• Döviz Kurları
    Puan Durumu
    Muhalefette dayanışma

    Selahattin Demirtaş’ın eşi Başak Demirtaş ile Muharrem İnce’nin eşi Ülkü İnce’nin, önceki gün Diyarbakır’daki buluşmaları toplumsal hayatımıza iyi bir duygu yaydı. Eşi iki seneye yakın bir süredir cezaevinde rehin tutulan Başak Demirtaş’ı Ülkü İnce’nin evinde ziyareti hem binanın çıkışında kendisinin de vurguladığı gibi kadınlar ve eğitimciler arası bir dayanışmaydı hem de Türkiye’nin epeydir özlediği yeni bir siyaset tarzının işaretiydi. Çünkü Başak Demirtaş’ın da Ülkü İnce’nin de eşleri cumhurbaşkanı adayı, yani bir anlamda siyasi rakip ve Türkiye son dönemde öyle kutuplaşmıştı, öyle kamplara ayrışmıştı ki, Türkiye kamuoyu aslında bu iki kadının birbirine selam vememesini beklerdi. Tabii eğer söz konusu cumhurbaşkanı adayları kampanyalarının başından beri tam da bu kutuplaşmaları, ya da kamplaşmaları ortadan kaldırmayı sağlayacak söylemler kullanmıyor olsalardı. HDP’nin cumhurbaşkanı adayı Selahattin Demirtaş, siyasete atıldığından beri hep toplumsal barışı savundu, CHP’nin cumhurbaşkanı adayı da kampanyasına başladığından beri toplumsal barıştan söz ediyor. Ve bu tavır bu iki siyasetçiyi hızla birbirlerine yaklaştırıyor. Bu zaten toplumun da istediği bir şey. Yani HDP ve CHP arasında böylesi bir yakınlaşma. Seçimlerde oy kullanacak seçmenler arasında da böylesi bir dayanışma acil gerekecek, çünkü AKP’nin parlamento çoğunluğunu kaybetmesi için HDP’nin barajı geçmesi şart ve bu yüzden CHP’lilerin HDP’ye oy desteği vermesi gerekiyor. CHP ile HDP arasındaki bu yeni sempati ilişkisi önceki gün Muharrem İnce’nin Diyarbakır mitinginde de etkisini gösterdi. Erdoğan’ın Diyarbakır mitinginin zayıflığının karşısında Muharrem İnce’nin kentte görkemli karşılanışı ve HDP’lilerin de destek için miting meydanına gitmesi herhalde AKP için de sürpriz olmuştur. Evet, siyasetin bir kanadında sempati ve barış hüküm sürer ve yeni dönemi müjdelerken, Erdoğan yine bildiğimiz gibi. Cumhurbaşkanlığı makamında oturuyor olmasını hiç umursamadan AKP Genel Başkanı ve cumhurbaşkanı adayı olarak çıktığı sahneden rakiplerini hedef gösteriyor, toplumu ayrıştırmaya devam ediyor. Hele ki Selahattin Demirtaş’ı idam ettirmekten söz etmesi ondan her zaman böyle tehditler bekleyen kamuoyunu bile şaşırttı. Düşünün, bir siyasetçi, bir cumhurbaşkanı adayı 7 milyon oyu olan bir rakibini idam ettirmekten bahsediyor ve bunu bir seçim vaadi olarak sunuyor. Böylesi bir zihniyetle Türkiye’nin devam etmesinin imkânı yoktur. Bu yüzden muhalefet arasındaki dayanışma ve koordinasyonun daha da artması ve genişlemesi gerekiyor. Bu dönem şimdilik siyasi farklılıkları bir kenara bırakıp önce Türkiye’nin önünü açacak bir iktidar değişikliğini sandıkta başarmaktır. Bunun ardından parlamenter sistem tekrar güçlendirilmelidir. Ancak ondan sonra fikir ayrılıkları parlamentoya yansıtılır ve orada tartışılır. Şimdi muhalefette dayanışma ve diyalog zamanıdır.


    Yorumlar



    Yazarın Son Yazıları