologları tanımaya çalışıyorum. Kanadalı sosyolog Richard Senett’in bir çalışmasında şunu okumuştum. ABD’de yoksul mahallelerinde etnik gruplar birbirleriyle çatışıyor. Mahallelerde sürekli polis denetim yapıyor ve gerginlik ve çatışmalara derhal müdahale ediyor. Ancak bu müdahaleler pek de etkili olmuyor. Olsa da çatışmalar bir süre sonra daha da şiddetleniyor. Ne zaman ki sosyologların deneyi için devlet müdahalesi en aza indirgeniyor, polis ortalıkta daha az bulunuyor, farklı etnik gruplar çatışmaların ortasında birbirleriyle iletişime geçiyor ve sorunlarını şiddet dışı yöntemlerle çözüyor.

    Bizim toplumumuz neyse ki henüz böyle bir çatışmaya girmedi. Hayat alanlarımızda hâlâ bir aradayız.

    Düşünüyorum da, eğer devletin ve siyasetin, halkların ortak yaşamına müdahalesi azalırsa halklar birbirlerini eşit olarak görüp çoğulcu bir hayata memnuniyetle adım atacaktır.

    Hepimiz barış istiyoruz.,

    Hemen şimdi.

     


    Yorumlar



    Yazarın Son Yazıları