• Döviz Kurları
    Puan Durumu
    Rojava: Kürtler’in arka bahçesi

    Rojava’da, Kürtler’in PYD öncülüğünde kurduğu Demokratik Özerklik sadece Kürt halkının değil, Türkmen, Arap, Süryani, Keldani, Ezidi, kısacası bölgedeki tüm halkların esenliği içindir. Kürt Özgürlük Hareketi’nin tüm dünyaya önerdiği Demokratik Özerklik, çokuluslu toplumsal formasyonların ulus-devlet paradigmasına sıkıştırıldığı Ortadoğu’da, tam da ulus-devletlerin çağı ideolojik olarak kapanırken Rojava devriminden halklar için bir cazibe merkezi üretti. Ortadoğu ve elbette Türkiye’de bölge ve kentler, kapitalist egemen sınıflar tarafından alışveriş merkezlerinin hacmine endeksli olarak cazibe merkezi diye lanse edilirken, Rojava zarfın değil mazrufun önem  kazandığı, dünyanın özgürlükçü insanlarının siyasi cazibesine kapıldığı bir özgürlük bahçesi oldu. Ancak Rojava’daki devrimi dikkatle izleyenler sadece dünyanın özgürlükçü insanları, kardeş halkları değil. Rojava’da devrim ikinci yılına girerken daha önce her defasında söz konusu Kürtler olduğunda olduğu gibi dün düşman olanlar bugün kardeş oldu, hepsi aynı tastan su içmeye başladı. Amerikası’ndan tutun, komşu İran’ına, ve elbette Türkiye’sine kadar birçok emperyal ya da taşeron devlet Rojava’da cephe açarken, El Kaide gibi örgütler Esat ile yan yana gelip Rojava devrimini sabote etmekten imtina etmedi. Rojava’ya karşı açılan cephede kimi ararsanız var. Bunun etkisiyle olsa gerek El Nusra denen kiralık çeteler Rojava Kürdistanı’nda Kürtler’in canına malına namusuna el uzatacak kadar cüret kazandı. Bunlar yüzlerce sivili esir alıp, esir düşen bir militanını geri alıyor.

    Rojava’ya karşı kurulmuş bu düşmanlık ittifakındaki devlet ve örgütleri bir araya getiren Rojava’daki demokratik özerkliğin ulus devletlerin sınırları içinde yaşayan halklar için bir rol model teşkil etmesinden duyulan korkudur. Herkes artık Kürtler’in bölgedeki ulus-devletlerin boyunduruğunda yaşamayacağını biliyor. Ulus-devletlerin ve onların hamisi emperyalistlerin Rojava korkusu Rojava’nın Kürtler’in yanı sıra başka halkları da cezbeden bir yapı olmasından kaynaklanıyor.

    Bu ittifak içinde özellikle TC’nin Rojava politikası tam bir garabet halini aldı. Bir yandan ülke içinde Kürt Özgürlük Hareketi ile müzakere yapan TC hükümeti, diğer taraftan Rojava’ya karşı diplpmatik ve askeri bir savaş örgütlüyor, PYD Eşbaşkanı Salih Müslim’i Türkiye’ye davet edip ona kendi politikasını dikte etmeye, Rojava devrimini manipüle etmeye çalışıyor. Kendi 20 milyon yurttaşının eşinin dostunun akrabasının özgürlüğü seni bu kadar rahatsız ediyorsa, sen kiminle niye neyin müzakeresini yapıyorsun ey TC hükümeti?

    Rojava, Kürdistan, özellikle de Türkiye Kürdistan’ı için çok kıymetlidir. Türkiye Kürtleri için bir arka bahçe, bir özgürlük bahçesi olagelmiştir. Çünkü burası Cumhuriyet’ten sonra yapay bir sınır ile Suriye’ye dahil edilmiştir. Kürtler hiçbir zaman Rojava halkını ayrı bir devletin vatandaşı olarak görmedi. Bizim için orası her zaman, “Bine Xet” yani “Hattın altı”ydı. “Bine Xeti”, TC ile başı belaya giren her Kürdün sığınacağı yerdi.

    Türkiye Cumhuriyeti, Rojava halkı ile iyi ilişkiler geliştirmeli. Bu onun Sayın Abdullah Öcalan ile sürdürdüğü müzakeredeki samimiyetinin de sağlaması olacaktır.

    Türkiyeli Kürtler, Rojava devrimi konusunda çok hassas. Rojava halkı ile yoğun bir dayanışma içindeler. Ama Türkiye kamuoyu ve hatta solun bir kesimi Rojava’dan habersiz ya da Rojava karşıtı cephe içinde. Uzaklarda bir yerde, bir Latin Amerika ülkesinde olsa övgülere mazhar olacak bir devrim, Türk entelijansiyası ve solun bir kesimi tarafından görmezden geliniyor. HDK-HDP’nin Rojava devrimine destek yürüyüşü böylesi bir konjonktürde çok anlamlıdır.

    Rojava, Ortadoğu’da herhangi bir yer değil. Yazının başında da dediğim gibi sadece Kürdistan bağlamında değer kazanan bir yer de değil. Özellikle son senelerdeki birçok gelişme Ortadoğu’nun artık bu ulus-devletler ile devam edemeyeceğini gösteriyor. Kürt Özgürlük Hareketi ise uzun bir süreden beri ulus-devletçi yaklaşımları reddediyor ve Kürtler’in kurtuluşunu Demokratik Özerklik ve Demokratik Konfederalizm’de görüyor. Rojava bu siyasi önerinin nüvesini içeriyor. Bu haliyle Kürt Özgürlük Hareketi’nin dünyaya sunduğu önemli bir alternatif, bir örnek, bir umuttur.

     


    Yorumlar



    Yazarın Son Yazıları