• Döviz Kurları
    Puan Durumu
    Nuriye Gülmen: Bu direniş bizim hakkımız, sözümüzdür!
    Nuriye Gülmen: Bu direniş bizim hakkımız, sözümüzdür!
    17 Kasım 2017 14:10
    Font1 Font2 Font3 Font4
    Bu Haberi Yazdır

    Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile ihraç edilmesini protesto için açlık grevi yapan tutuklu eğitimci Nuriye Gülmen, “örgüt üyeliği” suçlamasıyla yargılandığı davanın dördüncü duruşmasına SEGBİS (Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi) ile bağlandı. Yüksel direnişini başlatan ve sembolü olan Nuriye Gülmen mahkemeye “Duruşmaya getirilerek konuşmak istiyorum”  diye seslendi.

    Numune Hastanesi’nin tutuklu koğuşunda bulunan Nuriye Gülmen açlık grevinde 253 günü geride bıraktı. İfade vermediği için önceki celse tahliye edilmeyen Gülmen davanın dördüncü duruşmasına SEGBİS ile bağlandı.

     

    Nuriye Gülmen’in savunma değil kendini ifade olarak tanımladığı konuşmasından bazı bölümler şöyle:

    Numune Hastanesi’nde çok sağlıksız koşullar altında kalıyorum. Odada sürekli bir ışık yanıyor. Açlık grevindeki bir insan olmasam bile bu ışık altında uyuyamam. Çok kapsamlı bir savunma hazırladım. Mahkemeden kaçırıldım. Duruşmaya getirilerek konuşmak istiyorum. Açlık grevine neden başladığımı anlatacağım. Ancak bu asla bir savunma değil. Kendimi ifade etmek istiyorum.”

    Bitirdiğim tezimi bitirmedim diye haksız şekilde açığa alındım. Oysa ben onca emekle bitirdim. Ben hakkımı arayan bir insanım. Haksızlığa uğrayanların yanında olan bir insanım. Soruşturma geçirdiğim halde acısı olanı paylaşan insanım. Açlık grevimiz ve direnişimiz AKP’nin KHK’larının meşruluğunu ortadan kaldırdı. Haksız yere insanlar, hiçbir gerekçe gösterilmeden işlerinden atılıyor. Biz bunun bu kadar kolay olmadığını anlattık. KHK sonrası YÖK’le görüşmek istedik, karşımızda muhatap bulamadık. Topladığımız imzaları teslim etmek istedik.

     

    Destek veren herkese en içten duygularımla selamlıyorum. Terör demagojilerine inanmayıp bizim için bir şeyler yapan herkese teşekkür ediyorum. Milletvekillerine ve avukatlarımıza… En başından beri mahkemeye keyfi olarak getirilmedim, mahkemelere katılmak istediğim halde.

     

    Numune Hastanesi’nde çok sağlıksız koşullar altında kalıyorum. Odada sürekli bir ışık yanıyor. Açlık grevindeki bir insan olmasam bile bu ışık altında uyuyamam. Ben aylarca tecrit altındayım. Fotoğrafçı bile fotoğrafımızı çekmiyor.

     

    Çok kapsamlı bir savunma hazırladım. Ancak önce Nuriye Gülmen kimdir, neden açlık grevine başladı bunu anlatmak istiyorum. Bugün 254. gün. Ben Eskişehir OGÜ’de araştırma görevlisiyim. Öğretim üyelerinin angarya işlerini kabul etmedim! Mesai saatleri dışında katıldığım eylemlerden dolayı soruşturma geçirdim. Ali İsmail Korkmaz’ın duruşmalarına katıldığım için soruşturma geçirdim. Sendikamın çağrılarına katıldığım için soruşturma geçirdim. 38 gün boyunca Ali İsmail uyanacak diye bekleyen Emel Annenin yaşlarına, gözlerine şahidim. Ben her fırsatta o uyanacak diye oraya gittim.

    Bitirdiğim tezimi bitirmedim diye haksız şekilde açığa alındım. Oysa ben onca emekle bitirdim.

     

    Ben 9 Kasım’da o eyleme başladım. Kendi savunma yeteneğim ve direncim boyun eğmez! AKP iktidarı beni işimden atamaz! Ben ondan hesap soruyorum. Sadece işimi geri istiyorum. Hesap soruyorum. Ben hakkımı arayan bir insanım. Haksızlığa uğrayanların yanında olan bir insanım. Soruşturma geçirdiğim halde acısı olanı paylaşan insanım.

