Numune Hastanesi’nde çok sağlıksız koşullar altında kalıyorum. Odada sürekli bir ışık yanıyor. Açlık grevindeki bir insan olmasam bile bu ışık altında uyuyamam. Çok kapsamlı bir savunma hazırladım. Mahkemeden kaçırıldım. Duruşmaya getirilerek konuşmak istiyorum. Açlık grevine neden başladığımı anlatacağım. Ancak bu asla bir savunma değil. Kendimi ifade etmek istiyorum.”
Bitirdiğim tezimi bitirmedim diye haksız şekilde açığa alındım. Oysa ben onca emekle bitirdim. Ben hakkımı arayan bir insanım. Haksızlığa uğrayanların yanında olan bir insanım. Soruşturma geçirdiğim halde acısı olanı paylaşan insanım. Açlık grevimiz ve direnişimiz AKP’nin KHK’larının meşruluğunu ortadan kaldırdı. Haksız yere insanlar, hiçbir gerekçe gösterilmeden işlerinden atılıyor. Biz bunun bu kadar kolay olmadığını anlattık. KHK sonrası YÖK’le görüşmek istedik, karşımızda muhatap bulamadık. Topladığımız imzaları teslim etmek istedik.
Destek veren herkese en içten duygularımla selamlıyorum. Terör demagojilerine inanmayıp bizim için bir şeyler yapan herkese teşekkür ediyorum. Milletvekillerine ve avukatlarımıza… En başından beri mahkemeye keyfi olarak getirilmedim, mahkemelere katılmak istediğim halde.
Numune Hastanesi’nde çok sağlıksız koşullar altında kalıyorum. Odada sürekli bir ışık yanıyor. Açlık grevindeki bir insan olmasam bile bu ışık altında uyuyamam. Ben aylarca tecrit altındayım. Fotoğrafçı bile fotoğrafımızı çekmiyor.
Çok kapsamlı bir savunma hazırladım. Ancak önce Nuriye Gülmen kimdir, neden açlık grevine başladı bunu anlatmak istiyorum. Bugün 254. gün. Ben Eskişehir OGÜ’de araştırma görevlisiyim. Öğretim üyelerinin angarya işlerini kabul etmedim! Mesai saatleri dışında katıldığım eylemlerden dolayı soruşturma geçirdim. Ali İsmail Korkmaz’ın duruşmalarına katıldığım için soruşturma geçirdim. Sendikamın çağrılarına katıldığım için soruşturma geçirdim. 38 gün boyunca Ali İsmail uyanacak diye bekleyen Emel Annenin yaşlarına, gözlerine şahidim. Ben her fırsatta o uyanacak diye oraya gittim.
Bitirdiğim tezimi bitirmedim diye haksız şekilde açığa alındım. Oysa ben onca emekle bitirdim.
Ben 9 Kasım’da o eyleme başladım. Kendi savunma yeteneğim ve direncim boyun eğmez! AKP iktidarı beni işimden atamaz! Ben ondan hesap soruyorum. Sadece işimi geri istiyorum. Hesap soruyorum. Ben hakkımı arayan bir insanım. Haksızlığa uğrayanların yanında olan bir insanım. Soruşturma geçirdiğim halde acısı olanı paylaşan insanım.
Bu direniş bizim hakkımız sözümüzdür. İşimizi geri istiyoruz olacağız dedik olduk! Yüksel direnişi devam etti. Gözaltına götürüyorlardı. Kabahatler Kanunu ya da canları ne isterlerse öyle davranıyorlardı. OHAL vardı, kimse bir şey yapmaya cesaret edemiyordu! Biz vardık, halk bunun farkında. Açlık grevimiz ve direnişimiz AKP’nin KHK’larının meşruluğunu ortadan kaldırdı! Haksız yere insanlar, hiç bir gerekçe gösterilmeden işlerinden atılıyor. Bu bu kadar kolay değil! Biz bunun bu kadar kolay olmadığını anlattık.
Bu KHK sonrası YÖK’le görüşmek istedik, karşımızda muhatap bulamadık! Topladığımız imzaları teslim etmek istedik!” Nuriye Gülmen: “İmzalar topladık, basın açıklamaları yaptık! Muhatap bulamadık! acun karadag ne güzel ifade etmiş – Taş duydu, beton duydu, bir siz duymadınız!- Sonrasında açlık grevi kararı aldık. Semih ile açlık grevi kararı sonrası gözaltına alındık. 5 gün TEM’de tutulduk. Adli kontrolle serbest kaldık. Tekrar Yüksel’e gittik. Açlık grevinin 75. günü gözaltına alındık, dosyalar üzerine oynamalar yapılarak, birleştirilerek tutuklandık.
Türkiye’de 6 yıl önce Şeker Ana adında bir nine açlık grevine başlamıştır. Kadın ailede saygı gören birisi ama gelini saygı göstermiyor. Bu sebeple açlık grevine başlıyor. Hastaneye kaldırılıyor. Şeker Ana açlık grevinden dolayı ölüyor.
















