• Döviz Kurları
    Puan Durumu
    Nöbetin gösterdikleri

    Halkların Demokratik Partisi milletvekillerinin iki hafta önce Diyarbakır’da Ekin Ceren Parkı’nda bașlattıkları, bir hafta sonra İstanbul Kadıköy’deki Yoğurtçu Parkı’na taşıdıkları, bu hafta da Van’da devam edecek olan Vicdan ve Adalet Nöbetleri kampanyası birçok açıdan öğretici oluyor.

     

    İktidarın nasıl bir rejim tasavvur ettiğini ve hedeflediğini, Türkiye’nin toplumsal barış, demokrasi, yargı ve ifade özgürlüğü gibi problemli alanlarında ne gibi çözüm önerileri sunduğunu, eşit yurttaşlık ilkesinden ne anladığını ya da anlamadığını HDP’li vekillerin Vicdan ve Adalet Nöbeti tuttuğu alanlara uzaktan bakarak  bile kolayca anlayabilirsiniz.
    Alanlardaki, yani nöbetlerin tutulduğu parklardaki polisiye önlem ve müdahaleler ve konulan keyfi kurallar, iktidarın anti-demokratik ve eşitsiz siyaset anlayışını görsel olarak ortaya koyuyor. Kampanyanın daha ilk gününden itibaren HDP’li vekiller ile yurttaşlar, yani seçmenleri arasına koyulan bariyerler birçok anlam içeriyor. Temsil değeri yüksek bu bariyerlerin. İktidarın birkaç arzusunu sembolize ediyor. Vekiller ile seçmenleri arasına çekilen bu bariyerler hem nöbet alanını hem alanın dışını bir açık hava hapishanesine dönüştürüyor. Bu aslında bütün ülke sathına yayılması istenen bir hissiyat.

     

    Bu bariyerler sayesinde önce vekiller ve  parti olarak HDP, sonra onlar üzerinden seçmenleri kriminalize ediliyor. İktidar 7 Haziran 2015 seçimlerinden beri tam da bu parklarda ortaya çıkan şemaya göre davranıyor. HDP’yi kriminalize etmek ve seçmenleriyle bağını koparmak… Bu stratejinin bir aşaması olarak HDP eşbaşkanları ve bazı vekilleri ile seçilmiş yerel yöneticileri aylardır cezaevinde.

     

    Demokrasinin temel özelliklerinden biri seçilmiş vekillerle bu vekaleti onlara veren seçmenlerin etkileşimidir. İktidarın yönetim şemasında demokrasinin bu olmazsa olmazına yer yok. İktidar kendilerinden önceki sağcı iktidarların “yollar yürümekle aşınmaz” düsturu uyarınca CHP’nin Adalet Yürüyüşü boyunca parti – seçmen etkileşimine yol verirken, söz konusu HDP olunca 6 milyon yurttaşa net bir ayrımcılık uygulamıştır.
    HDP’li vekillerin eylemine ve eylemin haberleştirilmesine yönelik tedbirler ise iktidarın ifade özgürlüğü konusunda ne kadar sorunlu bir tutum içinde olduğunu gösteriyor.
    Özellikle İstanbul’da eyleme desteğe gelen yurttaşların sayısının fazla olması, polisi sivil toplum örgütlerinin ve kurumların ziyaretlerine sıra ile izin vermeye zorladı. Ancak bu bile epey sorunlu bir durumdu. Çünkü yine tekil yurttaşın oyu değersizleştiriliyor, siyaset bu defa da parti -kurum ilişkisi ile sınırlandırılıyordu.
    Bu kampanya partiden yapılan açıklamaya göre yurt çapında sürecek. İktidarın HDP’ye yaklaşımı da kısa vadede değişecek gibi görünmüyor. Yani daha bir süre ülkenin birçok kentindeki parkların etrafında Türkiye usulü demokrasinin temsilini izleyeceğiz.


    Yorumlar



    Yazarın Son Yazıları