İzmit’te, istismara uğrayan çocukların barındığı bir Rehabilitasyon Merkezi’nde pencerelere çıkan çocuklar “Yardım edin, bize işkence ediyorlar, soyunma odalarında kamera var, ailelerimizle görüştürmüyorlar!” diye çığlık attı.
Kocaeli İzmit’te şiddet gören ve istismara uğrayan çocukların bulunduğu iddia edilen bir Rehabilitasyon Evi’nde sabah saatlerinde çığlık sesleri yükseldi. Camlara çıkan çocukların, “Yardım edin, bize işkence ediyorlar, soyunma odalarında kamera var, ailelerimizle görüştürmüyorlar” diye bağırdığı duyuldu.
Olay yerinden geçen iki üniversite öğrencisinin çığlıkları duyarak cep telefonuna kayıt altına almasıyla sosyal medyada hızla yayılan görüntüler, şiddet gören ve cinsel istismara uğrayan çocukların sığındığı ‘gizli’ bir evde neler yaşandığını akıllara getirdi. Daha önceki gün yine Kocaeli Başiskele Barbaros İlkokulu’nda bir öğretmenin sınıftaki kız öğrencileri taciz ettiği gündeme gelmişti. Şimdi de İzmit’te bir çocuk sığınma evinden benzer haberler geldi.
GÖRÜNTÜLER İNTERNETTE YAYILDI
Olayın yaşanmasının ardından iki öğrencinin Ekşi Sözlük Sitesi’nde durumu paylaşmaları ve çektikleri videoları paylaşmaları kamuoyunda büyük yankı uyandırdı. Cama çıkarak çığlık atan çocukların göründüğü videolarda, “Yardım edin, bize işkence ediyorlar, soyunma odalarında kamera var, ailelerimizle görüştürmüyorlar” diyerek çocukların çığlıkları sonrası gelen polis ekipleri olay yerine geldi.
‘ÖZEL BİR TESİS…’
Olaya tanık olan ve sosyal medyaya taşıyan kullanıcı yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı: “Bu sabah ev arkadaşımla okula giderken etrafı çitlerle çevrili bir tesisten imdat çığlıkları yükseldiğini duyduk. Arabayı tesisin önüne çekip güvenlik görevlisine ne olduğunu sorduğumda önemli bir şey olmadığını ve gitmemiz gerektiğini söyledi. Adamın tavırları garip geldiği için ‘burası nedir?’ diye sordum. Özel bir tesis olduğunu ve yine gitmemiz gerektiğini söyledi, fakat ne binanın üzerinde, ne de kapı girişinde tesisin ne olduğuna dair en ufak bir tabela yoktu. Durumdan iyice şüphelenip polisi çağıracağımı söyledim ve bana zaten bilgileri olduğunu ve birazdan geleceklerini söyledi. Bu esnada kızlar sürekli pencereden çığlık atmaya devam ediyordu. Ben yine de arayacağımı söyleyip 155i aradım. Çıkan memura olaydan bahsedip bir ekip göndermelerini istedim. Konuştuğum yetkili kişi ekip gelene kadar orada beklememizi rica etti. Polis ekibi gelene kadar içerideki kişiler sert bir şekilde gitmemizi söylüyordu. Beş dakika kadar sonra sivil bi araç gelip kapıdan içeri girdi. Aracın plakasını alıp bir daha polisi aradık ve gelen kişilerin sivil polis olduğunu teyit ettik, fakat içeride bulundukları on dakika boyunca binaya girmek dışında hiçbir şey yapmadılar.
İŞKENCE EDİLİYOR İDDİASI
Kızlar hala çığlık çığlığa yardım istiyorlardı. Kapıyı üstlerine kilitlemişler ve soyunma odalarında kamera olduğunu, kendilerine işkence edildiğini ve aileleriyle görüşmelerine izin verilmediğini bağırarak söylüyorlardı. Bu esnada farklı ve diğerlerine nazaran daha ılımlı görünen bi güvenlik görevlisine çitlere yaklaşıp ne olduğunu sorduk. Adam gizli bir rehabilitasyon merkezi olduğunu ve yine gitmemiz gerektiğini söyledi. 10 dakika kadar sonra sivil polisler binadan çıktı fakat değişen hiçbir şey olmadı. Kızlar hala bağırmaya devam ediyordu. Olayların iyice kontrolden çıkacağını fark edip orayı terk ettik.
Ardından hukuki konularda yetkin bi arkadaşıma durumu anlattım ve bunu savcılığa taşımamı önerdi. Bulunduğumuz yerden ayrılıp Kocaeli Adliyesi’ne, savcılığa suç duyurusunda bulunmaya gittik. Bu kısımdan sonra işler biraz daha şüpheli bi hal almaya başladı. İlk önce a isimli savcının odasına giderek durumu izah ettik. Bu savcı kişisi tarif ettiğimiz yeri tam olarak bilmediğini, b isimli savcının daha iyi yardımcı olabileceğini söyleyerek b isimli savcısına gitmemizi söyledi. Tamam deyip b isimli savcının odasına gittik ve durumu yine izah ettik. Ardından b isimli savcı a isimli savcısını telefonla arayarak neden bizi kendisine gönderdiğini sordu. Kısa bi konuşmanın ardından cep telefonu çaldı ve c isimli ünvanını bilmediğim birisi b savcısına bi şeyler anlatmaya başladı.
