• Döviz Kurları
    Puan Durumu
    Sağlıklı narsisizm

    Ben narsisizmin gereğine, daha ileri bir toplumsal düzene, daha güzel bir dünyaya ulaşmada insandaki narsisizmin, narsisistik potansiyelin önemine inananlardanım.

    Ve kapitalizmin, insanı sermayenin, pazarın bir uzantısı haline getirerek, onu kendisine olan sevgi ve hayranlıktan eşyaya olan sevgi ve hayranlığa yönelterek ondaki narsisist eğilimin başkaldırıcı ve dönüştürücü etkisini yok ettiğine inananlardan.
    Kendisine hayran, kendisine aşık, narsisist bir insanın bugünkü toplumsal düzenle, kapitalizmin insanı indirgediği yerle barışması, böyle bir konumda düzenle uzlaşık bir ruh hali içinde yaşaması mümkün mü?
    Ya da kapitalist işbölümünde kendisine tanınmış yerle sınırlı bir hayata zorlanmış, sadece işyerinde ve pazarda değil hayatın her alanında sermayenin kar maksimizasyonu ve düzenin bekası dışında bir amaca yönelmesi engellenmiş bir insanın narsisist olması?
    Richard Sennett, ‘Karakter Aşınması: Yeni Kapitalizmde İşin Kişilik Üzerine Etkileri’ adlı kitabında günümüzün esnek üretim süreçlerinin ve kaygan iş hayatının insanın üretim süreçlerine yabancılaşmasını getirdiği aşamada insan ruhunda nasıl travmalara yol açtığını bireylerin anlatıları üzerinden ortaya koyuyor.
    İyice parçalanmış üretim süreçlerinde üretim üzerindeki kontrolü, üretim sürecine ilişkin bilgilenme olanakları elinden alınan, büyük ve kalabalık işyerlerindeki örgütlülükten uzaklaştıkça iş güvencisi kalmayan ve bütün bunların sonucunda özgüvenini kaybeden işçiler ve diğer çalışanlar artık kendilerini hayatlarının kahramanları olarak göremiyor, işten atılanlar düzeni ya da sermayeyi suçlamak yerine kendilerini suçluyorlar.
    Eskiden hiç olmazsa neredeyse bir ömür boyu çalıştıkları aynı işyerinde giderek kaydettikleri aşama ve nihayetinde bunu taçlandıran emeklilikle bir anlatı, bir hayat hikayesi kurma olanakları da yok artık.
    Araya işsizlik dönemlerinin de girdiği, işyerinden işyerine, mahallelerden mahallelere, kentlerden kentlere taşınarak parçalanmış bir hayat. Mütevazı bir başarı öyküsünün bile kurulamayacağı bir süreç.
    Ve bir de bunun üzerine, patronajla işçinin arasına bir taşeron girmesi sonucu bir kahramanca karşı çıkış olasılığının bile ufuktan kaybolması.
    Narsisizm bir yandan da çok bireysel bir deneyim olarak görülebilir ve narsisist birinin içine kapanacağı, etrafında olup bitenlerle ilgilenmeyeceği söylenebilir. Ama öyle mi? Bir narsisist başkalarının onayı olmadan kendisine olan hayranlığını sürdürebilir mi? Zor.
    Peki, her gün kendisine bir işgücü ve tüketici olmak dışında bir kıymeti olmadığını hissetiren bir düzende bir insan kendisine hayran olunmasını, beğenilmeyi bekleyebilir mi?
    Bu düzenin dışına çıkmadığı ya da bu düzene başkaldırmadığı sürece olabilir mi bu?
    Her insan sonunda insanlığa hayran olunmadıkça kendisine de hayran olunmayacağına ve hayran olamayacağını anlamaz mı?
    Düzen karşıtı söylem ve örgütlerin belki de buna yönelmesi gerekiyor: İnsanın kendisine insanlığın kıymeti üzerinden hayran olmasını sağlamaya.
    Açın televizyonu ya da bir gazeteyi ve haberlere bakın. Bunların olduğu bir dünyada bunlara katlanan, bunları kabul eden bir insan kendisine hayran olabilir mi?
    Bunlara karşı çıkmadan uzun vadede bir narsisizm mümkün mü?
    Ya da bunlara karşı çıkanlar sağlıklı narsisistler değil midir?

    ( Bu yazım Ocak 2013’te yayımlanan ‘Henüz Zaman Var’ adlı kitabımın 207, 208, 209’uncu sayfalarında yer almaktadır.)


    Yorumlar



    Yazarın Son Yazıları