Kürtler’in, Demokratik Özerklik ve Birlikte Yaşam projelerini, bu kez de ve hem de en güçlü biçimiyle Newroz’da slogan ve söylemleriyle dile getirişleri, ortaya koydukları disiplin ve özgüvenle dışa vuruşları iyi analiz edilmelidir. Halkın büyük bir sorumluluk ve coşku ile Newroz alanlarında oluşturduğu toplulukta teorinin pratiğe geçişi dost düşman herkes için görünür kılınmış oldu. Yediden yetmişe Kürtler, Newroz’u Demokratik Özerklik ve Birlikte Yaşam tezleri doğrultusunda anlamlaştırdılar. 17 Mart’ta Şırnex (Şırnak) ve Îdır’da (Iğdır) yakılan ve 20 Mart’ta başta Kürt coğrafyası olmak üzere ülkenin tüm kentlerinde tutuşan, belki de dünyanın en coşkulu bayram kutlaması olarak Amed’de (Diyarbakır) bir milyonu aşkın, İstanbul’da ise 600 bine yakın insan tarafından taşınan bu meşalenin ışığında Kürt Özgürlük Projesi’nin üç önemli veçhesi özellikle görünür oldu. Amerikalı sosyolog Richard Senett ‘Düzensizliğin Faydaları’ adlı kitabında ABD’de toplu konutlarda yaşayan farklı etnisitelerden insanların arasındaki sorunların şiddet erkinin yani polisin aradan çekilmesiyle kendiliğinden ve barışçıl yöntemlerle çözülüşünü örneklerle anlatır. İşte aynı böyle, Kürtler de Newroz alanlarında disiplin ve güvenliklerini kendi öz bilinçleri ve sorumluluk duyguları ile sağladılar yine. Nicedir tartışılan ve etrafında fırtınalar koparılan ‘demokratik özerklik doğrultusunda Kürtler’in kendi güvenliklerini sağlaması’ konusuna ilişkin iyi ve net bir mesajdı bu.
Projemizin bir başka öğesi ise ulusal giysilerimle İstanbul’da Kazlıçeşme Meydanı’na girer girmez içimi umutla doldurdu. Kürtler’in Birlikte Yaşam mesajını selamlayan Türkiye Solu’nun sosyalist, devrimci güçleri de hareketlenmiş ve alana bayrakları ve pankartları ile girmişler, özgürlük bayramını hararetli bir şekilde kutlamaya başlamışlardı. Onlar Kürt Özgürlük Hareketi’nin bugün Türkiye halkları için bir ortak mücadele platformu olduğunu ilk gören unsurlardı. Bu mücadele sonucunda ortaya çıkacak olan Demokratik Ulus Bloğu ise alana çoğu kendi ulusal giysileri ile gelen başta Kürtler olmak üzere, Türkler, Çerkezler, Lazlar, Aleviler, sosyalistler, demokratların birarada duruşlarında müjdeleniyordu. Tüm halklar bu özgürlük bayramında sesini duyurmaya çalışıyordu. Ve bu gür ses elbette ki bir halkın var olma mücadelesiydi ama ziyadesiyle de bir birlikte yaşam manifestosuydu. Bu Newroz meşalesi bundan böyle Kürt coğrafyasını aydınlatmakla kalmayıp tüm Ortadoğu halklarının demokrasi yolundaki ışığı olacak, emperyalistlerin ve onların işbirlikçilerinin kirli niyetlerini boşa çıkaracaktır. Bu dayanışma ve özgürleşme hareketi proleter devrimin ve halkların kurtuluşunun önünü açacaktır.
PKK Lideri Abdullah Öcalan’ın yol haritasını baz tutar, 156 sayfalık bu manifestoyu iyi anlarsak burada söylenenlerin Newroz alanlarında nasıl pratikleştiğini daha iyi saptarız. Newroz alanları güven verici coşkusu ile Demokratik Özerklik ve tüm renkleriyle Demokratik Ulus konseptlerinin yasal zeminde nasıl oluşacağını sergilediği gibi Kürt hareketinin yine kararlı biçimde talep ettiği Hakikat ve Adalet Komisyonları’nın nasıl işleyeceğine ilişkin kimi işaretlerin de ortaya çıktığı yer oldu. “Kürtler bizim insanımız. Ben yıllarca o bölgede, o insanlarlaydım. 90’lı yıllarda o dağlarda savaştım. O insanların içindeydim; yemeklerini yedim, sularını içtim. Utancımla yaşamak istemiyorum artık. O insanları yıllarca hor gördük, binlercesini öldürdük. Ama şimdi kurtuluşumuzun Kürtler’le birlikte olduğuna inandığım için buradayım, bunun için Newroza katıldım.” Bu sözler kimin mi? Bir süre öncesine kadar “Devlet için bin kişi öldürdüm” diyen eski özel harekatçı ve Susurlukçu Ayhan Çarkın. İşte Kürtler onurlu barış için masaya oturduklarında bunun gibi daha çok yüzleşme sürecine tanık olacak bu toplum. Çok kişi pişmanlığını ifade edecek, af dileyecek acı verdiği insanlardan, bu halktan. Eğer Ayhan Çarkın gibi birisi bunları diyebiliyorsa bu yol haritamızın doğruluğunun bir göstergesidir, onun sağladığı koşullardır.
Kürtlerin barış ve demokrasi yürüyüşünün en önemli duraklarından biri olan Newroz bu yıl hem niceliği hem niteliği ile bir Demokratik Özerklik pratiği oldu. Şimdi gerçekten her kim kendine insanım diyorsa, Kürdü, Türkü, Sünnisi, Alevisi, demokratı, sosyalisti, dindarı, dinsizi, tüm halk katmanları yüzyılın ayıbı olan Kürt sorununu hemen çözmek için ortak mücadele vermelidir. Bu vesileyle tüm Ortadoğu halklarının Newroz bayramını kutlarım. Newroz Pîroz be…







