• Döviz Kurları
    Puan Durumu
    Mitingin Anlattıkları

     

    Geçen pazar günü Yenikapı’da yapılan ‘Demokrasi ve Şehitler Mitingi’ Türkiye’nin geleceğine dair önemli işaretler barındırıyordu. Kürsüden söylenenlerden çok , formasyonu ile anlatacaklarını anlatan ‘Demokrasi ve Şehitler Mitingi’, kısa, orta ve uzun vadede bu ülkede olacakları ve olabilecekleri haber vermiş oldu.

    7 Kasım 2015 seçimlerinden beri AKP’nin yedeğinde olan MHP’den sonra CHP, Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun Cumhurbaşkanı’nın çağrısıyla mitinge katılmasıyla AKP’ye iltica etmiş oldu. Ya da AKP tarafından ilhak edilmiş oldu. CHP bundan böyle ülke sorunları karşısından paniğe kapılıp safını terk etmiş bir sürgün partisidir. Ya da, söylenenlere bakılırsa Parti MYK toplantısında mitinge katılmazlarsa ‘darbeci’ ilan edeceklerini anlatan Kemal Kılıçdaroğlu’nun basiretsiz yönetiminde, tribünlere oynayan, ilkesiz bir şov partisine, bir gösteri kurumuna dönüşmüştür. Kılıçdaroğlu’nun kürsüdeki konuşmasında kullandığı utangaç ifadeler, onun ‘istemem yan cebime koy’cu tavrını gizleyemez. MHP için burada kalem oynatacak değilim, ilgi alanımın çok dışında bu parti… Eriyip gitmesi ülkenin hayrınadır ama CHP de 7 Haziran 2015 seçimlerinden beri seçmenine ihanet etmektedir. Bazen sormuyor değilim; Kılıçdaroğlu’nun AKP’ye olan diyet borcunun sebebi nedir?

    Aslında tabii esas mesele statükoyu kurtarmak. Devlet partileri ülkedeki değişimin ana dinamiği olan Kürtler’e karşı milliyetçi bir blok inşa ediyor. Amaç bu olunca de kürsüden demokrasi değil, totalitarizm söylemleri yükselmektedir. Toplumun yakın tarihteki bütün demokratik kazanımları yerlerini faşizm dönemlerini hatırlatan taleplere bırakmaktadır. Tarih sosyal demokrat iddialı bir partinin idamı yeniden uygulama vaatlerinin yapıldığı bir kürsünün dibindeki istirahatini elbette yazacaktır.

    HDP, bu miting şov’da yoktu. Çağrılmamıştı. Çağrılsa katılır mıydı katılmaz mıydı, bunu parti yönetimi bilir ama çağrılıp da katılmasalardı da eleştirilemezdi. Darbeye ilk karşı çıkan eşbaşkanın partisini darbe girişiminden sonra da Kürtlere ve dostlarına savaştan başka bir vaatte bulunmayan bir partinin düzenlediği bir mitinge, sırf mahalle baskısıyla katılmaya kimse zorlayamazdı. Hele ki mutabakat adı altında halkların her türlü talebi ve muhalefet söylemi duyulmaz hale getiriliyorsa.

    Peki, HDP’nin 6 milyon seçmenine ne demek istendi bu mitingle? Kürtlere ne denmek istendi? Bu ülkedeki parlamenter sistemden kendileri için bir şey beklememeleri mi? Öyleyse tam da darbelere karşı yapıldığı açıklanan bir mitingte parlamentoyu müdahale, yani bir çeşit darbe ile yeniden forme etmek değil midir üçüncü büyük partiyi dışlamak? Bu yapılan darbecilik değil midir?  Kürtler’in taleplerini toplumsal mutabakatın dışına göndermek esas bölücülük değil midir?

    Ana akım medya istediği kadar darbe karşıtı bir mutabakattan söz etsin, Yenikapı’da yapılan darbecilik ve bölücülüktür.

    CHP de bu şovda yer alarak ülkedeki savaş ortamına katkıda bulunmuş, bir kez daha umutsuz bir vaka olduğunu ortaya koymuştur.

    Artık ana muhalefet HDP’dir ve Türkiye’deki demokrasi ve bir arada yaşam umudunu bu parti beslemektedir.


    Yorumlar



    Yazarın Son Yazıları