• Döviz Kurları
    Puan Durumu
    Menbiç ve Avrupa

     

    Dış politikada ilkeli olmak, günümüz dünyasında ulus devletler açısından pek kolay değil. Küresel sistemde dengeler sürekli değişiyor; bir ittifak dağılırken, diğeri kuruluyor. Devletler arasındaki ilişkiler istikrarlı olamıyor. Ama yine de saf ve pozisyon değiştirmenin bir süresi olmalı. Bir günden ertesine dış politika değişemez. Böyle hızlı değişimler, bir devletin ciddiyetini sorgulanır hale getirir. Hele her  defasında bu pozisyon değiştirme iddialı laflar eşliğinde yapılıyorsa.

    2012’de Türkiye dış politikasının hedefi çok iddialıydı: Esad gidecek, “Şam’da Emevi Camii’nde namaz kılınacaktı.”

    Bugün gelinen noktada ise Esad baş düşmanlık durumundan ‘ehveni şer’ durumuna geçişmiş, şimdi dolaylı da olsa bir kurtuluş umuduna dönüşüyor.

    Demokratik Suriye Ordusu Askeri Konseyi’nin Rusya ile varılmış anlaşma gereği 3 Mart’ta batısını Suriye Ordusu’na bırakacağını açıkladığı Menbiç’ten çekilmeyeceğini önceki gün duyurmasıyla birlikte Türkiye dış politikasının nasıl bir manevra sürecinde olduğu ortaya çıktı.

    Başbakan Binali Yıldırım, Rusya ile Menbiç konusunda Demokratik Suriye Ordusu’nun anlaşmasına ilişkin şöyle demişti zaten; “Son gelişme, rejim güçleri Menbiç’e girdi, YPG’liler ayrılıyor şeklinde. Bu, bizim açımızdan olumsuz değil. İsteğimiz YPG’nin orada olmaması. Nihayetinde Suriye toprakları Suriyelilere aittir.”

    Yani bir aşamadan sonra meselenin pek de Esad olmadığı, Kürtler olduğu ortaya çıkıyor. Türkiye dış politikası ne demokrasiyi ne de ülke çıkarını kriter olarak alıyor. Önemli olan Kürtlerin herhangi bir kazanım elde etmemesi…

    Böyle olunca da Türkiye sadece Ortadoğu’da değil, batıda da güvenilir bir partner olmaktan çıkıyor.

    Bugün eğer hükümet yetkililerinin, bakanların batı ülkelerinde yapacakları konuşmalar yasaklanıyorsa, bunun sebebi sadece hükümetin ülke içindeki uygulamaları değil, Kürt karşıtlığı ekseninde Ortadoğu’da partnerleriyle kavgaya tutuşmuş olması.

    Türkiye yeniden partnerleri için güvenilir bir ülke olmak zorunda.

    Bunun yolu da içte demokratikleşmeden, dışta ise ilkeli olmasa da tutarlı dış politikadan geçiyor.


    Yorumlar



    Yazarın Son Yazıları