• Döviz Kurları
    Puan Durumu
    MASUMİYET ÇOCUKLARIN GÖZLERİNDEN BAKAR

    Büyüdükçe insanın sanki etrafında olup bitenler hakkındaki bildikleri azalıyor. Olaylara, olgulara ve nesnelere bakışı anlam yitimine uğruyor.

    Anlam yitiminin başlıca sebeplerinden biri de bireycilik aşılayan kapitalizmin yaşama dayattığı insan mühendisliğidir. Günümüzde bizim yerimize her şeye “o” karar veriyor; ısmarlama değerler-beğeniler üretiliyor ve bu bizim alışkanlıklarımıza dönüştürülüyor.

    Farkına varanlar, mahcup bir iç çekişle “Git gide çocukları da kendimize benzetmeye başladık,” derler. Teknolojik bağımlılık yüzünden, onları erkenden sanal bilgiyle büyüttük ve sırf bu nedenle çocukluk hayalleri ile duyarlılıkları yara almaya başladı. Kolaya kaçtık; ilgi yitimi girdabına kapıldık.

    Oysa çocukluk hayalleri hayatın anlamlı yansımalarıdır ve masumiyetin gözlerinden bakar dünyaya çocuklar. Biliniyor, çocuklarda doğuştan gelen ekolojik yatkınlık diğer canlılarla da dostluğa dönüşür. Bitkiler, sular, kuşlar, kelebekler bu çok renkli ve çocuksu dünyayı süsler.

    İnsan sevgisi bir tek çocuklarda anlamını layıkıyla bulur. Bu has sevgi masumiyeti besler çocuklarda. Yarına dair hayallerini güzelleştiren de, bu zenginleştiren sevginin ta kendisidir.

    Farklı olanın gizemli çekiciliği çocukları cezbeder. İnsani olanı tanımaya çalıştıkça algısı, anlamı güçlendirir; dostlukları ve güveni pekiştirir. Farklı olana karşı sorumluluk duygusu gelişkinlik kazanır.

    Birbirini tamamlama üzerine kuruludur çocukluk hayalleri… Henüz ‘bencil olana’ bulaşmamıştır; zihni ‘kolektif olana’ yatkındır ve bu, insana dairdir ve doğallığında gelir.

    Yaşadığımız çağ çocuk katillerini barındırır. Onların hayallerini öldürür. Ondandır, yaşamın erdeminin diplerde sürünmesi. Tadı tuzu yoktur yaşamın… Çocukluk hayalleri terk etmişse mekânları, her yerde mevsim artık hazandır.

    Bu çağın ihaneti kanatır durur çocukların dünyasını. Savaşlar, göçler ve trajediler insanlara ve dünyaya dair gerçeklerinin acımasızlığını öğretir acı derslerle.

    Çocukların dünyalarını, hayalleri doğrultusunda kurmaları önündeki en büyük engel yetişkinlerin hırsı, bencilliği ve ihtirasıdır.

    Miray bebeğin göçmen yazgısına yazılan, ‘masumiyet suçu’dur aslında. Dünya despotlarının, kaderini çizdiği bebeklerin bu yılki bilançosu korkunçtur. Yüz binler soyut rakamlara indirgenmiştir sadece. Vicdan kırılgan, matem sahibine yabancı…

    Göçertilenlere ölüm bile yan gözlerle, sıradan bakar. Oysa çocukların gözleri merhamet lisanıyla konuşur vicdanlarla ve bu lisan bu çağa yabancı!

    Gelin, kayıp vicdanları deniz kıyılarına vurmuş çocukların gözlerinde arayalım. Belki de son insani sığınak orasıdır. Tam da orda kendimizle yüzleşelim; sahi bu gözlerde biz kimiz?

    ‘İlk kez yurdumdan uzakta yaşadım bu duyguyu 

     Bebeklerin ulusu yok 

     Bebekler, çiçeği insanlığımızın 

     Ve geleceğimizin biricik umudu…’ Ataol Berhamoğlu


    Yorumlar



    Yazarın Son Yazıları