• Döviz Kurları
    Puan Durumu
    Osmanlı ve Türkler

     

    Osmanlı torunu olduğunu söyleyenler tarihle yüzleşmiyor.

    Çok kimlikli çok kültürlü, çok etnikli ve çok dinli  bir imparatorluk olan Osmanlı, İslam eksenli sorunlarla karşı karşıya ve bu sorunlarla kendini nasıl tahkim edeceğine dair sorunları yanıtsız bırakarak birinci dünya savaşına kadar geldi. Osmanlı tüm kutsiyet iddialarına rağmen diğerleri kadar ‘temiz’ ve ‘kirli’, diğerleri kadar dünyevidir.
    Bu bakımdan Osmanlı’nın olumlanmasının mümkün olup olmadığı sorunuyla yüzleşmeliyiz.  Osmanlı torunları olmaktan gurur duyanlar, her fırsatta Osmanlı’nın adaletinden ve hoşgörüsünden bahsediyor. Peki o halde Osmanlı Sarayı’nda Türk dili ve Türklük neden aşağılanıyordu? Hanedanın  etnik açıdan Türk boyu olmasına karşılık “millet-i hakime” denildiğinde kastedilen neden Türkler değildi? Neden Osmanlı’da ‘Türk’üz’ düşüncesi yoktu? Neden 19 yüzyılın sonunda bir çok önde gelen Osmanlı şahsiyeti , Türk diline ve kültürüne ilgi göstermeye başladı? Neden ancak Balkan savaşları sonrası  bir ulusu ulus yapan  dilin önemi kavranmış ve Türkçe’nin bütün imparatorlukta  resmi dil olmasını sağlamıştı?
    Muhteşem Yüzyıl dizisiyle başlayan süreçte kamuoyunda bir tartışma ve sorgulama eğilimi baş göstermişti. Oysa ki Osmanlı’nın sadece bir kesitini dile getiren bu dizinin engellemesini isteyenler,  sokak ağzı kültürüyle dizinin yapımcılarına ve oyuncularına saldırdılar. Osmanlı torunu olarak övünenler, geçmiş dönem özgülünde insanlığa hakaret etmeyi İslam’a sığınarak yapıyorlar. 15 yıldır  İslam’ın biat kültürü ve otoritesiyle,  dinci zihniyetler devlete egemen kılındı. İslami iktidar  mevcut tartışmaları bastırmak, çok kimlikli, çok kültürlü farklı kimlikleri yok sayarak çok daha ağır bir kuşatma ile her şeyi kontrolleri altına aldılar. Devleti kendi katı hiyerarşisi ve mutlak İslam ideolojisiyle belirleyecek, çok daha devasa bir devlet kurumsallaşmasıyla yüz yüze geldik. (Başkanlık seçimindeki ısrar bunun ifadesidir. 2023 tarihinde ısrarcı olmalarının nedeni ellerine geçirdikleri iktidar fırsatını sağlamlaştırmak,  korumak ve sürdürmek istemeleridir.)
    İslamcıların gündemi yoksulluk , işsizlik, açlık değil, barış, hoşgörü değil.  Onlar yol, köprü, alış veriş merkezi yapmakla ilgileniyorlar.  Bugün Türklerin özgülünde baktığımızda en çok Türklerin aşağılandığı bir imparatorluk varsa o da Osmanlı’dır. En çok Osmanlı  tarafından Türk kavimleri kılıçtan geçirilmiştir.  Osmanlı tarafından Türk boyları, beylikleri, devletleri tarihten silinmiştir.

    Osmanlı devletinde devşirme kullara dayalı bir iktidar gücü vardır. Osmanlı acımasız iktidarını kurduktan sonra Türklere çıkardığı zulüm ve katliamın faturası çok ağırdır. Osmanlı Bizans ve Balkan devletleriyle aynı zamanda Akkoyun vd. Türk devletleriyle de savaş halindeydi. Türklerin hem varlığını inkar edenlerin hem de soyuna kibrit çakanların, yine Türkler tarafından savunulması kadar acı bir şey olabilir mi? Bu konuda  bir çok kanıt, Osmanlı tarihi üzerine çalışmalar yapan araştırmacılar ve tarihçiler tarafından ortaya çıkarılmışken…
    Kısacası Osmanlı üzerine farklı tarihçileri araştırarak, sorgulayarak, inceleyerek gerçeği açığa çıkartmalıdır.  Osmanlı’nın resmi tarih üzerinden bilinen değil bilinmeyen yönlerini görmeliyiz.

    ”Osmanlı edebiyatının en seçkinlerinden Baki, ”en büyük Türk atalarından ” diye sunulan Kanuni Sultan Süleyman’a sunduğu bir şiirinde;
    “Her taç yoksulluk ve yokluk ehline baş tacı olmaz. Ey hoca Türk toplumundan olanın başı kabadır, sultan olma yeteneğinden yoksundur” der. Nef’i de şöyle der; ”Türk’e Hak çeşme-i irfanı haram itmiştir” (Tanrı Türke irfan pınarını yasaklamıştır).
    Şimdi bu kadar açıkça beyan edilen şiirler, hem de saray şairleri tarafından yazılan bu şiirler kimi bağlamaktadır. Çözüm  İslami sultanlık mı?
    ”Dünyanın en zor şeylerinden biri, herkesin düşünmeden söylediğini düşünerek söylemektir.”

     


    Yorumlar



    Yazarın Son Yazıları