• Döviz Kurları
    Puan Durumu
    Saldırılara rağmen

    Seçim günü yaklaştıkça faşistler her zamanki, bildik yöntemleriyle demokrasi güçlerine saldırıyor. Hedeflerinin başında da Halkların Demokrasi Partisi geliyor tabii. Çünkü HDP, onların hayat bulduğu karanlık ve puslu ortamı aydınlatacak, kan içerek beslendikleri savaş ortamına barışı getirecek, istismar ederek oy topladıkları ölümleri durduracak en önemli güçtür. Bu defa azmış olmalarının başka sebepleri de var. Bir kere anketler nasıl bir düşüşte olduklarını gösteriyor onlara. İkincisi ne kadar korkutmaya çalışırlarsa çalışsınlar, ne kadar şiddet uygularlarsa uygulasınlar, ne kadar kendilerini devletin sahibi sanırlarsa sansınlar, halk korku eşiğini aştı ve kendisini her yerde ifade ediyor ve siyasetine sahip çıkıyor. Stantlara saldırıyorlar, gençler, kadınlar, ihtiyar amcalar tarafından kovuluyorlar. Gece olunca pazartesi gecesi Bolu’da yaptıkları gibi, yarasaları örnek alıp sokağa çıkıyor, parti binalarını, parti bayraklarını yakmaya çalışıyorlar, ertesi gün binalar yine pırıl pırıl oluyor, bayraklar yine renk renk asılıyor. Onları bir kez daha bu kadar saldırganlaştıran şeylerden biri de Selahattin Demirtaş faktörü. Kendi liderleri her türlü devlet olanağıyla kampanya yürütüyor ama HDP’nin adayı Selahattin Demirtaş cezaevinden yine gündemi belirliyor ve insanlar sokaklarda onun kampanyasını büyük bir gönüllülükle herkese duyuruyor. Halkın ona olan sevgisini hiçbir manipülasyonla engelleyemedikleri gibi, kendi taraftarlarının bile Demirtaş’ın yiğitliğine gıpta ve hayranlıkla baktığını da hissediyorlar. Bu yazıyı yazdığım gün 2015’teki 7 Haziran seçimleri öncesi Diyarbakır’daki HDP mitinginin bombalandığı günün yıldönümüydü. O zaman da bütün kampanya dönemi boyunca HDP ve bileşenleri saldırıya uğramıştı. Fakat sonunda HDP o zaman da büyük bir seçim zaferi elde etmişti. Faşistler yine boş durmamış ve bu defa da seçim sonuçlarını kabul etmeyip seçimi tekrarlatmışlardı. Bu iki seçim arasında da çatışma çıkarıp oy oranlarını arttırmak için ellerinden geleni yapmışlar fakat HDP 1 Kasım seçimlerinde de barajı yıkıp geçmişti. Ancak 24 Haziran 2018’de güçleri buna yetmeyecek. Türkiye demokrasi güçleri ve HDP, bu defa sandıklara her zamankinden daha fazla sahip çıkacak. Kürt seçmenlerin yoğun olduğu yerleşim merkezlerindeki sandıklar hükümetin talebi üzerine YSK tarafından AKP’nin oy oranının görece yüksek olduğu bölgelere taşınıp birleştiriliyor, fakat HDP örgütleri de şimdiden seçmenleri uzağa taşınan sandıklarına götürmek için otobüs hatları kuruyor, yolcu listeleri yapıyor. HDP seçmeni bilinçlidir ve oyuna sahip çıkacaktır. Senelerdir seçimleri gazeteci olarak izliyorum. Bu defa aynı zamanda milletvekili adayıyım. Katıldığım bütün seçim çalışmalarında, stant,larda, toplantılarda, ev ziyaretlerinde hep gördüğüm şu ki 24 Haziran seçimlerinde bu iktidar gidiyor. Bazen bunu onların da istediğini düşünüyorum bazen. Gelmekte olan ekonomik krizin farkındalar. Ve bu enkazı yeni gelecek iktidarın kucağına bırakmak istiyorlar. Zaten erken seçim kararı almalarının sebebi de buydu. HDP, bu krizden korkmuyor. Bu haftaki söyleşim HDP’nin iktisatçı milletvekili adayı Erol Katırcıoğlu ile. Erol Hoca’ya HDP’nin ekonomi bildirgesine dair sorular sordum. HDP’nin halklarımızla birlikte bu krizi nasıl aşacağının reçetesi orada. Bu yüzden halklar bu seçimde “bir oy HDP’ye bir oy Demirtaş’a” diyor.


    Yorumlar



    Yazarın Son Yazıları