• Döviz Kurları
    Puan Durumu
    ÖZERK ZAMAN VE MOR ARAYIŞLAR

     

    Ezel kadar ırak, ecel kadar yakın ruhsal ukdeler anaforunda, mor zamanlara umutla çırpınarak içimize tutunmaya çalışıyoruz soğuk beynimize doğru sürüklenirken biçare mantık!

    Yaşam bir yönüyle tekli kavuşmalar, çoklu vedalar merasimidir. Zamanın özerkliğinde mekâna yansıyanlar ise direngen arzularımızdır; yani hayata dair tutkulu izdüşümlerimiz!

    İnsan kendini ararken güzellemeler dizmek ister kendi yaşadığı özerk zamana… Güzelliklerle haşır neşir avunmak ister soluklandığımız mekânda nefeslenirken… Mekân ki, adeta içimizde soluklanır! Duygularımızı yutan mekânın gözeneklerinde bir ağır romana dönüşür ürkek ve kırılgan siluetlerimiz. Bedenimiz ağır gelir ruhumuza, daralır. Mekân umutlarımızda, mor zaman ise ilkbahar renginde ve kelebeğin kısacık ömründe gezinir.

    Âşıklar bilir, güneş ve dolunayın öpüşlerinden geceye kalan yalnızlığın ışıltılardır. Yıldızlar gökyüzüne yazılan aşkların mor zamanlardan doğan ve kalplere akan tutku nehirleridir.

    Yıldızlar özeldir; tanrıçalardan geri kalan umut küllerini serpiştirirler hayata. Işık tohumlarını çorak düşlerimize sessizce ekerler; umuda dönüşsünler, diye.

    Sessiz duyumsamalar acıtıyor; aşka dair hatıralarımızı savuruyor özlemin dipsiz melankolik kuyularına… Mor zamanlar yüreğin gözyaşlarında demliyor taptaze umudu.

    İnsani olana saygı ve tutku, dağıtılmış belleği canlandırmışa benziyor. Derinden bir inilti sesine dönüşüveriyor kırılgan zamanda yitirdiklerimizin pişmanlığı… Oysa platonik duygularda, aşkı yeniden dokuyor mor zaman arayışçıları!

     

    Firari duygular itirafa zorluyor mahcup feodal gururu… Aşk yangısı özgürlüğe dönüştükçe ve gözlerle bakışırken, birden yüzün dilime dönüşüveriyor. Duygularımsa lal… Tanımsız gözlerimde aşk ıslaklığı gölgenden zaman biriktiriyorum ömrüme…

    Yaşadığımız zaman düzlemi bizi bizden çalıyor. Oluşan girdapta zamanla ilişkimizi sekteye uğratıyor. Duyumsamalarımızı, yorumlama gücümüzü, ürettiği “alışkanlıklar tuzağı” ile bizi bizde flulaştırıyor!

     

    Haset ve kibir kişilik bozukluklarının hamurundan zamana sızar ve yaşam kalitesini kirletir. Hayatı zehir eder bizlere hiçliğini yüce ruhlara yükleyenlerin trajedisini yaşar dururuz kem kümler arasında, keşkeler iç çekişler suskunluğunda…

    İnsanın kendisine dair sessizliği iç titreşimlerine vurulan darbelerin vicdan iniltilerinden beslenir. Mor zamanlara yüklendiğimiz böylesi monologlarda zamanı mürekkep yerine kullanırız; çoğaltsın bizleri, andan geniş zamanlara savursun diye.

    Mor zamanlarda hatırlanırsak, varız demektir sevgide… Unutulursak matız ve yaşarken bile yokuz kendimiz de!

    İnsan kendi gerçeğiyle konuşabilmesi ve yüzleşebilmesi gücünden, zamana tutunur ve topluma katar özerk varlığını.

    Başkaldırılardan doğan aşkın doğum sancıları son kertede yaşama bağımsız bir bakış, iradeli bir duruştan başka bir şey değildir adanmış aşkların mor zamanlarında!

     

     “Hayat, kaçan bir düşün gölgesinden başka nedir ki!”

                                                                                 Umberto Eco


    Yorumlar



    Yazarın Son Yazıları