• Döviz Kurları
    Puan Durumu
    MÜZAKEREDE HALK

    Benim barışa olan inancım tamdır. O kadar inançlıyım ki, biri barış desin, inanın eski İçişleri Bakanı İdris Naim Şahin’in önünde takla bile atarım, ancak birileri kalkıp “Kürtler’e her şeye rağmen onursuz bir barışı dayatırız” derse, işte o zaman “olmaz” derim, zira dünyanın hiçbir halkı onursuz, teslimiyetçi bir barışı kabul etmediği gibi, Kürtler de asla kabul etmezler. Kürtler’in onurlu barıştan anladığı hayatları pahasına sürdürdükleri 30 yıllık mücadelenin öncelikli hedef ve taleplerinin devlet tarafından kabul edilmesi ve anayasal zeminde garanti altına alınmasır. Artık Türkiye kamuoyunun bütün kesimlerinin malumu olan bu hedef ve talepler Kürtler’in kırmızı çizgisi ve direnişlerinin kazanımıdır. Hiç bir onurlu Kürt bu kazanımlardan vazgeçmez.

    Kürt halk önderi Abdullah Öcalan’ın özgürlüğü Kürtler’in bu öncelikli taleplerindendir. Abdullah Öcalan özgür olmadan Kürtler’in de kendilerini özgür hissetmeyeceği açıktır. Ancak sayın Öcalan bu konuda, bunları konuşmak için erken olduğunu söylüyor ve Kürtler’in anayasal hakları güvence altına alınmadan ve Kürt halkı hukuki statüden yoksunken, olası bir affın devletin lütfu olacağının altını çiziyor.

    Devletin barıştan ne anladığı ise geçen haftaki bazı gelişmelerle yine ortaya çıktı. İmralı mektubunun BDP’ye ulaştığı ve BDP ve DTK Eşbaşkanları ve vekillerimizin oluşturduğu bir heyet tarafından Kandil’e götürüldüğü günlerde TSK jetleri Kandil’i bombalıyordu. Sadece bu olay bile Kürt halkının bu süreçte inisiyatifini devlete ve hükümete göstermesinin ne denli önemli olduğunu gösteriyor. Aksi bir durumda hükumet Kürtler’e kendi sınırlı barışını dayatacaktır.

    Müzakere masasında Kürtler için görüşmelerde bulunan Kürt halk önderi böyle bir dayatmayı kabul etmeyecek olsa da, halkımızın ona ve barış sürecine desteği şarttır.

    Kürt halkının bu güçlü inisiyatifi Başbakan ve hükümet üyelerinin bize davranış dikte etme alışkanlığının da önüne geçecektir.

    Çünkü eğer bu süreçte üslubuna dikkat etmesi gereken birileri olacaksa, bu hükümet partisinin üyeleridir.

    Bağımsız birleşik sosyalist Kürdistan şiarı ile mücadeleye başlayan ve halkının güçlü katılımı ile büyüyen Kürt siyasi hareketi bugün ‘demokratik ulus’ ve ‘anayasal statü’ talebiyle müzakere masasına oturmuş ise TC bunu öpüp başına koymalı ve sürece zarar verecek her girişimden uzak durmalıdır.


    Yorumlar



    Yazarın Son Yazıları