• Döviz Kurları
    Puan Durumu
    Muhafazakar Körleşme

    Türkiye’de otokrat (buyurgan tek adamlık) rejimlere özgü büyük bir muhafazakar körleşme ve köhneleşme yaşanıyor, buna bariz basiret yoksunluğu da eşlik ediyor.

    Ülkede oluk oluk kan akıtılırken-canlara kıyılırken bu kararları alıp kılı kıpırdamayan yaşlı kurt tayfasının soğukkanlılığı dikkatlerden kaçmıyor. Devlet kurumlarının bütününde ve medya-asker-siyaset-sosyal tarikatlarda da etkin olan bu odaklar-yaşlı kurt tayfası yitik vicdanları ile aldıkları gaddar kararlarla geleceğe dair umutları olan toplumu uçuruma sürüklüyorlar.

    Ülkenin bölünmüş ruh hali ve bölünmüş kişiliklerin ihtirasları vahim sonuçlara gebe artık, demokratik ilkelere dayalı siyasal bir yönetim şansı tamamen yitirilmiştir.

    Irksal-ekonomik-inançsal- tekçiliği dayatan elitist rejim modelinin birlik, bütünlük yaratması, insanlık vicdanında yer bulması imkansızdır.Yakıcı ve yıkıcı bir iç savaşı göze alma (göz ve vicdan körlüğü) bunun açık seçik belirtileridir.

    Düşünce biçiminden kaynaklı körleştirici bir bakış açısı ile hamaset üretiyor bu yaşlı muhafazakar kesim, genç ve dinamik bir nüfusun çağcıl istemlerine duyarsız kalıyor çok, ciddi bir yabancılaşma var toplumun tümü ile adeta ülke muhafazakar bir tımarhaneye dönüştürüldü, derin bir seküler düşmanlığın ruhu dolaşıyor.

    Muhafazakar akıl(!) sürekli eşitsizlik yaratıyor, eşitlik mücadelesine, fikirlerine kalıcı eşitsizlikleri dayatıyor. Bunu askeri mantığın ürünü hukuk sertliği ile kabul ettirmek olanaksızdır toplumsal muhalefete, nitekim adalete olan güven yitimi en üst düzeye çıkmış durumda.

    Sistemden kaynaklı yoksulluğu sosyal tarikat yardımlarıyla dilenci minnettarlığı yaratarak gidermekte artık etkisini yitirmiştir sadece dipten dibe kaynayan hoşnutsuzluğu öteleyerek zaman kazanmaya çalışılıyor.

    Şu hususta iyi bilinsin HDP üzerinde kurgulanan kapatma, milletvekillikleri düşürerek bir erken seçim oldu bittisiyle karanlık hayallerin gerçekleşmesine de kolay kolay yol vermezler.

    Bu yaşlılar düzenine muhalefet neden bu kadar sessiz anlamak çok güç, rejimin şiddet şokunun derin komasında uyutulmuşlar sanki, işlevsiz ve edilgen seyir ediyorlar, suni gündemin kuyrukçuluğu olanları gönülsüz figüranlara dönüştürmüş bundan kaynaklı olup bitene etkili toplumsal karşı çıkışları ortaya çıkaramıyorlar dönem öncülüğü noktasında tökezliyorlar.

    Yoksa kerameti kendinde saklı acar danışman yiğit bulutun kinestezi (uzaktan beyin kontrolü) tezi muhalefet ve toplum üstünde tıkır tıkır işliyor mu?

    Neden geleceğe dair umutlarımız-hayallerimiz bu kadar edilgen iddasını yitirmiş siyasi zeminde teori eylemden niçin yoksun?

    Oysa “Cesurun bakışı, korkağın kılıcından keskindir.” biline.

    Herkesin beklediği o özgürlük anı-kıvılcımı büyük alt üst oluşlar getirecek bu ülkeye ve biriken özlem isyancı baharda doğum için sadece anını bekliyor Artvin-Cerattepe-Botanda-Amed”te ülkenin nefes mesafesinde.

     

    “Muhafazakârlık, zaman içinde devrimci ve/veya ilerici niteliğini kaybeden ve tutuculaşan burjuvazinin ideolojisi ya da siyasal tavırlarından biri haline gelmiştir…Yeni muhafazakårlık ise yeni gericiliktir, bir tür ortaçağa geri dönüş ideolojisidir”

     M.Yanardağ


    Yorumlar



    Yazarın Son Yazıları