‘ADLİYEYE GİTTİ, SAVCILAR İLGİLENMEDİ’
Bu esnada b savcısı telefonu hoparlöre alarak bize dinletmeye başladı. Telefondaki adam çocukların ifadelerinin alındığını ve bi sorun olmadığını söyleyip telefonu kapattı. `Peki bu c kişisi hiçbir şey yokken bir anda konuştuğumuz savcıyı arayıp neden bilgi verdi? Biz savcıyla görüşürken arka planda ne dönüyordu ve adam neden arayıp brifing verme ihtiyacı hissetti? Savcı telefonu kapattıktan sonra bize dönüp tesisin mağdur ve istismara uğramış çocuklar için yapıldığını, gizli olması gerektiğini ve soruşturmanın devam ettiğini söyledi. Ben de ilk önce soruşturma ne kadar sürecek dedim. “Bir hafta da sürebilir, bir ay da sürebilir, üç yıl da sürebilir’ dedi. Soruşturmanın takipçisi olmak istediğimi söyleyince gizli yürütüldüğü için bunun mümkün olmadığını söyledi. Ardından duruşmalara katılmak istediğimi ve bu tür olaylarda soruşturma sürecinin bir aciliyeti olduğu için aslında söylediği kadar uzun sürmediğinden bahsettim. Bu söylediklerimden sonra sert bi ses tonuyla ‘6 ay da sürebilir 3 sene de, duruşmalara katılmak istiyorsan medyadan takip edip katılabilirsin’ dedi. Bütün bu süreçte okul servisinin en arkasında koltuğa yayılmış bir dördüncü sınıf öğrencisi oturuşuyla konuşuyordu. ‘Pekâlâ’ deyip odadan çıktık.
‘POLİS GÖRÜNTÜ ÇEKENLERDEN ŞİKÂYETÇİ OLDU’
Bütün bunlar yaşandıktan bir-iki saat kadar sonra ev arkadaşımın kullandığı aracın plakasını alıp babasına ulaşmışlar. Arayan polis çekim yaptığımız için bizden şikâyetçi olunduğunu söylemiş, fakat böyle bir durumu kayıt altına almak herhangi bir suç teşkil etmiyor. Bütün bunlar yaşanırken gerek benim, gerekse ev arkadaşımın kafasında bir takım şüpheli sorular belirdi;
* Eğer burası bir devlet kurumuysa neden herhangi bir tabela yoktu?
* Bu tesis bahsedildiği gibi gizli olsa dahi yönetimdeki belli kişiler bu çocukları istismar ediyor olabilirler mi?
* Yukarıda bahsettiğim c kişisi neden durduk yere savcıyı arayıp bilgilendirme yaptı?
* B savcısı neden bu kadar agresif ve kesinlikle aydınlatıcı olmayan bi tutum sergiledi?
* Eğer bu yaşananlarda herhangi bir anormallik yoksa neden bizden şikayetçi olundu?
* Kurumun bizden şikayetçi olması bi tür sindirme politikası mı?”
PROTESTO EDENLERE POLİSTEN SALDIRI
Kurumun müdürü kapının önüne gelerek gazetecilerle görüşürken, kurumun gizliliği hakkında bilgiler verdi. Bir süre sonra üniversite öğrencilerinden oluşan bir grup, kurumun önüne gelerek protesto eylemi yapmak isterken, merkezde bulunan bir kız bahçeye çıkarak bağırdı. İçeri doğru yönelenlere polis saldırarak gözaltına aldı.
BURADA İSTİSMARA UĞRAYAN ÇOCUKLAR BULUNUYOR
Aile ve Sosyal Politikalar İl Müdürü Bekir Yümnü istismara uğrayan çocukların barındığı bu merkezin gizli tutulması için kurumun tabelasını asmadıklarını ve adresini vermediklerini söyledi. Yümnü, “Burada istismara uğrayan çocuklar bulunuyor. Önlem amaçlı kurum içi arama yapıldığı sırada çocuklar pencerelere çıkıp bağırmışlar. Bu sırada yoldan geçen bir kişi görüntü çekiyor. Olay bundan ibaret” dedi.
Bekir Yümnü kurumda herhangi bir istismarın söz konusu olmadığını söyleyerek, gizliliği olan kurumun görüntüsünü alarak sosyal medyada paylaşan kişi hakkında ise suç duyurusunda bulunacaklarını sözlerine ekledi.