     

    Bu direniş bizim hakkımız sözümüzdür. İşimizi geri istiyoruz olacağız dedik olduk! Yüksel direnişi devam etti. Gözaltına götürüyorlardı. Kabahatler Kanunu ya da canları ne isterlerse öyle davranıyorlardı. OHAL vardı, kimse bir şey yapmaya cesaret edemiyordu! Biz vardık, halk bunun farkında. Açlık grevimiz ve direnişimiz AKP’nin KHK’larının meşruluğunu ortadan kaldırdı! Haksız yere insanlar, hiç bir gerekçe gösterilmeden işlerinden atılıyor. Bu bu kadar kolay değil! Biz bunun bu kadar kolay olmadığını anlattık.

     

    Bu KHK sonrası YÖK’le görüşmek istedik, karşımızda muhatap bulamadık! Topladığımız imzaları teslim etmek istedik!” Nuriye Gülmen: “İmzalar topladık, basın açıklamaları yaptık! Muhatap bulamadık! acun karadag ne güzel ifade etmiş – Taş duydu, beton duydu, bir siz duymadınız!- Sonrasında açlık grevi kararı aldık. Semih ile açlık grevi kararı sonrası gözaltına alındık. 5 gün TEM’de tutulduk. Adli kontrolle serbest kaldık. Tekrar Yüksel’e gittik. Açlık grevinin 75. günü gözaltına alındık, dosyalar üzerine oynamalar yapılarak, birleştirilerek tutuklandık.

     

    Türkiye’de 6 yıl önce Şeker Ana adında bir nine açlık grevine başlamıştır. Kadın ailede saygı gören birisi ama gelini saygı göstermiyor. Bu sebeple açlık grevine başlıyor. Hastaneye kaldırılıyor. Şeker Ana açlık grevinden dolayı ölüyor.

     

     

     

     

    mahkeme nuriye

     

     

     

    Saldırılar halka karşı ne kadar yoğun olursa, siz de o kadar açlık grevi göreceksiniz. Bizim açlık grevi Dünya çapında görüldü. Faşizmin arttığı oranda halk açlık grevi yapmaya devam edecektir. Suskunluk ve korku dönemi olmuştur. Tabii ancak bir yerden sonra canlarına tak diyecek ve iktidarın korkusu budur. Gülsüm Elvan’ın kolunun kırılması, Antalya’da adımızın geçtiği pankart açan öğrencilerin tutuklanması, halkın sahiplenmesinin önüne geçmeyi amaçlamaktadır.

     

    Sincan Hapishanesi’nde kaldım. Orası bir tecrit hapishanesi, çok ağır koşullar altında kaldım. Açlık grevime uygun olmayan tecrit ortamında bulundum. Sonra Numune hastanesi yoğun bakım ünitesine getirildim. Ancak ben hapishaneye dönmek istiyorum diye dilekçe verdim. Çünkü hapishanede devrimci dayanışma vardı.

    Numune Hastanesi’nde hayati tehlikesi vardır, refakatçisiz kalamaz raporuna rağmen 18 gün refakatçisiz kaldım. Kendi ihtiyaçlarımı karşılayacak durumda olmama rağmen. Sincan cezaevinde tecritte bile olsam tekerlekli sandalye ile hava alma şansım vardı, Güneş’i görme şansım vardı.

     

    Ağırlaştırılmış müebbet almış mahkumların ağır tecrit koşulları vardır ama onlar bile havalandırmaya çıkabiliyorlar! Ya ben? Hastaneye getirilmeye itiraz etmemin en önemli nedeni, beni hasta olarak görmeleri! Ben tedavi olmak istemiyorum. Ben direnişçiyim ben ne için hastanede kalıyorum.

     

    Bir gece hapishane müdürü geldi beni hasteneye götüreceğiz dediler! Zorla çarşaflardan tutarak, hastenede 3. Derece yoğun bakım ünitesine koydular! Zorla müdahaleye zemin hazırladılar.

    24 saat perdemi aralayıp rapor verdiler birilerine! Birgün jandarma gelip sen yürüyebiliyorsun seni yatağa bağlayalım dedi kabul etmedim. Çok gergin bir ortam sürekli baskı altındayım. İçeride tuvaletimi yapmak, insanlar izlerken onur kırıcıydı.

     

    Yoğun bakımda kalmak istemedim. Bana sürekli tetkitleri yaptır, seni mahkum hasta koğuşuna alalım dediler! Ben bunu kendi istediğimle yapıyorum sizleri hekim olarak görmüyorum dedim.

     

    Nuriye Gülmen’in mahkemedeki konuşması devam ediyor.

    • Davadan anlık paylaşım yapan Ali Haydar Çelebi

    Yorumlar



    İlgili Haberler