• Döviz Kurları
    Puan Durumu
    Musul  süreci

     

    Bir iktidar, bir hükümet savaşa ancak bu kadar hevesli olabilir. Yani her siyasi iktidar bir aşamada savaşa bile isteye girer, hatta savaş bile çıkarır; çünkü bilmektedir ki günümüzde savaş siyasetin şiddet araçlarıya devam ettirilmesidir, ama bu kadarı tarihte az görülmüştür.

    Türkiye Cumhuriyeti  adına şu son dönemde söz alan bila istisna bütün statükocu siyasetçiler, adeta mahalle maçında kenarda bırakılmış çocuk ruh haliye illa ki bu savaşa gireceğiz, diye tutturmuş durumda.

    Bahsettiğim, hemen anladığınız gibi Musul’a Irak ordusu, peşmerge ve koalisyon güçlerinin başlattığı operasyon. Türkiye hükümeti Ortadoğu’da liderlik hayali ile girdiği kanlı oyunda, özellikle Suriye’de attığı yanlış adımlar nedeniyle defalarca saha kenarına gönderildi, sonra ya özür dileyerek ya kıyısından köşesinden dahil olarak yeniden sahaya daldı. Fakat her defasında kapıldığı Kürt paranoyası onu hata yapmaya sevk etti.

    Doğru politika ana hatlarıyla şu olmalıydı bence; Dünya da bugün Ortadoğu’da Kürtlersiz bir barış ve toplumsal yapının mümkün olmadığını görmüş durumda. Hatta Kürtler’in özerklik modeli Ortadoğu’nun geleceğini belirleyecek görünüyor. Türkiye bunu kabullense ve kendi sınırları dahilinde barışacağı 20 milyon Kürt vatandaşının avantajıyla olaya dahil olsa, bu avantajdan yararlansa bu sorunların hiçbiri gelişmez, halkının refahı için kendisine büyük kazanç sağlardı. Ancak Neo-Osmanlıcı ve fetihçi zihniyet, barışçıl siyasete izin vermiyor Türkiye’de. Bu şimdilik ideolojik olarak mümkün görünmüyor.

    Türkiye’yi yönetenler iki gündür Musul operasyonuna dahil olmanın yollarının araştırıyor, kürsülerden kendisini zorla savaşa davet ettirecek söylemler üretiyor. Başika ile avuntu, eğittiği Iraklı gücün sahada olmasının abartısı , bu söylemlere eşlik ediyor. Bağdat’a diplomatik heyet gönderiliyor, ABD’ye çağrılar yapılıyor.

    Ancak Irak yönetiminin isteği üzerine koalisyon güçleri Türkiye’yi Musul’dan uzak tutmaya kararlı görünüyor.

    Aslında bu Türkiye halkları için sevinilecek bir durum. İçte ve dışta çatışma bakın Türkiye’yi ne hale getirdi.  Gencecik insanların kaybından söz etmiyorum bile, acısı hepimizin içinde. Bir de ekonomi var ki, büyük bir krizin sinyallerini her gün ve her sektörde veriyor.

    Hazır para ve rant ekonomisine dağ dayanmaz. Üretim yapamayan bir ülke büyük sorunlarla karşılaşır. Bu genç nüfusa üretim yapabileceği saha açılamayınca savaş sahası mı açılmak isteniyor şimdi?

    Ya da Musul’daki  bu yeni savaş cephesine katılmadaki hevesi gördüğümüzde, şöyle mi demeliyiz daha şimdiden; “Aç horoz kendini darı ambarında sanırmış. “


    Yorumlar



    Yazarın Son Yazıları