• Döviz Kurları
    Puan Durumu
    Referandum bitti, şimdi sıra seçimlerde ama…

    Kürdistan Bölgesi Yüksek Seçim Kurulu, daha önce birlikte yapılacağı açıklanan Parlamento ile başkanlık seçimlerinin, 1 Kasım’da yapılmasını kararlaştırdı. Başkanlık için aday başvurularının son tarihi olarak ise 3 Ekim gününü açıkladı. Hatırlanacağı üzere referandumdan önce Mesud Barzani, Suudi Arabistan gazetelerinden birine “Ben ve ailemden biri başkan adayı olmayacak” demişti.

    Yazı kaleme alınıncaya kadar partiler adaylarını henüz açıklamamıştı ama seçimlerin belirtilen zamanda yapılmasının zor olacağına dair bilgiler parça parça kamuoyuna yansımaya başladı. Partiler bir taraftan başkanlık seçimine dair hazırlıklarını sürdürüp aday belirleme çalışmasını sürdürürken, bir taraftan da seçimlerin belirlenen zamanda yapılıp yapılmayacağı tartışılıyor.

    Referanduma o kadar istekli davranmayan, son ana kadar da ertelenmesini isteyen, 2 yıl aradan sonra açılan Parlamento’nun çalışmalarına katılmayan Goran Hareketi, genel seçimler ile başkanlık seçimlerini yönelik hummalı bir çalışmanın içinde. Referandumun yapılmasında en büyük riski üstlenen KDP’den ise genel seçimler ile başkanlık seçimlerinin belirlenen zamanında yapılamayacağına dair sesler geliyor.

    KDP Seçim İşleri Sorumlusu Xesro Goran, Yüksek Seçim Kurulu’nun yaptığı açıklamanın akabinde basına konuştu. Yüksek Seçim Kurulu’nun belirlediği takvimin uygulanmasından tam olarak emin olamadıklarını belirten KDP’li yetkili konuya ilişkin şunları söyledi:

    Parlamento ile başkanlık seçimlerinin hangi yasaya göre yapılacağı hala belli değil. Ayrıca Kürdistan Bölgesi’ne resmi olarak bağlı olmayan ihtilaflı kentlerin seçime katılıp katılamayacağını da bilemiyoruz. Bu nedenle önümüzdeki seçimler için konuşmayı erken buluyoruz. Referandum gibi değil. Halk sadece ‘evet’ ya da ‘hayır’ demeyecek. Ciddi bir hazırlık gerekiyor ki bu da en azından 4 aya ihtiyacımız olduğu anlamına gelir.

    Goran Hareketi, daha önceki uzlaşmaları bozulmaz ise YNK ile birlikte ortak liste oluşturup Parlamento seçimlerine katılacak. Ancak aynı ittifakı başkanlık için yapıp yapmayacakları henüz net değil. Buna rağmen Goran Hareketi başkanlık için kendi adaylarını belirleme konusunda hazırlıklarını tamamlamak üzere. Parti içinden 3 aday adayı var. Eğer YNK ile bir uzlaşı sağlamazlar ise bunlardan birini başkan adayı olarak gösterecek.

    İşin ilginci, Goran Hareketi’nin başkanlık sistemine karşı olmasına rağmen aday çıkarma hazırlıklarını sürdürmesi. Görünen o, her zaman değişmesi muhtemel denge onları bu başkanlık seçimlerine katılmaya da zorluyor.

    YNK’deki sıkıntılar daha farklı. Eski başbakanlardan, YNK’nin Genel Sekreter 3. Yardımcısı Behram Salih, seçimlere ayrı bir listeyle katılacağını açıkladı. Bu, YNK’den resmi bir ayrılık anlamına gelmese de fiili bir ayrılıktır ki YNK bu ayrılığı hesap etmek zorunda.

    KDP açısından da durum hassas. Referandumda yakaladığı rüzgârı seçimlerde arkasına almak isteyen bir KDP, ertelenmeden yana tutum almaz, almaması gerekir. Ancak dengeler öyle değişken ki bunları da göz ardı edemez. Ayrıca, Mesud Barzani’nin “Ben ve ailemden kimse aday olmayacak” taahhüdü var. Buna rağmen KDP, başkanlık seçimlerini önemsemiyor diyemeyiz. Tam aksine, başkan KDP’li olmasa bile KDP’yle uyum içinde çalışacak biri olmalı.

    Hatırlarda kalan bir durum daha var. Bildiğiniz gibi daha önce KDP ile YNK arasında bir ‘Stratejik Ortaklık Anlaşması’ vardı. Mesud Barzani, bu anlaşma mucibince başkan seçildi. Görev sürelerinin uzatılmasında da bu anlaşmanın etkileri oldu. ‘Stratejik Ortaklık Anlaşması’  fiilen olmasa bile verilmiş sözler var. Bu duruma göre bu kez YNK’den birinin başkan olması gerekir. KDP, bu sözünü unutmaz. Sanırım Kerkük Valisi Necmettin Kerim’in adının en güçlü başkan adayı olarak öne çıkmasının bir nedeni de bu. Ancak Necmettin Kerim’in partisi YNK, bu durumu onaylar mı, orası şüpheli.

    Tüm bunlar bir yana, herkesin önümüzdeki sürede hesaba katması gereken yeni bir durum da var. Artık Kürdistan Bölgesi için ‘Referandumdan Önce’ ve ‘Referandumdan Sonra’ olmak üzere iki ayrı dönem var. Referandumu her şeye rağmen yapmak bir kararlılık gösterisi ise bundan ilk geri adımı atacak olan da o kadar sıkıntılı bir tablo ile karşı karşıya kalabilir. Daha da açık diyeyim; olası müzakereler gerekçe edilerek bir geri adım atılacaksa da bu Parlamento ile başkanlık seçimlerinden önce olmayacak.

    İşin özü; Kürtler iç dengelerini bir düzene sokmayıp stratejik temelde bir araya gelmedikleri, bölgenin kaderini ilgilendiren önemli politikalarda ortak kararlar almadıkları sürece sıkıntıları azalmayacak. Bölge devletleri ise mevcut sıkıntıların neden olması muhtemel zaaflardan yararlanarak, bölge dengeleriyle kendi lehlerine top gibi oynama stratejisinden vazgeçmeyecek.

     


    Yorumlar



    Yazarın Son Yazıları