• Döviz Kurları
    Puan Durumu
    MECLİS’TE SOKAK ÇOCUĞU OLMAK

    Ben her zaman derim, bu ülkeye demokrasi gelecekse Kürtler sayesinde gelecek. Neden mi? İşte Türkiye bir kez daha genel seçime gidiyor ve düzen partileri milletvekili aday listelerini kapalı kapılar ardında vitrin dekoratörü ile rantiye tüccar arası bir tavırla oluştururken bizim partimiz halkıyla, seçmeniyle kucaklaşa kucaklaşa saptadı yeni adaylarını. Zaten bütün bir yasama dönemi boyunca seçmenlerinden hiç ayrı düşmemiş BDP en geniş nabız yoklaması ve önseçim uygulamasının ardından yine pırıl pırıl bir liste ile çıktı karşımıza. Diğer partiler aday listelerinin açıklanmasının ardından çatırdarken, siyaseti meclis koridorları ve genel kurul salonları ile sınırlamayan BDP yekvücut olarak seçimlere bağımsız girecek adaylarının yanında saf tutuyor. Eşbaşkanımız Selahattin Demirtaş Hakkari’den aday gösterilerek bu kentin refarandumdaki rekor boykot tercihine selam gönderilir ve bir demokratik özerklik jesti yapılırken, Demirtaş’ın yüzündeki mutluluk görülmeye değerdi. Demokratik Özerklik bayrağının elden ele dolaşması biz yurtseverleri fazlasıyla memnun ediyor.

    Ezilenlerin bloğu

    Memnuniyetimiz gururla el ele büyüyor. Partimizin çağrısı ile oluşan ve serpilen Emek, Özgürlük ve Demokrasi Blok’u çatısı altında Türkiye sosyalist hareketi ile buluşması her açıdan çok önemlidir. Türkiyeli sosyalistler ve aydınlar adeta bir volan kayışı işlevi edinerek Kürt ve Türk halkları arasındaki iletişimi güçlendirecek, devletin savaş politikasının iki halk arasına ektiği nifak tohumlarını bertaraf edecektir. Türkiye toplumunun en ileri unsurlarının bu çatı altına büyük bir istek ile gelmesi ise BDP’nin bu ülkede aklıselim sahibi herkes için nasıl bir hayati öneme sahip olduğunu, ‘bölge partisi’ tanımımın nasıl adaletsiz bir yaftalama olduğunu kantılamaktadır. BDP’nin bu tavrı bu ülkenin ezilenleri nezdinden büyük bir sempati kazanmasını sağlamaktadır. Emek, Özgürlük ve Demokrasi Bloku’na katılmayan sosyalist, sol grupları ise vicdanlarıyla baş başa bırakmaktan başka bir çare de kalmıyor bize. Bu bloğa katılmayan sol gruplar halkların kardeşliği adına büyük bir zaafiyete uğramışlardır. Umudumuz sol cepheden ulusalcı güruha savrulmamalarıdır. Ben bir Kürt sosyalisti olarak partimin Türkiyeli sosyalistlere meclis yolunu açmasından duyduğum hazzı anlatamam.

     

    Seçim ve kadının öncülüğü

    Emek, Özgürlük ve Demokrasi Bloku’nun bağımsız adaylarının açıklanışını izlerken, Kürt hareketinin bu ülkeyi hızlandırılmış bir modern demokrasi kursuna tabi tuttuğuna bir kez daha sevindim, gönendim. Düzen partileri sırf vitrin kaygısı ile bile, üstelik seçilmeyecek sıralardan kadın aday gösterirken yine de cimrilikten kurtulamıyor, erkek egemen sistemlerini devam ettirirmek için her yolu denerken, Kürt siyaseti, kadının özgürlük hareketine etkin katılımının bir yansıması olarak yüzde 50 kadın kotasından bir nebze bile çark etmiyor.

    Sokak ile Meclis’in diyalektiği

    Günahıyla sevabıyla bir yasama dönemi daha sona eriyor. Şimdi birileri girse şu geçen dönemin TBMM tutanaklarını bir tarayıp listeleme yapsa da BDP’yi salt Kürt meselesi ile ilgili olduğunu iddia edenlerin suratına çarpsa. Sayın ve sevgili vekillerimiz bütün yasama dönemi boyunca sokak ile parlamento arasındaki etkileşimin gücüyle bu ülkenin bütün ezilenlerinin kürsüdeki sesi oldular. Partimiz ve temsilcileri emek mücadelesinden yolsuzluklara, cinsiyet ayrımından iş kazalarına, öğrenci gençliğin sorunlarından göçmen politikalarına kadar her konuyu barış mücadelesi ile eşgüdümlü olarak ele alırken, Kürt özgürlük hareketinin büyük desteği ile devlet makinesini esnettiler. Meclis kürsüsünden ülke gündemine yeni kavramlar girerken, vekillerimiz AKP politikalarına karşı olduklarını söyleyen diğer partilere dinamik bir muhalefetin nasıl yapılacağını ve muhalefetin sokaksız olamayacağını gösterdiler. Akıllı ve cesur sokak çocukları gibiydi bizimkiler. Çok yaşasınlar. Hiç yorulmadılar. Başbakan bile kendi vekillerini azarlayıp, “Bakın BDP milletvekillerine, her gün seçmenleri ile kol kolalar” demiş. Eh, bu işler böyle. Bizim vekillerimiz sizinkiler gibi rant için girmiyor parlamentoya, halk için giriyor. Bizimkiler birer sıra neferi.

    Demokratik Özerklik ışığında…

    Şimdi seçim kampanyaları ivme kazanacak. Bu seçimlerde halkın geniş kesimleri yeni anayasa beklentisine cevap bulmak isteyecek. Bu konuda bizim adaylarımızdan daha fazla söyleyecek sözü olan beri gelsin. Diğerleri öyle hazırlıksız ki. Onları buradan vuralım. Ve yoksulluk sorunundan. Emekçi Kürt halkı ile sosyalistlerin oluşturduğu blok bu açıdan en geniş halk toplulukları ile buluşacaktır. Bütün kamuoyu araştırmacılar bizim bu seçimlerde oy patlaması yapacağımızı söylüyor. Kolları sıvayalım arkadaşlar. Seçim kampanyamızı Demokratik Özerklik mücadelemizin ışığında, onurlu barış heyecanıyla, sivil itaatsizlik üslubuyla Kürt birliğinin bir merhalesi ve sol muhalefetin yükselişi olarak tanzim edelim. Yolumuz açık olsun…


    Yorumlar



    Yazarın Son Yazıları