• Döviz Kurları
    Puan Durumu
    Referandum Notları

    16 Nisan referandumu geride kaldı. Kesin olmayan sonuçlara göre yüzde 49 hayır, yüzde 51 evet… Birkaç noktanın altını çizmekle yetineceğim.

     

    – Kim ne derse desin, sandıkta yatan sonuç ‘hayır’ diyor. Ama bunun ne önemi var ki, bir haftaya kalmaz bütün rakamlar unutulur nasılsa.

     

    -Demokratik birikimin bu derece geliştiği bir çağda, böyle bir tek adam rejiminin oylaması yapılmamalıydı. Olağan demokratik ülkelerde teklif bile edilemez böylesi anayasal değişimler… Ama bizim gibi hala üçüncü dünyalı psikolojisini aşamamış ülkelerde sandığa gidilir ve bastıra bastıra çıkartılır, çıkmasa da çıkartılır. İlla ki çıkartılır.

     

    -CHP ve HDP, meclis oturumlarına katılmasaydı, sadece AKP ve MHP oyları ile meclisten geçirilen bir düzenleme, referanduma zor götürülürdü. O zaman önü alınmalıydı bu sürecin. CHP’nin vebali büyük…

     

    -Sanılanın aksine Bahçeli çok da faydalı oldu bence Erdoğan’a. Önemli olan Bahçeli’nin oy getirmesi değil, oy götürmemesiydi. Bunu da layıkıyla yaptı Bahçeli. MHP diye bir parti kalmayacak yakında ve Bahçeli’nin sarayda yeri hazır.

     

    -Eğer Erdoğan’ı birazcık tanımışsak, hayatta 2019’u beklemez. Hoş, fiili durumda ne istiyor da yapamıyor ki…

     

    -Oy oranlarına çok takığız ya, böyle teklife yüzde 49 evet dedikten sonra yüzde 2 oy çalınsa ne olur, çalınmasa ne olur? Asıl soru; biz nasıl bu hallere geldik!  “Atı alan” ile “Atı çalan” arasındaki fark tek bir harften ibaret ne de olsa.

     

    -Referandumda ‘evet’ devletin, ‘hayır’ sokağındı. Devletin bağımsızlığı ilkesi bir kenara bırakılarak devlet olanakları ile ulusal bir kampanya örgütlendi. Hayırcılara düşen ise OHAL baskısıydı.  Eşit ve demokratik koşullarda bir yarış olsaydı,  ‘hayır’ yüzde 65’i de aşardı. Öyleyse ne denir, “Galiptir bu yolda mağlup…”

    önder yazı görsel

    -Rakamlar ortadayken referandumda hala “Kürtler evet oyu verdi,” diyerek HDP’ye gizli ittifak imasında bulunan ulusalcı dinozorlar! Siz var ya siz, harbi iflah olmazsınız. Kurumuş vicdanlılar sizi…

     

    -Yıllarca bu ülkede 12 Eylül darbe anayasasının demokratikleştirilmesi talep edildi. AKP’nin eski dönemlerinde yaptığı demokratikleşme yönündeki anayasal değişiklikler de bir fiskeyle yok edildi şimdi. Gele gele OHAL şartlarında oylatılmış ‘tek adam anayasasına geldik. Siyasal İslam ve demokrasi yan yana durmuyormuş gerçekten de.

     

    -16 Nisan seçim sonuçları Kemalist modernizmin de iflası sanırım. Döndük dolaştık, 90 yıl sonra güncellenmiş Osmanlı’ya geldik. Kemalizm de sivilleşmek ve demokratikleşmek zorunda. Merkez değil çevredeler artık; eski cicim günleri geçti.

     

    -YSK’nın açıkça kanunları hiçe sayarak mühürsüz oy pusulalarını  geçerli kabul etmesi seçimlerin içeride ve uluslararası  arenada meşruiyetini ortadan kaldırmıştır. AGİT raporlarına bakılırsa Avrupa tanımayacak bu seçimleri. İçeride halkın yüzde 50’si, CHP, HDP gibi partiler zaten tanımıyor. Hayır bile çıksaydı bu kadar zor durumda kalmazdı AKP ve Erdoğan.   Bu hamur çok su kaldıracak, belli.

     

    -Ve her zaman sormaya mahkûm kaldığımız soru; “Ne olacak bu memleketin hali…”

     


    Yorumlar



    Yazarın Son Yazıları