• Döviz Kurları
    Puan Durumu
    Naim Süleymanoğlu’nun ardından

    Dünyaca ünlü halterci Naim Süleymanoğlu geçtiğimiz günlerde hayata gözlerini yumdu. Uzun süredir karaciğer nakli için organ bekliyordu Naim Süleymanoğlu. Sonra cumhurbaşkanının özel talimatı ile konuyla yakından ilgilenmişler. Kısa süre önce karaciğerin bulunduğu açıklandı.

     

    Ancak iyi haber beklerken, onun ölüm haberiyle sarsıldı kamuoyu.

    Naim Süleymanoğlu Bulgaristan Türklerindendi. Orta yaşı geçenler hatırlarlar, 1980’lerde Bulgaristan’da Türkler üzerinde Bulgarlaştırma siyaseti izlendi.  Dönemin Bulgaristan Devlet Başkanı Todor Jivkov’du. Büyük baskı gördü o zaman Türkler.  1986 yılında Melbourne’de düzenlenen Dünya Halter Şampiyonası’nın ardından Avusturalya Türkiye Büyükelçiliği’ne sığınarak Türkiye’ye iltica etti Naim Süleymanoğlu. Turgut Özal, Milli İstihbarat Teşkilatı ve Dışişleri Bakanlığı’nın gizli operasyonuyla Türkiye’ye getirildi. Türkiye’ye gelişinden hemen sonra Avrupa Şampiyonasına katıldı Türkiye adına. Türkiye adına yarışabilmesi için 1 yıl geçmesi gerekiyordu. Bulgaristan’ın vetosunu kaldırabilmek için Bulgaristan’a 1 milyon200 bin dolar ödedi Türkiye. Sonradan Özal’ın manevi oğlu oldu.

     

    “Cep Herkülü”ydü lakabı.  İlk dünya rekorunu kırdığında 15 yaşındaydı. Girdiği her uluslararası yarışmadan şampiyon çıkıyor, rakip tanımıyordu. 1988 Seul Olimpiyat oyunlarındaki   başarısını anımsarım, bütün zamanların rekorlarını kırmıştı.

    Elbette Naim Süleymanoğlu’nun bu başarılarında Türkiye’nin çok bir katkısı olduğu söylenemez. Bulgaristan’ın yetiştirdiği ve Bulgaristan adına mücadele ederken dünya şampiyonluğunu yakalamış bir isimdi Naim Süleymanoğlu.  Kendi milli sporcularına vaat edebildiği tek şey ortaokulda beden eğitimi öğretmenliği olan bir ülkenin zaten öyle uluslararası başarılara imza atacak sporcular yetiştirmesi hayal biraz. O yüzden son yıllarda özellikle atletimizde her başarının altından bir doping çıkmıyor mu? Madalya kazanmakta değil ama madalya teslim etmekte sanırım dünya birincisiyiz.

     

    Naim Süleymanoğlu’nun erken ölümü herkes gibi beni de çok üzdü.

    Onun ölümü başka bir tartışmayı daha dünyanın gündemine taşımalı. Doktor değilim, tıptan hiç anlamam ancak bildiğim kadarıyla böylesi ağır sporla uğraşanlar uzun yaşamıyorlar. Sporu bıraktıktan sonra vücutta değişik metamorfozlar ve bozulmalar yaşanıyor.

     

    Soru şu, insan hayatına zarar veren spor mudur?

     

    Uzun zamandır halter, boks, tayboks vs. gibi insanın vücut bütünlüğüne zarar veren sporların, spor olmadığını düşünüyorum. İster sporcunun kendi bedenine ister rakibin bedenine olsun fark etmez, içinde şiddet barındıran her türlü spor ortadan kaldırılmalı.

    Bir de sürekli birincilik, şampiyonluk, rekor beklentileriyle sporcuların insan olduğunu unutuyoruz gibi geliyor bana. Milli marşın stadyumlarda yankılanmasını, o sporcunun hayatından daha kıymetli görüyoruz. O sporcular duygularımızı okşayan kurmalı makinelere dönüşüyorlar bir süre sonra. Öyle bakıyoruz. Bunu hiç insani bulmuyorum.

    Tıpkı sanat gibi sporun doğası da iyicildir oysa. Fazla besteden ölen bir müzisyen tanıdınız mı hiç siz? Bu neden sporcular için geçerli değil peki. Yıllara sarkan aşırı idmanlar, müsabakalarda kürsüye çıkmanın her şeyden önemli olduğu bir algı ortamında, o sporcunun hayatını kim düşünür ki?

     

    Biliyorum kimsenin takacağı yok ama yine de yazayım. İnsan ve diğer canlıların bedensel bütünlüğüne ve hayatına kast eden her türlü spor, spor kategorisinden çıkartılmalı ve  uluslararası organizasyonlardan kaldırılmalı artık.

    Işıklar içinde uyu Naim Süleymanoğlu.


    Yorumlar



    Yazarın Son Yazıları