• Döviz Kurları
    Puan Durumu
    MÜZAKERE Mİ YOKSA TAKİYE Mİ!..

    Savaşın tırmanışının kendi iktidarının sonunu getireceğini gördüğü için mi, açıklamaları üzerinden başlayacak tartışmalarla Kürt hareketini böleceği gibi boş bir hayale kapıldığı için mi, Çankaya’ya çıkarken, hatta rüyalarını süsleyen başkanlık ünvanı için sokağa inmeye karar verdiğinde kendisine dikensiz bir yol açmak için mi, iflas eden dış politikadan dikkatleri tekrar içeri yöneltmek için mi, cemaat ile arasındaki kavgada mevzii kazanmak için mi, hepsi ya da hiçbiri mi?

     

    Senelerdir Kürt siyasetine karşı bir siyasi soykırım yürüten, seçimlerden beri Kürt halkına yönelik kışkırtıcı bir söylem kullanan, Uludere Katliamı’nın ardından paşasına teşekkür eden, Kürt önderi Abdullah Öcalan’a bir yıldır tecrit uygulayan Başbakan ne oldu da, masayı devirdiği Oslo sürecine yeniden dönmek için keskin bir viraj aldı? Bu neyin dönüşü? ‘Zararın neresinden dönülürse kar’ anlayışının dönüşü mü, yoksa hükumetin her zamanki yanar döner hali mi?

     

    Elbette, siyasetinin geldigi bu olgunluk seviyesinde Kürtler, bunları düşünüp vakit kaybetmeyecek, Başbakan’ın açıklamalarına her zamankinden daha temkinli ve dikkatli yaklaşacaktır. Kürtler ve Kürt siyasetinin örgüt ve kurumları barış müzakerelerine her zaman hazırlıklıdır ama bu demek değildir ki müzakere için ilkelerinden ve taleplerinden vazgeçecektir. Kürtler ‘onurlu barış’ diyerek zaten müzakerelerin yönelimini tarif etmiştir.

     

    Ve Kürtlerin ‘onurlu barış’ talebine uygun atılacak her adıma karşılık bir adım da o atacaktır.

     

    Ama Başbakan’ın birkaç gün önce bir televizyon kanalında BDP milletvekilleri ile görüşmeyeceğini açıklaması, BDP milletvekilleri ile Meclis çatısı altından olmak istemediğini söylemesi AKP’nin olası hedefini açığa çıkardı. Öyle görünüyor ki AKP müzakere söylemleri ile kamuoyunu meşgul ederken, Meclis dışında KCK operasyonları ile devam eden bir süreci Meclis’e taşıyarak ve Kürt siyasetinin sivil kanadının parlamentodaki temsilcilerini rehin alarak, hareketin halkla bağlantısını koparma hedefi güdüyor. Hangi danışmanı bunu Başbakan’a öğütlediyse, onu fena halde yanıltıyor. Kürt hareketinin nasıl yaygın bir halk hareketi olduğunu hiç anlamamışlar. Oysa KCK operasyonlarının kendileri açısından sonuçsuz kalmış olması onlara bunu anlatmalıydı. Ama yine de AKP’nin masaya yeniden müzakereyi sürmesi, onun yerel seçimlere BDP’siz girme hedefini de açığa çıkardı. Kürt illerini nüfuzu altına alamıyor olmak Başbakan’ın Başkanlık rüyasının önündeki en büyük engel. Bundan sonra da Kürtler bildikleri yolda yürüyecek, ama AKP’yi ve Başbakan’ı da her gün samimiyet testine tabi tutacaktır. Öcalan’a yönelik yaklaşım ve onun yaşam şartları bu testin en önemli sorusudur.

     

    Samimiyet testinin sorularından biri de hiç kuşkusuz halkının oylarıyla Meclis’e gelmiş milletvekillerine yaklaşım olacaktır.

     

    Testte olan Kürt halkı değil, onlar en çetin savaş şartlarında bile barış konusundaki samimiyetlerini ortaya koydu.

     

    Teste tabi tutulacak olan hükümet ve Başbakan’dır.

     


    Yorumlar



    Yazarın Son Yazıları