• Döviz Kurları
    Puan Durumu
    “O HALDE” HERŞEY DEMOKRASİ İÇİN
    “O HALDE” HERŞEY DEMOKRASİ İÇİN
    4 Ağustos 2016 11:54
    Font1 Font2 Font3 Font4
    Bu Haberi Yazdır

     

    Bir 15 Temmuz gecesi her şey başladı ya da başka bir deyişle her şey bitti. Darbe gecesi yaşananların kuşkusuz bir izaha ihtiyacı var hala. Ama asıl sorun sonrasında yaşananlarda… Bunun açıklaması yıllar sonra nasıl yapılacak bu da ayrı bir tartışma konusu.

    Darbe görüntüleri içinde tankların önünde duran halk, halkın ayakları altındaki erler; Guernica gibi olmasa da bir tablo işte tüm insanlığın önünde. Tekbir seslerinin eşlik ettiği demokrasi kutlamaları, ardı arkası kesilmeyen sokağa çağrılar ve tüm ülkenin üstüne kâbus gibi çöken OHAL… Ve her yerde demokrasi nöbetleri…

    Demokrasi sözcüğü bu kadar çok kullanıldığı için mi acaba demokrasi; gazeteci ve yazarların ters kelepçe ile gözaltına alındığı yerden vuruluyor? Bu nedenle mi on binleri aşan tutuklamalar, altmış bini bulan açığa almalar ve hala sosyal paylaşımlar nedeniyle akın akın açılan davalar ve tutuklamaların ortasında insan hak ve özgürlükleri boğuluyor?

    Tüm bunların yanında asıl tartışılması gereken noktaya henüz gelinememiş olması, sürecin nereye gideceği konusundaki endişeleri artırmakta… 15 Temmuz’a kadar olan süreci kandırıldık, aldatıldık diye açıklamak ne yönetim erkini ne de şu an suçlananları temize çekecektir. O zamana kadar yaşanan tüm olumsuzlukları, haksız yargılamaları, ölümleri, suçları taşıyacak büyüklükte bir günah keçisi yok. Büyük bir korkunun ardından yeni bir korku iklimiyle onlarca yılın kâbusu örtülemez. “Gülen hakkında yanılgıya düşmüşüz, Allah affetsin” özeleştirisiyle bunca yılın acısı, ağrısı geçmez…

    Herkes için adalet kavramı bu topraklarda hayat bulmadıkça daha çok yanılgıya düşeceğiz. Hukukun üstünlüğünün bir lütuf değil toplumu ayakta tutan gereklilik olduğu kabul edilmedikçe, bir dönemin hukukunun bir yalan olduğu sonucunu hep yaşayacağız. İnsan hakları ve düşünce özgürlüğünün önüne konulan her engelin bir kirliliği, bir suçu kapattığını fark etmedikçe ters kelepçe hepimiz için bir tehdit olacak.

    Kürt sorunu gibi önemli bir sorun başta olmak üzere, farklı olmaktan kaynaklı sorun yaşayan tüm kesimlerin sorununu şiddet ve baskı ile çözmeye çalıştıkça, şiddet hepimizi içine alacak bir yangına dönecek.

    Darbeden darbe devşirmek ve bunu bir fırsata çevirmeye çalışmak bu ülke insanı için yapılabilecek en büyük kötülük. İntikamcı duygularla hukuksal bir süreç yürütmeye kalkmak onulmaz yaralar açar, kapanmayan bunca yaranın üstüne. Bilinmedir ki bu kaotik ortam ve zafer coşkusu yerini sükûnete bıraktığında; rencide edilmiş insanlar, açığa alınmış kamu görevlileri, kötüye giden ekonomi, haksızlığa uğramış tüm bireyler sarih biçimde ortaya çıkacaktır. Hainler mezarlığı, ölüden intikam alma, idam histerisi bu sürecin en olumsuz bakiyesi olarak elimizde kalacaktır. Hain ve kahraman kavramları hızla yer değiştirirken suçun şahsiliğini önemsemeden ailenin içine çekildiği kötülük girdabı çocuklar üzerinden geleceği de karartacaktır.

    Bonapart, “Bir insan, hakları için değil çıkarları için daha büyük bir savaş verir,” der.  Süreci biraz da böyle okumak gerekiyor. Şimdiye kadar yaşanan maalesef buydu, oysa gerçek bir demokrasi istiyorsak ve hepimiz için adalet ve özgürlük diyorsak o zaman bu sözün yerine, ortak haklar için hepimiz savaş vermeliyiz. Unutulmamalı ki adalet ve özgürlük hepimiz için ekmek kadar azizdir. Ve antidemokratik uygulamalar hepimiz için birer tehdittir tüm zamanlarda.

     


    Yorumlar



    İlgili Haberler