• Döviz Kurları
    Puan Durumu
    Neden Biat Kültüründen Etkileniyoruz?

    “Biat, bağlılığını, itimadını bildirmek; rey vermek, anlamına gelen ve İslâm toplumlarında hükümdarların dinsel yargı gücüne sahip olabilmeleri, meşru (yasal) ve yetkili sayılabilmeleri için halktan aldıkları söz, bağlılık andı veya yetkisidir.”

    İslam; vaatlerle kendine biat eden kesimler oluşturmayı becerdi. Din tüccarlığı, kardeşlik söylemi bu vaatlerin başında gelir. Din tüccarlığının ana aklı vaatlerdir. İslam cephesinde; biat, yeniden biat, gene biat politikası son hız sürüyor. Yani biat kültürü üstündeki tozu silkelemeyi düşünmüyor. Biat kültürünü doğru bulmayan ve onu rafa kaldırmayı tercih eden biz sosyalistler, gelişmeyi, sorgulamayı ve öğrenmeyi önemsiyoruz. Ve bu yeterince açık bir şekilde görünüyor. Tabii görmek isteyene…
    Sosyalizm düşüncesinin “Biat” ilişkilerinden ayrı olduğunu iddia ederiz. Ama Sosyalizmde eşitliğe dayalı söylemler solda hâkim olsa bile başka bazı çelişkilerin “din, mezhep, ataerkil geleneklerin kalıntıları ayrımcılık biçimleri” sosyalistler arasında sürdüğünü söylemek abartı olabilir mi? Çünkü ilkel toplumdan sonra insanlık tarihinden gelen düşünme ve davranış biçimleri, kurumları, devletleri, imparatorlukları bambaşka bir insan yaratmıştır. Toplumu ekonomik, siyasal ve sanatsal olarak dönüştürme mücadelesine emek verenler, bireylerin örgütlü mücadelesi, dayanışmayı öğrenmesi kendi içlerinde yeni yeni yetenekler ve güçler yaratması ve böylece kendilerini dönüştürenler arasında “Başka bir dünya mümkün” sloganı ezberleri bozdu. Başka bir dünyanın nasıl olması gerektiğine dair günümüzdeki adaletsizliklerin ve eşitsizliklerin ve her türlü ayrımcılığın bitmesi gibi amaçladığımız hedeflerimiz bilinmektedir.
    Toplumlar açısından kimi kavramlar belli bir kargaşa içinde ortaya konulur ve üzerlerinde ileri-geri tartışmalar sürdürülür. Demokrasi ve özgürlük bu konuya örnektir. Demokrasi, özgürlük, felsefe, siyaset, sosyoloji, artı değer, emek gibi kavramlar Marxistleri daha yakından ilgilendirmektedir. Marxistler arasında özgürlüğü istemeyen var mıdır? Peki, sol gruplar için özgürlük nedir ve bu hangi koşullarda gerçekleşmektedir? Bu soru sosyalistler arasında çatışkılı bir sorunu içermektedir. Özgürlükler öbür sol gruplar için bir rakip olarak görülmemesi gerektiği bilinmesine rağmen, birbirleriyle dayanışma içinde görülmemesi ve özgürleşme olanağının bulunmamasının nedenlerini düşünüyor muyuz?
    Demokrasi ve özgürlük yolu Metaryalistlerin hayal ettiği sosyalizm yolunu açtığı için mutlaka Marx’tan başlamalıyız. Marx sosyalist bilincin, düşünce gücünü materyalist felsefeyi, ekonomi-politik anlayışı, sosyolojiyi o koşullarda analiz ederek emek mücadelesine ışık tuttu.

    Açıktır ki içindeki (tüm bölgelerde olmayan) bu tür süreçte aşılacak öğelerin varlığı zaten bize korunması değil, geliştirilmesi ve dönüştürülmesi gereken bir kültür problemi ile karşı karşıya olduğumuzu hatırlatıyor..
    Hatırlatmakta yarar var; bugün korunacak ve aynen saklanacak kültür kalıplarıyla uğraşmıyoruz. Biat kültür öğesi tamamen ortadan kalkabilir de. Onu doğuran gerekçeler ortadan kalkınca çoğulcu, demokratik bir gelecek toplum için, farklılığın kabulü ve bir arada olabilmesi anlamında da oldukça önemli bir görev görecektir.
    Sosyalistler tabu olan bu konuyu tartışmalıdır.. En azından kendine sosyalistim diyenler bu sorunu sorgulamalıdır.
    Emek sermaye çelişkisini kavrayan ve bu uğurda mücadele eden sosyalistlerin mezar taşlarına, ruhuna Fatiha diye yazılması devrimci bir kültür mü? Sosyalist olup da din kültüründen kopamayanlar için söylenecek bir söz yok. Onların mezar taşlarına ruhuna fatiha diye yazılabilir. Bir sosyalistin mezar taşına “ruhuna fatiha” diye yazılması devrimci bir kültür olabilir mi? Devrimci mücadelede bir çok devrimci militan ve önder düşüncelerini ifade eden sözleri yazılmıştır. Yazdırılmıyor veya yazmıyorlar lafları demogojik söylemlerdir. Yazanlara selam olsun!


    Yorumlar



    Yazarın Son Yazıları