• Döviz Kurları
    Puan Durumu
    Meclis darbesinden ortak açıklamaya

    Önceki gün 2 Mart’tı. 21 yıl önce, yani 2 Mart 1994’te tekçi devlet anlayışının temsilcisi, halkın değil devletin vekili olmayı tercih etmiş parlamenterlerin dokunulmazlıklarını kaldırmak için adeta yarıştığı DEP milletvekilleri TBMM’den polis zoruyla alınıp cezaevine götürüldü. Bu bir Meclis darbesiydi.

    Sevgili Orhan Doğan’ın ensesinden bastırılarak polis otosuna bindirildiği o görüntü Kürt halkının ve Türkiye demokratlarının hafızalarına nakşolmuştur.

    Türkiye’de darbe bir gelenektir. Asker yapar, asker yapamazsa ya onun adına ya kendi adına siviller yapar. Bugün de İç Güvenlik Yasası’nı Meclis’ten geçirmenin pratik yolu olarak AKP, Meclis darbesine başvurmaktadır.

    Ama Kürt Özgürlük Hareketi’nin geleneğinden beslenen HDP’nin Meclis’teki direnişi de bu ülkenin demokrasi tarihine kaydediliyor. HDP’lilerin Meclis’teki direnişi diğer muhalefet partilerini de arkasına taktı ve AKP onca şiddet ve zor kullanımına, İç Tüzük ve Anayasa’yı sık sık ihlaline rağmen paketi Meclis’ten bir türlü geçiremiyor. Çünkü HDP direniyor.

    Kürtler direnmeyi bilir. 1994’te de direniyorlardı, bugün de direniyorlar. Ve bu direniş Kürt Hareketi’ni öyle bir aşamaya getirdi ki, 2 Mart 1994’ün 21’inci yıldönümünden iki gün önce 28 Şubat 2015’te AKP hükümetinin temsilcileri o bir zamanlar TBMM’den yaka paça çıkarılan milletvekillerinin halefleri ile Başbakanlık Çalışma Ofisi’nde ortak bir basın açıklaması yaptılar ve HDP heyeti bu basın açıklamasında Kürt Halk Önceri Abdullah Öcalan’ın 10 maddelik müzakere taslağını canlı yayında tüm Türkiye’ye açıkladılar.

    Bu toplantı, okunan metnin tüm Türkiye’nin demokratikleşmesine vesile olacak içeriği kadar biçimsel olarak da çok önemliydi. Kürt Hareketi’nin geldiği seviyeyi ve Türkiye halkları için nasıl büyük bir güç olduğunu ortaya koyuyordu.

    Bu açıklamanın içerik ve biçimiyle toplumun büyük bir kesimi tarafından memnuniyetle karşılandığını gördüm.

    Fakat öyle anlaşılıyor ki, Kürtler’in bu başarısı hükümetin dahi kimyasını bozdu.

    Başbakan Davutoğlu ile Bülent Arınç’ın atışması bunun kanıtlarından biri. HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş’ı hedef alan açıklamalarının de nedenlerinden biri bu.

    Fakat tarihin akışı geri çevrilemez. Kürtler kazandı ve daha da kazanacak. Onlarla birlikte bu tekçi siyasetten nemalananlar dışında kalan herkes de kazanacak.

    Hayırlı olsun. Barış ve özgürlük yakın.


    Yorumlar



    Yazarın Son Yazıları