• Döviz Kurları
    Puan Durumu
    Rojava ve Kuzey Suriye’de Federalizm

    Geçtiğimiz hafta Rojava Kantonları Genel Koordinasyonu ile Rojava ve Kuzey Suriye’deki siyasi parti ve örgütler yeni bir yönetim sistemini tartışmak üzere bir araya geldiler. Rojava’nın Rimelan kasabasında Kurucu Meclis sıfatıyla düzenlenen toplantıya, bölgedeki Kürt, Arap, Süryani, Asuri, Ermeni ve Türkmen halklarının temsilcileri de katıldı. İki günlük toplantının ardından Rojava ve Kuzey Suriye’de federalizmin yaşama geçirilmesi için yeni bir toplumsal sözleşme hazırlanması kararlaştırıldı. Kurucu Meclis Eş Başkanlığı ile 31 kişiden oluşan Örgütlenme Kurulu seçildi; toplumsal sözleşmeyi hazırlayacak diğer alt kurullar oluşturuldu.

    Kurucu Meclis olarak bir araya gelen geniş katılmlı bu konferansın sonuçları, birçok yerde federalizmin ilanı olarak değerlendirildi. Kürtlerin bir kesimi arasında da “Niye Batı Kürdistan değil de Kuzey Suriye?” soruları öne çıktı.

    Önce şunu hatırlatmakta yarar var. Rojava’da veya Kuzey Suriye’de henüz ilan edilmiş bir federasyon yok. Gelecekteki Suriye’nin bütünü için benimsenen federal yapının, askeri bir yapı olan Demokratik Suriye Güçleri ile YPG ve YPJ’nin denetiminde olan bölgelerde öncelikle yaşama geçirilmesi için alınmış kararlar var. Bu geçiş için ise 6 aylık bir süre benimsenmiş. Bu toplantıda alınan dikkat çekici bir başka karar daha var. Geçtiğimiz yıl kurulan ve YPG ile YPJ’nin yanı sıra çok sayıda silahlı grubun içinde yer aldığı askeri kuruluş yani Demokratik Suriye Güçleri (QSD), bu toplantıda Rojava-Kuzey Suriye Demokratik Federal Sistemi’nin askeri gücü olarak kabul edildi. Bu güç tarafından özgürleştirilen tüm topraklardaki halkların ve farklı inanç gruplarının bu sisteme katılma haklarının olduğu benimsendi.

    Sistemin adının Rojava-Kuzey Suriye Demokratik Federal Sistemi olarak adlandırılmasının da nedenleri var. Bölgede Rojava olarak adlandırılan bölgeden kasıt Batı Kürdistan. Kuzey Suriye olarak tanımlanan bölge ise Deyrezor’dan başlayıp Rakka’dan Halep’e kadar uzanan, önemli bir kısmı DAİŞ’in kontrolünde olan diğer yerleşim yerleri. Yani Kuzey Suriye’den kasıt Rojava olarak ifade edilen Batı Kürdistan değil.

    Elbet, Batı Kürdistan ya da Kürtçesiyle Rojavayê Kurdistanê kavramının niçin açıkça kullanılmadığının nedenlerini sorgulamak gerekir. Biliyoruz, bu durum yeni değil, daha ilk günden bölge ağırlıkla Rojava olarak ifade edildi. İyi niyetle yapıldığında bu adlandırmanın nedenlerini tartışmak, anlamak ön açıcı da olur.

    Son 5 yılda onca gücün üzerinde cirit attığı, birçok örgütün bölgesel ve uluslar arası güçlere vekaleten çatıştığı, ırkçılığın faşizme göz kırptığı, bölünme paranoyalarının şizofreniye dönüştüğü, yüzbinlerce insanın yaşamını yitirdiği, milyonların göç ettiği bir Suriye’den söz ediyoruz. Bölgedeki en etkili yapıların hala Suriye’nin geleceğini kuracağı varsayılan BM gözetimindeki uluslar arası toplantılarda olmadığını da düşünürsek, adlandırmada gösterilen hassasiyetin nedenlerini anlarız, kanısındayım. Açıkça Kürt düşmanlığı yapılan, üstelik Kürtleri bir kaşık suda boğmaya çalışanların sayısının her geçen gün arttığı bir coğrafyada gösterilen bu hassasiyet, hiç kuşku yok aynı zamanda sırtında yumurta küfesi taşıyanların hassasiyetidir.

    Bir diğer üzerinde durulması gereken durum da Rojava ve Kuzey Suriye’de federasyona dönük hazırlıklar ile Cenevre’de BM gözetiminde Suriye rejimi ile muhalefet grupları arasında yapılan toplantılar arasındaki ilişkisidir. Suriye’nin geleceğini sahada inşa etmek gibi riskli bir role soyunanlar henüz masada değil. Sözüm ona masadakiler Suriye’nin bütünlüğünü, sahadakiler ise bölünmesini savunuyorlar. Hiç de öyle değil. Tam aksine masadakilerin asıl yaptıkları bölünmeden de ötedir, parsacılıktır. Her biri vekili olduğu gücün hakimiyetindeki bir bölgede istediği gibi at koşturabileceği bir alan istiyor. Büyük çoğunluğu sahada olmayan “muhalifler”, Cenevre’de masa üzerinde vekili oldukları güçler adına elde etmeyi arzuladıkları parsanın kavgasını veriyor.

    Arzuladıkları sistemi yaşama geçirmeleri o kadar kolay olmayacak ama bilmek gerekir ki Rojava ve Kuzey Suriye Federasyonu, Cenevre’deki parsacıların da, onlara destek verenlerin de kötü niyetinin panzehiridir.


    Yorumlar



    Yazarın Son Yazıları