• Döviz Kurları
    Puan Durumu
    Rojava sebepleri

    19 Temmuz 2014, Rojava Devrimi’nin ikinci yıldönümüydü. Sabahları genellikle erken kalkarım. Ama geçen cumartesi sabahı farklıydı. Biz Kürtler’e bir bayram armağan etmişti Rojava halkı ve ben de bu yüzden bu defa bir bayram sabahı heyecanıyla uyanmıştım.

    Sabah spor yaparken düşündüm. Beni Rojava Devrimi’nde neler heyecanlandırıyor? Çünkü farkındaydım, sevincimin, heyecanımın bir dizi nedeni vardı. Devrimin yıldönümü sabahında bunun muhasebesini yapmalıydım.

    O zaman anladım ki, Kürt Özgürlük Hareketi, sadece Kürdistan ve Türkiye’ye değil, Ortadoğu’ya ve daha da ötesi dünyaya büyük katkılarda bulunuyordu ve Rojava bunun ayyuka çıktığı yerdi. Kürt Siyaseti, öyle bir aşamaya gelmişti ki, ulusal olduğu kadar evrensel kazanımları ile de sevindiriyor, heyecanlandırıyordu bizleri.

    Bir kere bir nedeni, Kürtler’in bir zamanlar nüfus kağıdı alamadığı bir yerde şimdi statü sahibi ve asli unsur olmuş olmalarıydı. Statüden öte kendi kurumlarını ve toplumsal yapılarını inşa etmeleri, kendi kendilerini yönetmeleriydi.

    İkinci neden, devrimin mimarı ve savuncusunun Kürt Özgürlük Hareketi olmasıydı. Hareketin geldiği olgunluk seviyesi ve sahip olduğu savunma gücü, Rojava’da dost düşman herkese görünür olmuştu.

    Üçüncü neden, ise şuydu: Kürtler Rojava’da kendi kantonlarını ve yönetim kurumlarını oluştururken, Ortadoğu’nun asimile edilmek, sürülmek istenen halklarını da yönetime katıyor, mağdurların öncülüğünü yapıyor. Bu da Kürt hareketindeki demokrasi bilincini ve demokratik iradeyi ortaya koymuştu.

    Dördüncü neden Kürdistan, Türkiye ve Ortadoğu için olduğu kadar dünya için de önem taşıyor. Benim de hakkında defalarca yazdığım Demokratik Özerklik, Rojava’da en ileri seviyede işliyordu ve tezlerimiz doğru çıkmıştı. Demokratik Özerklik bence Kürt Özgürlük Hareketi’nin dünyaya bir hediyesi olmuştur ve geleceğin yönetim biçimidir.

    Beşinci neden, Kürtler’in kendi aralarına çekilmiş sınırları artık tanımıyor olmalarıydı. Ülkeler arasındaki sınırları tanımama tavrı dünya için de çok önemliydi. Bu siyasi sınırlar nedeniyle ne savaşlar oluyor dünyada hâlâ. Kürt Özgürlük Hareketi esnek sınırların olduğu, hatta sınırsız bir dünyanın mümkün olduğunu gösteriyordu ve bu haliyle bütün ülkelere esin kaynağı olacaktı.

    Altıncı neden, Marksizm’den bu yana üzerindeki ideolojik örtü kaldırılmış ve egemen sınıfın baskı aracı olduğu niteliği ortaya çıkmış ulus devleti ilk defa bir devrimci hareketin daha devrimin başında kaldırıp bir kenara koyuyor olmasıydı. Rojava Devrimi, dünyaya devletsiz de olunabileceğini gösteriyor, demokratik ulus kavramını pratikleştiriyordu.

    Yedinci neden ise, dünyada hâlâ devrimlerin, halk devrimlerinin mümkün olduğunun görünmüş olmasıydı. Rojava Devrimi, sadece Ortadoğu’da değil bütün dünyada devrimci hareketlere ve halklara örnek olmalıydı.

    Bütün bu niteliklerini saydıktan sonra Rojava Devrimi’nin hâlâ niye bu kadar yalnız bırakıldığını anlamakta zorlanıyordum açıkçası.

    Neden dünya aydınlarının öncülüğünde Rojava’nın savunmasında rol üstlenebilecek, İspanya İç Savaşı sırasında Cumhuriyetçiler’in safında savaşmak üzere kurulduğu gibi bir Uluslararası Tugay kurulmuyordu?

    Sonra Cumartesi akşamı sınırda, sınırın iki yanındaki Kürtler’in büyük buluşması gerçekleşti. Kuzey’in büyük katılımı ile Rojava’nın Türkiye Kürdistanı ile sınırı fiilen ortada kalktı.

    Heyecanıma büyük bir güven eklendi.

    21’nci yüzyıl Kürtler’in yüzyılı olacaktı ve Rojava Devrimi bunun en önemli göstergelerindendi.

    Bu yüzden Kürtler’in bundan böyle en büyük sorumluluklarından biri Rojava Devrimi’ni savunmaktır.

    Tarih, Kürtler’e çok önemli, bütün insanlık için önem taşıyan bir görev yüklemiştir.

    Herkese kolay gelsin.

     


    Yorumlar



    Yazarın Son Yazıları